Wednesday, December 19, 2012
Wednesday, December 12, 2012
sarimsak saymaca
Benim sarimsak saklama yontemimi de bu sekilde paylasmis olayim, kucuk kavanoza soyup dolduruyorum sarimsaklarimi, eger kisa surede bitecekse o sekilde buzdolabina kaldiriyorum, ama 1 litrelik daha buyuk kavanoza ayiklarsam uzerine bozulmasini onlemek icin zeytinyagi dolduruyorum, o sekilde dolapta muhafaza ediyorum, kullanirken benim icin cok buyuk kolaylik oluyor.
Urdune genelde cinden sanki fabrika cikisli gibi hepsi ayni boyda, paketlenmis sarimsaklar geldigini farkettigimden beri urdun mali sarimsak ariyordum, beledii sarimsak diyorlar burada :) Gecen hepsinin boyutu farkli, irili ufakligi genetigi degismedigi belli beledii sarimsaklari bulunca kolay bulunmuyor diye bolca aldim. Ara sira cocuklarla yaptigimiz sarimsak kürünü tekrar yapmak icin basladim sarimsaklari soymaya.
Yeri gelmisken sarimsak küründen de bahsedeyim, sarimsaklarin en kucukleri secilip ayiklanir, hergun ac karina 2-3 dis, su ile tercihen yaninda bir kase ev yogurdu ile yutulur. Arada basliyorum cocuklarla hergun yutmaya belli sure sonra yada kavanozdaki sarimsaklar bitince bizim sarimsak kürüde bitiyor, bagisiklik sistemini kuvvetlendirmek, ozellikle antibiyotikler ile tahrip edilen bagirsak florasini yenilemek icin sizlere de tavsiye ederim.
Iste bu vesile ile minik sarimsaklari ayiklama isine girismisken kizim geldi yanima, henuz sadece %20 si dolmus kavanozu dokup basladi sarimsaklari saymaya, bende bir yandan kizim oynama ellerin kokucak simdi vs. derken basladi bizim sayma oyunumuz, isi eglenceli hale getirmek ve ben sarimsagi soyarken bekleme zamani hemen gecsin diye sorular sormaya basladim, 50 den sonra is daha eglenceli hale geldi, cunku artik nasil yazilacagini da soruyordum arada, 100 den sonra her 10 ilave de simdi bin mi diye sormasi, anne ne zaman bine gelicez laflari beni keyiflendirmeye yetti. 103,104,105,106,107,108,109... Anne simdi ne dicez? Kizim 9 dan sonra ne geliyor? 10! Iyi, yuzon diyeceksin demek ki, peki nasil yazilir soyle bakalim?
Sessizlik olunca ben devam ediyorum tabiiki : Annecim, yuz demek 1 demek, yanina da 10 geliyor yani bir bir sifir... Sonra tekrar saymaya devam... 115,116,117,118,119, peki simdi ne dicez anne? annecim 19 dan sonra ne diyoruz? 20! Iyi bak iste o zaman yuze 20 ekle? yirmi yuz... yok yok yuzyirmiiii! aferin sana, supersin saliha, hadi bakalim nasil yaziliyor onu da soyle..... bie iki sifir mi? aferin aferin!
Iste sarimsak soyma isi boyunca kizimla bu hos sayma muhabbetini yaptik, ne ben sarimsak soymanin sikici bir is oldugunu hatirladim ne de kizim matematik calismaktan sikildi... 199 a geldik sonunda... anne simdi bine geldik mi? Kizim bine gelmek iciin daha coook kavanoz doldurmamiz lazim, kac gelir tahmin et bakalim iki tane yuz??? derken 211 de sarimsaklarda bitti kavanozda doldu cok sukur, 6 tanesi yavrularimin midesine inerken kalani da buzdolabina kondu hergun yutulmak uzere...
Ama her dolaptan sarimsak kavanozuna elim vardigin da belki cok anlamsiz ama nedense bana anlamli ve cok sirin gelen sarimsak saymaca oyununu hatirlayacagim heralde, en azinda bu kucucuk ama 211 sarimsagin sigdigi kavanoz bitene dek...
Sunday, October 07, 2012
Guzel bir arap ulkesi: Qatar
Meshue deve yarislarinin yapildigi alandan bir resim. Develer yaklasik 40km. ye kadar hizlanabilir ve bu hizini koruyarak uzun sure kosabiliyormus arkadaslar, hele bir tanesi oyle kosuyordu ki yanina araba ile geldigimizde gercekten 35km. hiz civarindaydi ve hizi hic azaltmadan sanki sabitlenmis gibi gidiyordu mubarek hayvan...
Adaya gidilirde Esma balik yemeden durur mu? :) Tabii ki duramaz, tazecik, leziz baliklarinizi, balik reyonudan seciyorsunuz, tartiyorlar, nasil pismesini istediginizi soyluyorsunuz, pisirip masaniza getiriyorlar, harika dekor edilmis yer sofralarinin oldugu bu restorant Qatara gideceklere tavsiyemdir.
Meshur yamuk gokdelenler.
Qatar'in en buyuk camiiisi, Abdulvahhab camii
Gunduz baskent Doha'dan gokdelen manzaralari.
Guvercinler icin yapilmis kusevleri de cok hosumuza gitti.
$ ceker arabalarla colde kumlarda heyecan yasayamadik ama, yalin ayak tirmanmak tepeden asagi kaymak bence cok daha zevkliydi.
Esimle ikimizin cok begenip takdir ettigimiz Islami kultur muzesi, mutlaka gorulmesi gerekenlerden. Kral girisi de bedava yapmis, icerisinin dizayni ise harikaydi, 3 katli muzanin her katinda bircok farkli ulkeden kulturel eserler mevcut, kulakli kucuk bilgisayar gibi dinleme aygitlarini da girerken veriyorlar, her tarihi eserin yanindaki numarayi alete gyazarak, hakkindaki en ayrintili bilgiyi dahi dinliyorsunuz, denizi doldurarak denize yapilmis binanin manzarasi bile harikadi.
Muzedeki Bircok Osmanli tarihi eserlerinden biri...
Cok sirin, bu siselerde muzeden...
Kiymetini bilmeyip, bir de bircok hakaret ve iftiralarla dolu dizisini cektigimiz, belki de mezarinda bile kemiklerini sizlattigimiz, torunlari olmaya layik olamadigimiz, buyuk Padisah ve devlet adami Kanuni Sultan Suleyman'in muhru serifi.
Wednesday, September 26, 2012
Hayata dair...
Bazen su hayatta deger verdiginiz seylerin birden gozunuzde tum degerini yitirdigi olur mu sizde de?
Degmezmis dediginiz anlar???
Hayatin ne kadar hizli aktigini, kiyamete nasil hizla kostugumuzu iliklerinize kadar hissedip, iciniz urperdigi anlar?
Eyvah, o gun basima gelecek, bende kabrimden cikip dirilecegim, kalabaligin icinde nereye gidecegim, ismim ne zaman soylenecek, nasil olacak herseyyyy, diye hayal ettiginiz anlar....
Nerden cikti simdi bu yazi demeyin...
Blog isine baslayali tam alti sene olmus, dusundumde alti sene once nerelerdeydim, ne hayaller icindeydim, suan ki halim hayalime degil ruyama bile gelmezdi...
Alti sene nasil gecti yirmilerin basindaki hayalperest ucuk kacik yeni evli bir genckizken, alti sene hayatima o kadar sey ekledi ki....
En guzel iki tane nur topu gibi evlat verdi Rabbim...
6 senede 5 kere ev degistirdim, iki ulke degistirdim, baska ulkeler gordum, farkli muslumanlari tanidim, sevdim, bazilarini gordukce de halime binlerce kere sukrettim, bazilarini gordum ki, kendi halimden utandim...
Ama en onemlisi belki, nasil gecti bir cirpida bu 6 sene, simdi ruya sanki...
O anlari ben yasamadim da, hepsi bir ruyaydi gibi...
Demekki o kabirdeki uyanista boyle olsa gerek, gozumu acacagim ve uyanacagim...
Iste gercek olumsuz hayatin baslangici...
Ahhhh, yazzam daha coook yazarim simdi, ama su gibi akan hayatimda blog isi icin bu kadar vakit yeter...
Siz sevgili dostlarimi da hayatinizi bir kez daha gozden gecirmeye davet ediyorum, bugun akrada planli hayat programini dinlerken cok hosuma gitti, bir soru sordu ve hemen akliniza gelen ilk cevabi soyleyin dedi:
HAYATINIZIN AMACI NE?
simdi ikinci soru, hayatimin amacina yonelik neler yapiyorum?
bende ayni soruyu hem kendime soruyor, bu vesile ile sizlere de hatirlatiyorum, hayat planinizi gecikmeden yapin dostlar. Yarin cok gec olabilir....
Riza-i Ilahiye uygun, hayirli omurler temennisi ile...
Wednesday, May 30, 2012
Tarifsiz tarifler...
Daha once hazirladigim portakal kabigi sekerlemeleri ile yaptigim limonlu kek.
Bu da ilk donut denememiz, henuz pes etmedim, bu kizartarak yaptigim tarif, asil amacim ayni lezzeti firinda yaparak yakalayabilmek, amacima ulastigimda haberdar olacaksiniz insallah...
Bu iki ay suresince epk buralarda olamayacagim, Uc aylariniz mubarek olsun arkadaslar, simdiden Ramazaniniz da mubarek olsun, Rabbimin affina vesile olsun insallah. Dualar silahimiz, yanlarinda destek olamadigimiz musluman kardeslerimizi, her tasi kiymetli vatanimizi bu ozel gunlerde dualarimizda unutmayalim, sevgilerimle
Thursday, May 03, 2012
AMMAN'dan UMMAN'a
Asagidaki dunyanin ilk en buyuk on camisi arasina giren Sultan Kabus camiiisi ve bu camideki dunyanin en buyuk ikinci halisi.
Bu geziden sonra anladim ki, is yonetim sekli, petrol vs. de degil, is bastaki tek adama bakiyor, eger o duzgunse arkasida corap sokugu gibi geliyor. Bu kral basa geldiginde ulkede hastane bile yokmus, simdiki hali ise herkese ornek olacak cinsten...
Her cami, her ev ayri bir mimari guzellik, ben her gordugum mescidin resmini cekmeye calistim, birbiri ile ayni yada benzer olan bir tane bile gormedim. Neredeyse her sokak basi bir mesjid var, hepsi de ayri guzel.
Asagidaki de hayran kaldigimiz sahil evlerinden sadece biri, kumsal ve deniz manzaralari evlerin kendileri de ayri bir manzara olusturuyordu.
Kaleleri ile meshur Ummanin kalelerinin birinden Umman manzarasi...
Bu aralar aslinda yeni bircok tarif denedim, guzel sonuclar elde ettiklerim de cok ama guzel resim olmadan koymuyorum, aksam olunca da resim cekmiyorum, cunku iyi cikmiyor, hatta simsi firindan muzlu hurmali kekimi cikardim, mis gibi kokuyordu, cok da guzel kabarmis, tadip, resimledikten sonra tarif gelicek insallah.
Birde artik blog isini biraksam mi diye dusunmeye basladim aslinda, artik oyle guzel bloglar var ki, bu iste profesyonellesmis arkadaslari takip ediyorum, takip ederken cok zevk aliyorum, bu isi bu kadar iyi yapan insan varken, artik gerek kalmadi benim ugrasmama gibi geliyor. Gene de bir sure daha buralarda olurum insallah. Tum dostlara sevgilerimle.
Tuesday, March 06, 2012
Ibretlik bir Hikaye, mutlaka okuyun!

Papazı Ağlatan Soru Müslüman Yaptı
Teslis inancı kafasını karıştırınca papazların kapısını çalan İtalyan kız, yanıtsız kalan sorularına son papaz ağlayarak cevap verince kararını verdi.
“Papaz sorularımı dinledikten sonra sessiz bir şekilde ağlamaya başladı. Bana “Ben de yıllardır teslis konusunda şüpheler taşıyorum. Bence doğru yoldasın, İslam’ı araştırmaya devam et” dedi.”
.....................
......................
...................
-Örtünmeye nasıl karar verdiniz?
-Meryem’in babası İmad sık sık İslam’a göre bir kadının altın gibi değerli olduğunu ve altın kıymetinde olan bir kadının mutlaka korunması gerektiğini söylüyordu. İmad’ın bu sözü bana zamanla çok mantıklı geldi ve örtünmeye karar verdim.
“MÜSLÜMAN OLAN İTALYAN ÇOCUK”
-Siz aynı zamanda bir yazarsınız? Sonradan İslam’a giren İtalyanlarla telefon vasıtasıyla yaptığınız röportajları bir araya topladığınız kitabınız özellikle dikkatimi çekti. Böyle bir kitap hazırlamaya niçin karar verdiniz? Ayrıca İslam’a giriş öyküsünü yazdığınız İtalyanlar arasından hangisinin yaşadıkları size daha ilginç geldi?
Bu kitabı hazırlamaya Pakistanlı bir arkadaşımın teşvikiyle başladım. Pakistanlı arkadaşım İslam’a giriş hikayelerini okuyan birçok insanın bu hikayelerden etkilenerek Müslüman olmaya karar verdiğini, ayrıca doğuştan Müslüman olan kişilerin de bu hikayelerden büyük dersler aldıklarını söyledi.
Ben de bunun üzerine sonradan Müslüman olan 26 İtalyan’la telefonla röportajlar yaparak, onların hikayelerini kitaplaştırdım. Avrupa’da İslam’a olan yoğun ilgi nedeniyle de kitabıma “İslam’ın Dönüşü” ismini verdim. Kitabım İtalya’da büyük ilgi gördü ve hatta bazı insanların İslam’a girmesine vesile oldu. Görüştüklerim arasında özellikle 13 yaşındaki İtalyan bir kızın daha çocuk denilebilecek bir yaşta İslam’a girmesi beni çok etkilemişti.
YAZININ DEVAMI ICIN:
http://www.cocukaile.net/papazi-aglatan-soru-musluman-yapti/
Wednesday, January 25, 2012
Canlar Ugruna Kurban!
Yer : İstanbul Kongre Merkezi • Harbiye Salonu
Tarih : 12 Rebiülevvel 1433 • 3 Şubat 2012
Sevgili peygamberimizin kutlu dogumu yaklasirken, sizlerle guzel bir programi paylasmak istiyorum.
Istanbulda yasayanlar gidip katilabilir ama bizim gibi gurbet ehli icin ozellikle kacirilmayacak bir program...
3 Subat'ta kutludogum.tv den aksam saat 8.30'da internet araciligiyla canli izleyebilirsiniz...
Ayrintilar icin:
http://www.essadik.org/index.html
20.30 Program Açılışı ve Canlı Yayın
• SÂDIK ELÇİLER - AÇILIŞ KLİBİ
• KUR'AN-I KERİM VE MEALİ
• MEVLİD
• SALÂT-Ü SELAM
• DUA
• ÖZEL HİTABET
• BELGESEL
• KONSER
• KAPANIŞ
Thursday, January 05, 2012
Haydi Salavat getirelim, en guzel hediyeyi gonderelim!

Arkadaslarim, sizleri cok guzel bir hayra katkida bulunmaya davet ediyorum, linke tikladiginizda gerekli bilgiyi edineceksiniz, ama ben kisaca burada da bahsetmek istiyorum.
http://www.kutludogum.tv/ ye girip hergun cektiginiz salavatlari yukleyebilirsiniz, kampanyamiz isminden de anlasilacagi gibi Rasul efendimize 7 milyar musluman olarak 7 milyar salavat hediyesi...
O’na ulaştıran ve haberdar edilen her bir salavat için; ’’Ya Resulullah! Senin aşık-ı Sadık ümmetinden falanca kişi, tüm insanlığın sana iman etmesi için bu hediyeyi gönderdi..’’ diye söylenmesini temenni ediyoruz. Ey aşık-ı Sadıklar, gelin Salat-ü Selam eyleyelim!
Bu güzide kampanyaya katılmak için acele edin:
(Okunacak salavatların 3 Şubat 2012′ye kadar bitirilmesi gerekmektedir.)
Sunday, December 18, 2011
Asil diploma hangisi???

Sunday, November 13, 2011
Cocuklarla meyve sis hazirladik.
Ben sadece karpuz ve peynir yerine, farkli meyvalarda hazirladim. Cocuklarda istedikleri meyvalardna istedikleri gibi sislerini hazirladilar, Babalari gelince ona ikram ettiler, afiyetle de yedik beraber.
Saturday, October 22, 2011
6.5 MILYAR UMMETTEN 6.5 MILYAR SALAVAT KAMPANYASI!

Bu yıl BİNDER’İN düzenleyeceği kutlu doğum (mevlid) programı “es-Sadık (s.a.v)” için manevi bir hazırlık, yüksek bir aşk ve heyecan olsun istedik. Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) ile kesintisiz iletişim vesilemiz olan Salavat-ı Şerifeler, milyarlarca söylensin istedik. İstedik ki tüm insanlık adına çekilsin bu salavatlar. İstedik ki haberdar olsun Alemlerin Efendisi.
O’na ulaştıran ve haberdar edilen her bir salavat için; ’’Ya Resulullah! Senin aşık-ı Sadık ümmetinden falanca,tüm insanlığın sana iman etmesi için bu hediyeyi gönderdi..’’diye söylenmesini temenni ediyoruz.
Ey aşık-ı Sadıklar, gelin Salat-ü Selam eyleyelim!
Allahümme salli ala seyyidina Muhammed!…
Bu güzide kampanyaya katılmak için acele edin:
http://www.kutludogum.tv/
Sunday, October 16, 2011
NE GUZEL KATIK!
PEYGAMBER EFENDİMİZ (asm), Mekke’nin fethinde, amcası Ebu Talib’in kızı Ümmehani’nin evini şereflendirmişti.
Ona: ‘Yanınızda yiyecek bir şey var mı?’diye sordu.
Ümmühani, mahcup bir ses ile cevap verdi: ‘Hayır, kurumuş ekmek kırıntıları, tuz ve biraz da sirke var. Ben de, bunları sana ikram etmekten utanırım…’
Mübarek ömrü boyunca, önüne konulan hiçbir yemeği küçümsemeyen ve beğenmemezlik etmeyen Allah’ın Resulü: ‘Getir onları!’emretti.
Sonra o kuru ekmekler suyun içine ufalandı. Bir miktar tuz ilave edildikten sonra da, üzerlerine sirke döküldü! Bu mütevazi yemeği, afiyetle yiyen Peygamber A.S.M., Rabbine hamd duaları ettikten sonra, şöyle buyurdu: ‘Ey Ümmühani! Sirke ne güzel katıktır! Sirkesi bulunan bir ev, katıktan mahrum sayılmaz!‘
Sirke, yemek ve salatalarımıza çeşni veren, ayrıca turşu yapımında kullanılan ekşi (asitli) bir maddedir. Ekşimiş üzüm ve elma suyu demek olan sirkede bol miktarda C vitaminiyle bazı madeni tuzlar bulunur. Bu yüzden sirkenin besin değeri yüksektir ve vücudumuza çok faydası vardır. Sirkede yüzde 6-7 oranında asetikasit (sirke ruhu) mevcuttur. Bilhassa bu sirke asidi; iştah açar, sindirim salgıların artırıp hazmı kolaylaştıran ve sirkeye ferahlatıcı hoş kokusunu veren maddedir.
Yapılışı Tabii sirke, elma veya üzüm suyunun 15 gün kadar bir kapta üstüne tülbent örtülerek bekletilmesi ve süzülmesiyle elde edilir. Böylece meyve kalıntılarından arındırılır. Hava almasına imkân vermeyen şişelere tam dolacak şekilde aktarıldıktan sonra serin, loş ve güneş ışığı almayan bir mekânda saklanır.
Kullanıldığı yerler Sirkenin tam bir şifa kaynağı olduğu günümüzde anlaşılmıştır ve hayatımız için önem arz eden çok sayıda mineral ve vitaminleri ihtiva ettiği bilinmektedir. Şifa amacıyla kullanmak için; bir bardak suya 2 tatlı kaşığı elma sirkesi ve 1-2 tatlı kaşığı bal katarak, günde 3 defa, mümkünse yemeklerden önce (fazla kilo problemi için de etkili olan elma sirkesi bu amaçla kullanılacaktır mutlaka) alınmalıdır. Yine her sabah aç karına bir defa alırsak sağlığımızı korumada faydalıdır. Sirkeyi salatalarda, çorbalarda vs aroma vermek ve iştah açmak için de kullanabiliriz. Sağlığımıza faydaları ‘ Sirke asidi normal dozlarda dahi mikrop öldürücü özelliğe sahiptir. Bu sebeple bazı salğın hastalıklara karşı tıbbi ve ciddi bir tedbir olarak hep tavsiye edilir. ‘ Yine bağışıklık sistemini güçlendirerek nezle, grip, boğaz ağrıları gibi enfeksiyonlara yakalanmayı engeller. ‘¢ Sirke sindirimi kolaylaştırır. Hazımsızlığa iyi gelir. İştahı açar. Bu sebeple birçok yemek ve salatalarda tat ve çeşni için kullanılır. ‘ Ayrıca barsak gazına ve kabızlığa iyi gelir. ‘ Sirke mide hararetini giderir. Safrayı keser. Safra rahatsızlıklarına iyi gelir ve safra akıntısını tanzim eder. ‘ Kalp ve sinirleri kuvvetlendirmede düzenli olarak elma sirkesi’”bal karışımı alınması tavsiye edilir. Yine bu karışım muhtevasında olan A ve diğer vitaminlerle görmeyi keskinleştirir. ‘ Sirke kandaki kolesterolu düşürerek kalp ve damar hastalıklarına karşı koruyucu rol oynar. İçerdiği doğal asitler ve enzimlerle kanın daha sağlıklı ve ince akmasını sağlar. ‘¢ Elma sirkesi yüksek miktarda kalsiyum, yani kemik ve dişler başta olmak üzere insan vücudunun en temel minerallerinden birini ihtiva etmektedir. Böylece kemikleri mineral bakımından zenginleştirerek osteoporozu (kemik erimesi) önler. ‘ Kadınlarda adet ağrılarına ve anormal akıntılara karşı tesirlidir. ‘ Sirkeyle soğuk su friksiyonları en zararsız ateş düşürücü, keza vücuda sükûnet ve ferahlık veren bir tatbikat olur. ‘ Egzama ve yaralara sürülürse büyük ölçüde şifa etkisi vardır. ‘ Başta damarlar, karaciğer, böbrekler olmak üzere vücudu toksinlerden (zehirli atık maddeler) arındırır, yağlı ‘“ mukus kalıntılarını parçalar. ‘ İdrar yolları enfeksiyonlarında, sindirim bozukluklarında, kramplarda, yaban arısı sokmalarında, saçta kepekte, uyku bozukluklarında, kulak çınlamasında da kullanılır. …
Prof Dr. Sefa SAYGILI
.
Saturday, September 03, 2011
Amman'da Ramazan, Izmir'de bayram!
Sunday, August 21, 2011
Amman'da Ramazan ve Zeytinyagli Enginar
Elinizdeki enginar koklerini tencereye diziyorsunuz. Ben dondurulmus kullandim. Sonra enginar miktarina gore, 1-2 patates ve 1-2 havucu kucuk kup kup dogruyorsunuz, bezelyeleri de ilave ediyorsunuz bir br. kadar. 3-4 tane taze sogan ve 3-4 dal dereotunuda ince dograyip ilave ediyoruz. Bir limon sikiyoruz tuz ve zeytinyagi ilave ediyoruz, guzelce karipstirip enginarlarin uzerine dolduruyoruz. 2 cay br. kadar su gezdirip ocakta kisik ateste pisiriyoruz. havuc ve patatesin tadina bakip pistigine kanaat getirince altini kapatiyoruz. Isterseniz benim gibi uzerine tekrar zeytinyagi ve limon suyu gezdirip, kiyilmis dereotu ile susleyebilirsiniz. Afiyet olsun.
Friday, August 05, 2011
Ramazan Keriim-2
"...Geliniz bu Ramazan`ı çok iyi değerlendirelim; Hem kendimiz, ibadet ve taate, hayrat ve hasenata girişmekle, hem de başkalarını hak yola çekmekle...Onlara hediylere vererek, kitapla, dergiler okutarak, vaazlara, sohbetlere götürerek, ziyaretlere, iftarlara çağırarak, özel konuşmalarla ikna ederek, tefekküre sevk ederek, severek ve sayarak...
Gençler ve yaşlılar, kadınlar ve erkekler olarak her biriniz bu Ramazan, en aşağı on kişiyi kazanmaya çalışmalısınız. Allah üstün muvaffakiyet versin, Ramazan-ı Şerifiniz mübarek olsun..."
Prof. M. Es`ad Coşan...Kadin ve Aile..Mart 1990
