Friday, July 27, 2007

TURKIYE!!!

Uzuun bir aradan sonra tekrar tum dostlara merhaba! Tasinma telasi, sonra evimizde internet olmamasi, surpriz Turkiye gezisi, ve gezinin uzamasiyla baya bir zamandir bloga ugrama firsatim olmadi. Sagolsun Ayenurcum benim yoklugumu aratmadi. Eklenecek o kadar cok sey birikti ki nereden baslayacagimi bilemedim, en guzeli en bastan, Turkiye'den baslamak... Uzakta olanlarin hasretini bir mebze hafifletmek, guzel hatiralari sizlerle paylasmak icin Turkiye gezisinden birkac fotograf... Yazligimizin bahcesinden seftali ve erik manzaralar. Toplamasi yemek kadar zevkliydi. Bu bahcede bende cok ugrasmistim, simdi karsiligini gormek cok guzel, hele sevdiklerinle, ozlediklerinle beraber olunca bu guzel mekan daha da guzellesti...
Bu hem goruntusuyle hemde kokusuyla bizi mest eden gullerimizde yazliktan..
Turkiye' yken hergun yedigimden belki de kiymetini bilmedigim lezzetler, simdi hazine gibi. Bavulumda da ne kadar yer kaldiysa doldurdum ekmek gevrekleri... Hele de kendi mamulumuz olunca daha guzel. Temizliginden kalitesinden suphe etmeden hem de sicak sicak bol bol yedik firinimizin ve pastanemizin mamullerini. Hele bir de fazla yemek icin mazeretiniz varsa, kilo korkusu olmadan yemek cok zevkliydi :)
Asagidaki lezzetler de Sirinyer'de yeni acilan subemiz Velioglu Burger'den... Denendi, onaylandi :) super!

Amerika'da yasayipta caninizin cektigi seyleri supheli olmasi sebebiyle yiyememek cogu kisinin basina geliyordur. Velioglu burgerin en sevdigim menulerinden biri pizza oldu, bol malzemeli, yumusacik, tam zevkime goreydi. Cok sukur cok guzel, hem kizim icin hem benim icin dopingli bir tatil oldu. Darisi tum ozleyenlerin basina...

Tuesday, July 17, 2007

Cay Saati


Gecen Cuma gunu ziyaretimize gelen yakin arkadaslarimiz icin hazirladigimiz cay saatinde hashasli acma, peynirli ve bol maydonozlu borek, mercimekli kofte, yogurtlu patates salatasi, sekerpare ve meyveli pasta vardi. Annemle birlikte mutfakta bu lezzetleri hazirlarken guzel vakit gecirdik. Annemden her gecen gun yeni seyler ogrenmek cok guzel. Gurbet elde, insanin boyle samimi arkadaslarinin olmasi cok hos.



Mubarek uc aylarin ilki olan Receb ayina girdigimiz su gunleri en guzel sekilde degerlendirebiliriz ins. Butun kardeslerimize ve de ulkemizdeki kuraklik icin dua etmeyi unutmayalim ins. Orucluysaniz, iftar sofraniz icin tatli dusunuyorsaniz, sekerpareyi tavsiye ederim.

Thursday, July 05, 2007

Ananasli, Muzlu Yaz Pastasi


Orlando'dan, sicak yaz gunlerinden selamlar. Yaz mevsimiyle beraber Orlando'da bol yagmurlu gunler geciriyoruz. Icinizi serinleticek, tarifi tamamen anneme ait, cok hafif olan bu meyveli yaz pastasi annemin leziz pastalarindan biri. Siddetle tavsiye ediyorum...

Malzemeler: 4 yumurta, 3 kahve fincani seker, 3.5 kahve fincani un, 1 cay bardagi sivi yag, 1 paket kabartma tozu, 1 paket vanilya, limon kabugu rendesi, ananas ve muz dilimleri (ananas yerine kivi de kullanilabilir) .
Beyaz Krema: 5 corba kasigi un, 2 corba kasigi nisasta, 3 su bardagi sut (kremanin koyuluguna gore sut ilavesi yapilabilir), 1 paket vanilya, 7 yemek kasigi seker (tadina bakilip seker ilavesi yapilabilir), 1 corba kasigi tereyagi (kremanin parlakligi icin). Sut ve tereyagi haricindeki malzemeler karistirilir. Sonra sut ve tereyagi ilavesiyle cirpma teliyle karistirilarak pisirilir.
Ustu Icin: Istege bagli cikolata sosu. Bitter ve sutlu cikolata karisimi cok az sutle eritilir ve uzerine akitilir.
Yapilisi: Yumurtayla seker yogurt kivamina gelinceye kadar cirpilir. Icerisine sivi yag ve limon rendesi ilave edilerek karistirilir. Son olarak un, kabartma tozu ve vanilya elenerek kasikla biraz karistirilir. Kivamini kaybetmemesi icin mikserle karistirilmaya devam edilmez (kasikla karistirmanin nedeni). Yuvarlak bir kalipta pisirilir. Soguyan kek ortadan ikiye kesilir ve parcalar biraz sutle (firca yardimiyla) islatilir. Ilinmis krema cirpildiktan sonra bir kismi arasina surulerek, uzerine meyveler yerlestirilir. Obur parcaya da biraz krema surulerek parcalarin birbirine yapismasi saglanir. Kalan krema uzerine kaplanir, ve resimdeki gibi uzeri meyveyle suslenir. Meyvelerin etrafina cikolata sosu dokulur.


Thursday, June 21, 2007

Annemin Kurabiyesi




Sicak yaz gunlerinde taze hazirlanmis limonatanizla servis yapabileceginiz cok kolay bir kurabiye. Tamamen tarifini annem ve benim kafamizdan yaptigimiz bir kurabiye. Normal kurabiye tariflerinden biraz degisik, sizlerin de begenmeniz umidiyle.


Malzemeler: 125 gr tereyagi, 1 cay bardagi sivi yag, 1 cay bardagi yogurt, 1/2 cay bardagi sut, 2 yumurta (1 yumurta sarisi ustune), 2 su bardagi pudra sekeri (tatli sevenler orani arttirabilir), 1 paket vanilya, 2 paket kabartma tozu, arzuya gore icine iri kiyilmis ceviz ya da ustune resimdeki gibi badem batirabilirsiniz.


Yapilisi: Oda sicakligindaki tereyagi iyice karistirilir. Pudra sekeri ilave edilip, karistirilmaya devam edilir. Ustune sivi yag, sut, yogurt ve yumurta ilave edilir. Sonra kabartma tozu, vanilya ve yeterli miktarda un ilave edilerek yumusak bir hamur elde edilir. Sekil verilip, uzerlerine yumurta sarisi surulerek, onceden isitilmis firinda pisirilir.

Sunday, June 10, 2007

Firindan Sicak Pide



Ekmegini kendi yapan arkadaslara pratik ve cok lezzetli bir alternatif. Turkiye'de bile Ramazan da bulabileceginiz susamli, corek otlu pideyi caniniz her istediginde yapabilirsiniz.

Malzemeler: 3.5 cup un (arzuya gore 3.5 cup in 1 cup i kepekli un olarak konulabilir)

1.5 cup su
2 corba kasigi sivi yag
1 tatli kasigi tuz
1 tatli kasigi seker
2 tatli kasigi instant maya

Yapilisi: Oncelikle ekmek makinasina tuz, seker, su ve yag konulur. Uzerine un ilave edilip, unun ortasini acarak maya eklenir. Makinaya hamur programi verilir. Kabaran hamur makinadan alinip, tepside elle pide sekli verilir. Uzerine yogurt surulur, ve susamla corek otu ilave edilir. Arzuya gore bicakla hamurun uzerine cizgiler yapilabilir. Oncelikle ilik firinda 15-20 dakika mayalandirilir. Sonra 400 F ayarlanmis firinda pisirilir. Pideyi firindan alinca uzerine hafif su serpip, uzerini bir bezle ortuyoruz. Sevdiklerinizle paylasmaniz dilegiyle, afiyet olsun...

Saturday, April 28, 2007

Uzun Aradan Sonra

Gectigimiz donem benim icin baya yogun gecti, ve ozellikle de son hafta malum final haftasi. Donemin sonuna gelindi elhamdulillah. Bu son birkac aydir ben pek birseyler post edemedim, ama sagolsun Esmacim harika tarifleriyle sizleri hic bos birakmadi. Esmanin da bahsettigi gibi Turkiye deki bu karisikliklar cok uzucu. Musluman olan bir ulkenin basortusune bu kadar tepkili olmasini anlamak imkansiz. Az once Kenan Evren'in bir aciklamasini okudum ve sizlerle paylasmak istedim. Kendisi basortusunun bize Iran'dan geldigini ve Muslumanlikla hicbir alakasinin olmadigini soylemis. Ne kadar garip degil mi? Ulkemizin boyle konularla karistirilmasi yeni degil, ama onemli olan hep beraber olup, dogruyu yanlisi tartisabilmek. Lutfen artik sessiz kalmak yerine sesimizi cikaralim.

Friday, April 27, 2007

Puf Puf Pankekler


Amerika'da yapmaya alistigim bir kahvaltilik. Tarifi Bir annenin Gunlugunden alabilirsiniz. Ben olcuyu tam 3 te biri yaptim. Sofrada borekte oldugu icin artmasini istemedim. Bir de icine biraz tam un koydum. Cok guzel kabardilar, puf puf oldular. Bu ara tasinma telasi oldugu icin bloga hic bakamadim, aslinda eklenecek tarif baya birikti, bazilarinin tarifini bile unuttum :) Hayirlisiyla bu hafta tasinirsak, insallah bir hafta icerisinde tekrar duzenimi kurarim.

Ben tasinma telasinda Turkiye secim telasinda, Hulya Turkiye telasinda vs. Herkeste bir kosusturmaca almis basini gidiyor. Bizim telaslarimiz neyse de insallah guzel yurdumuz icin en hayirlisi olsun. Insan yurtdisinda yasayinca ulkesine olaylara cok daha genis perspektiften bakabiliyor. Ve gercekten uzuluyorum. Bu kadar mi geri kaldik, bu kadar mi birbirimizden haberimiz yok? Ne bu insanlardaki korku telas anlamak zor. O kadar telaslanacak sey varken, bu hayali urettikleri ve gercek zannettikleri kabuslarla ortaligi ayaga kaldiriyorlar. Sahsen buradan ingilizce haberlerde Turkiye ile secim ile ilgili kismi okurken utandim halimizden. Neyse bu konu cok su goturur ama bazi bloglarda oyle yazilar gordum ki kizmaktan cok bu kisilere acidim, ve yazmadan duramadim,Allah bizi birbirimize dusurup dusmana guldurtmesin diye duayla bu konuyu kapiyorum.

Vatan elden gidiyor telasindaki arkadaslara da diyorum ki; evet gidiyor ama sizin zannettiginiz taraftan degil, Irak'in hali ortada, Iran'a ne olacak belli degil, belki sira bizde mi bilmiyoruz. Dusman baska tarafta arkadaslar, bizi boyle birbirimize dusurmek zaten amaclari, insallah oyuna gelmeyelim...

selam ve dua ile...

Tuesday, April 17, 2007

3x3 Oyunu, Cevaplar

Sevgili arkadasim Hulya beni oyuna dahil etmis, aslinda daha once yazmam gerekiyordu ama evdeki tasinma sebebiyle yogunluktan dolayi yazamadim.
1.1. Daha once yasadiginiz 3 sehir?
Izmir, Utah

1.2. Tatil icin gittiğiniz, gördüğünüz ve önermek istediginiz 3 yer?
Rize, memleketim diye degil, mutlaka gorulmesi gereken yesilin her tonunu gorebileceginiz bir yer. Trabzon/uzungol'e gidip ahsah bungalovlarda birkac gun gecirip tum hucrelerinin tertemiz dag havasiyla doldugunu hissetmenizi siddetle tavsiye ederim.

Yellowstone National Park, Amerika'da gezdigimiz bircok parktan en begendiklerimden. Yakinsaniz gidip gezin arkadaslar, Amerika'nin ilk national parki. Bisonlar,ayilar, geyikler, tilkiler, cakallar, kartallar.. cok yakininnizdan gecebilir. Fotograflarini bulup koyunca ne kadar yakin olabileklerini daha iyi gorursunuz.

1.3. Yasamak istediğiniz (görmediğiniz de olur) 3 sehir?
Istanbul, Izmir, California(gormedim ama hem daglarin yesilligin hemde denizin oldugu bir yer)

2.1. Su anda ki mesleğiniz nedir?
Su anki en onemli ve 24 saatimi ayirdigim meslegim annelik.

2.2. Dünyaya yeniden gelseydiniz, hangi mesleği yapmak isterdiniz?
Kendi bolumum olan isletme uzerine kendime ait bir guzellik merkezi yada yiyecek uzerine bir mekani isletmek isterdim.

2.3. "Kesinlikle ben yapamazdım" dediğiniz meslek nedir?
Cerrahlik, kan gormeye aciya cok dayaniksizim. Birin de ciddi bir kesik gorsem uzun sure bakinca tansiyonum dusuyor.

3.1. Yaşam felsefenizi oluşturan sözlerden biri?
Her iste bir hayir vardir. Allah'a tevekkul ettim.

3.2. Bir kitapdan alınma, çok sevdiginiz bir cümle veya paragraf veya bölüm?

Misyonumuz Islami cizginin disina sapmadan sunneti seniyyeye bagli, caga uygun, asiriliktan uzak, takvaya dayali muslumanligi yasamak ve yasamak...
Birbirimizi sevecegiz ve kardesligimizi gelistirmeye calisacagiz.
Prof. Dr. M.E.Cosan

3.3. Çok sevdiginiz bir şiirin bir parçası?

N'eylersin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak
Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak.
Taht misali o musalla taşında.

Cahit Sıtkı Tarancı


Bende cok sevdigim bu sosisli milfoyleri Bir annenin gunlugu'ne sirin cocuklariyla beraber yemesi dilegiyle ikram ediyorum. Diger hangi arkadasin bloguna girdiysem coktan mimlenmis, ben sona kalmisim. Tabii bu oyuna davet etmek icin ille de farkli blogdan olmak gerekmiyordur heralde. Aysenurcum bu aralar yogun oldugunu biliyorum ama ilk firsatta senin de cevaplarini bekliyorum canim,sobelendin :)
Sevgilerimle...

Wednesday, April 11, 2007

Guvecte Mantar

Mantar yemegini genelde tavuk etiyle yaparim, ve normal tencere de pisirdikten sonra tek kisilik guveclere koyup uzerine kasar rendesi serpip firina veririm. Bu sekilde hem goze hemde mideye hitap ediyor. Tarifi ozel bir tafir degil, mantar yemegini nasil pisiriyorsaniz pisirebilirsiniz, ama sunum olarak hem kolay hem degisik bir alternatif..
Begenmenizi umarim. Bu guvecler de Hulyanin haber verdigi kapanmasi dolayisiyla %75 herseyin indirimli oldugu Wildoats magazasindan. Organik urunlerin satildigi ve normalde pahali olan bir magaza. Biz gittigimizde zaten herkes reyonlari supurmus, pek bir sey kalmamisti. Buldugum kullanacagim seyleri topladim hemen, en cokta caylardan.Bu kaplarda o gunden hatira kaldi :) Tesekkurler Hulyacim.

Catlak Kurabiyeler

Bu leziz kurabileri Burcu hanimin blogunda gorup denedim, burada satilan hazir kurabiyeler gibi oldular, biz cok begendik, ama tepsiye dizerken baya aralikli dizmek lazim, cunku cok yayiliyorlar, ben asil tarifde olmamasina ragmen rondodan biraz findik gecirip irice findik ekledim. Tarifi de yarim olcu yaptim, tam bir tepsi kurabiye oldu.

40gr. tereyagi ile 50 gr. bitter cikolatayi beraber ocakta benmari usulu erittim, onlar erirken ayri kapta yarim kap seker, yarim kap un, 1 kasik kakao, yarim cay kasigi karbonati guzelce karistirdim. Cam bir kaba 1 yumurta kirdim, hazirladigim unlu karisimi kasikla ilave ederek yumurtaya yedirdim, tabii hepsi karismadi, sonra azar azar cikolata ve tereyagi karismimi ilave ederek kasikla karistirmaya devam ettim, yumusak bir macun kivamini almaya basladi, gozume fazla yumusak geldigi icin ben iki kasik daha un ilave ettim, daha guzel cok yumusak ama yapismayan, kasikla karistirirken toparlanan bir hamur oldu. Dolapta seraya sarip 15 dakika bektettim. Sonra merdane ile 1 cm. den ince acip cay bardagiyla kestim, uzerlerini pudra sekerine bulayip tepsiye dizdim. Tam 17 dakika pisirdim. Aslinda 15 dakika olacakti ama esimle konusmaya dalinda iki dakika gecirmisim :) Iste bu kadar arkadaslar.

Onemli not, benim yazdigim olcu yarim olcu arkadaslar18 tane kadar yaklasik cay tabagi genisliginde kurabiyem oldu, bir dahakine daha kucuk kesecegim, afiyet olsun.

Kahvalti Onerileri

Bu ara tariflere ara veririm dedim ama gene duramadim, arsivde de o kadar tarif birikti ki. Su an zamanim koli hazirlamak ve tatli kizimin yeni kesfettigi oyunu mutfak dolaplarini kurcalamak oldugu icin, onun bosalttiklarini geri doldurmakla geciyor. Bu arada da yeni birseyler deniyorum, bugunde gene bir kurabiye tarifi denedim ama ondan once birkac pratik kahvaltilik onerilerini paylasmak istiyorum. Burada ekmegimizi kendimiz yapmaya alistik, cogu arkadasim gibi bende kendim yapiyorum, ama iki kisi oldugumuz icin hemen bitmiyor tabii, genelde son zamanla iyice bayatliyo. Bayatlayan ekmeklerin uzerine harc hazirlayip firina veriyorum, kahvaltyilik sicak sicak cok guzel oluyor.

Bazen beyaz peynir, taze sogan, maydonoz, yumurta,varsa dilim zeytin, varsa mantar ve istedigim baharatlari karistirip ekmeklerin uzerine bolca yayiyorum, ve firina veriyorum. Bazende kasar rendesi, dilim sucuk, dilim biber, varsa domates, mantar, zeytin karisimini yayip peynirler eriyene dek firina veriyorum.
Daha pratik olani da kasarlari dilimleyip ekmeklerin uzerine diziyorum ve istedigim malzemeyi de onun uzerine siraliyorum, 15 dk. firinladim mi, cok lezzetli oluyor. Bazen hazir tost ekmekleriyle de yapiyorum.
Kizim henuz yumurtanin beyazini yemiyor, bende gecen gun onun beyazlarini da kullanmis olmak icin yandaki tarifi kafama gore yaptim, normalde mayonezle yaparlar ama ben mayonez kullanmadigim icin, yumurtanin sarilarini krempeynir ve baharatlarla karistirip, elimle top yapip beyazlarin icine koydum, uzerine de zeytinyagi gezdirdim, degisik bir kahvaltilik alternatif...

Yanina da resimdeki borekleri pisirdim, daha once hazirlayip cig olarak buzluga attigim boreklerin uzerine yogurt surup corekotu serptim ve firina verdim, sigara boreginin firin versiyonu :)

Aslinda yumurta surecektim ama beyazi ziyan oluyor diye istemedim, boyle de cok guzel kizardilar, evde tam not aldigi icin tavsiye ediyorum arkadaslar.

Eger sizde benim gibi kizartmayi tercih etmiyorsaniz bu seklide deneyebilirsiz, Annemin Turkiye'den getirdigi turk yufkalarindan yaptim, Bir yufkayi serdim, uzerine sivi yagi soyle bir gezdirdim, yumurta ve yogurt karisimini surdum, ve yufkayi once dorde sonra da her parcayi dorde boldum, sigara boregi yapar gibi, kiymali harcimi koyup kenarlarini hafif kivirip sardim. Sonra da kabima dizip, buzluga attim, acil durumlar icinde bu sekilde saklayabilirsiniz.

Friday, April 06, 2007

Yulafli Kurabiyeler!

Iste benim favorim! Resimler istedigim gibi cikmadi, bir dahakine daha iyi cekip tekrar koyacagim. Bu kurabiyeleri daha cok yapacaga benziyorum :)

Yulafli kurabiyeleri de Hatice'nin tarifinden esinlenerek yaptim. 1 stick (113 gr) tereyagi, 1 yumurta, yarim su bardagi kahverengi seker,yarim su bardagina yakin normal seker, 1 vanilya, yarim tatli kasigi tarcin, yarim cay kasigi tuz, 1 kabartma tozu, 1,5 su bardagi yulaf ezmesi, yarim su bardagindan biraz fazla kuru uzum, aldigi kadar un.

Yulafi, 1 br. unu, kabartma tozunu, tarcin ve tuzu bir kapta karistirin. Ayri kapta seker ve yagi mikserle iyice karistirin, yumurta ve vanilyayi ilave edin. Yulafli karismi ekleyip, 1-2 dakika karistirin, sonra aldigi kadar unu ilavesiyle karistirip, uzumu de bu arada ilave edin. Biraz ele yapisan bir hamur oluyor, istediginiz sekilde tepsiye dizip, onceden 175C'de isitilmis firinda 12-14 dakika pisirin. Firin tepsisinde ilimalarini bekleyin. Ben bir kismina damla cikolata da ilave ettim. Citir citir cok leziz...


Afiyet olsun.

Zencefilli kurabiyeler

Bu zencefilli kurabiyeleri cok begendim arkadaslar. Hem lezzetli, hem de normal kurabiyelerden daha saglikli. Asil tarifte ceviz yok ama ben cevizi herseyeo kadar yakistiriyorum ki, ozellikle kurabiye sade olursa hic canim cekmez, boyle biraz sekilleri bozuk oldu ama tatlari kesinlikle daha guzel.

Yarim bardak tereyagi,yarim bardak kahverengi seker, 1 yumurta, 1 tatli kasigi tarcin, 1 cay kasigi tuz, 2 tatli kasigi zencefil, yarim su bardagina yakin pekmez, 3 su bardagi elenmis un, 1 kabartma tozu. Isterseniz cekilmis ceviz.
Yumusak tereyagi, seker, baharatlari,yumurtayi ve pekmezi mikserle karistiriyoruz. Un ve kabartma tozunu ekleyip guzelcek aristiriyoruz, hamuru birkac parcaya bolup strec film ile sarip dolapta yarim saat kadar bekletiyoruz. Firinimizi 175 dereceye ayarlayip , hamurumuzu merdaneyle acip sekilli kaliplarla kesip tepsimize diziyoruz. 10-15 dakika arasi pisiriyoruz.

Afiyet olsun...

Cerkez tavugu, Patates salatasi,Havuclu Revani

Dun aksam yemege esimin isten iki arkadasi gelecegi icin, gunum kizimla ilgilenmek, hazirlik yapmak, ve aylik hedefledigim planlarim icin biraz calisma yaparak gecti. Kizim ust dislerinin henuz cikamamasi sebebiyle biraz huzursuz. O boyle olunca ben de stresli oluyorum. Annelik cok farkliymis, yasayinca anlasiliyor ancak. Anne hakki odenmezmis ya, gercekten oyleymis. Hamilelikteki ilk aylarin bulantilari, son aylarin heyecan ve stresi, dogum acisi(biz sansliyiz epidural ile aci sayilmaz), dogum sonrasi uykusuz geceler...

Hepsi hem sikintili hem de cok tatli anilar. Allah her bayana bu karisik duygulari tattirsin.

Bir de artik kendime aylik hedefler plani hazirliyorum. Bu ay yapacaklarimi listeliyorum, ve hergun biraz biraz yapmaya calisiyorum. Gecen ay bu uygulama sebebiyle verimli oldu benim icin, insan yazdigi zaman kesinlikle daha planli oluyor.

Yemeklere gelince, misafirler icin mercimek corbasi, guvecte etli nohut, havuclu cevizli pilav,komposto ve havuclu revani yaptim.Salata olarakta canim annecigimden ogrendigim ve cok sevdigim patatesli havuclu salata ve cerkez tavugu yaptim. Tarifler geliyor:

Cerkez tavugu tarifini nereden aldim bilmiyorum, bayadir denemek istiyordum, bendeki tarif cok basitti: Butun tavugu hasliyorsunuz, ben de gogus vardi bu sebeple gogus etinden yaptim. Sonra lif lif parcaliyorsunuz. Ayri yerde yarim bayat ekmek ici ve bir br. cevizi rondodan iyice cekiyorsunuz ve tavuk suyunu ekleyip macun kivami elde ediyorsunuz, tavuk etine tuz ve karabiber ilave edip, bir kismini ustu icin ayiriyorsunuz, kalanini cevizli karisimla iyice karistirip servis tabagina koyuyorsunuz, uzerine kalan tavuk etlerini serpistirip bol kirmizi biberle susluyorsunuz.

Internette daha sonra biraz baktigimda bazi tariflerde sogan ve sarimsakta vardi. Hatta yalanci cerkez tavugu adinda yogurt ve mayonez karismi da koyanlar varmis. Maydonoz ve paprika adli kirmizi biber tarxzi bir baharatta cogu tarifte vardi. Biz bu tarifi begendik ama bir dahakine sogan kavrulup ilave edilen sarimsakli tarifi yapip yorumlarimi paylasacagim.

Bu da annemden ogrendigim ve yiyen herkesin begendigi bir tarif. Uc patatesi hasladim, Kabuklarini soyup biraz zeytinyagi, tuz ve bol limon suyu ekleyip karistirdim. Icine 1-2 tane havucu rendeledim ve elimle iyice karistirip, kaseye doldurdum, ve duz tabaga ters cevirip uzerine sarimsakli yogurt gezdirdim.Pulbiber ve maynonoz ile susledim. Isterseniz rende havucu az yagda ocakta biraz kavurup oyle ilave edebilirsiniz, daha guzel oluyor. Sunumu da tadi cok guzel bir salata, tavsiye ederim.

Ucuncu tarifimiz de Oktay Usta'dan... Ben bu tarifi cok seviyorum ,cunku cok hafif ve lezzetli oluyor. malzemeleri de cok kolay: 3 yumurta, 3 kahve fincani toz seker, 3 kahve fincani yogurt, 3 kahve fincani irmik, 3 kahve fincani un. 1 kahve fincani siviyag, 1 adet havuc, 1 kabartma tozu, 1 vanilya.

Yumurta ve sekeri iyice kopurtuyoruz. Cicek yagi, yogurt ve rende havucu ilave edip karistiriyoruz. Irmik,un, kabartma tozu ve vanilyayi ilave edip tahta kasikla karistiriyoruz, (ben mikserle karistirdim :)bir de portakal kabugu rendesi ve uzerine bol ceviz kirigi serptim) Yaglanmis kaliba dokup 170derecede isitilmis firinda pisiriyoruz. Tatlimiz biraz iliyinca soguk serbeti uzerine gezdiriyoruz.

Serbeti: 3 br.toz seker, 3 bardak su (ben 3 bucuk koydum arkadaslar) yarim limon. 7-8 dakika kaynatip sogutuyoruz.

Birde tatliyi serbetledikten sonra uzerine kapadim ki buhariyla uzeri de nemlensin, serbet alta cokup ustu kuru kalmasin.

Wednesday, April 04, 2007

Cicek Yumurta


Dun kahvaltiya goruntusu cok hosuma giden bu yumurtalari yaptim. Bazen kalpli kalipta bazen cicek kalipta yapiyorum. Tost ekmeklerinin ortasini kalipla cikarip zeytinyagi gezdirdigim tavaya koydum, ortalarina yumurtayi kirip, altini kistim ve kapagini kapadim. Pistiginden emin olunca da altini kapadim, Bazen ocagin altini kapadiktan sonra yumurtalarin uzerine biraz kasar rendesi serpiyorum. Oyle de cok guzel oluyor.

IRMIK HELVASI

Sevdigim ve fazla yememek icin de yapmaktan cekindigim tatlardan birisi :) Yengemin yapis sekli ile kendi olculerimi birlestirdim, cok guzel, kivaminda bir helva oldu. Biz afiyetle yedik :) Yapacak arkadaslara da afiyetler dilerim.
Aslinda kullandigim olcu universite arkadasim Rabia'dan hatira olan un helvasinin olcusu. Eger un helvasini seviyorsaniz bu olcude muhakkak deneyin derim. Simdiye kadar hic sasmadi ve yiyen herkesin de begendigi bir kivamda oluyor. Olcumuz cok kolay 1,2,3,4. :) Yani bir br. yaga 2 br. un , 3 br. seker , 4 br. su .

Ben once yagi koydum (yarisini tereyagi yarisini siviyag koydum, yengem margarinle yapardi ama artik beni tanidiysaniz eve margarin almadigimi da biliyorsunuz.) Uzerine fistiklari ilave ettim, hafif kavurup irmigi ilave ettim, onu da hafif rengi degisene dek kavurdum. Daha sonra suyunu ilave ettim. Birden fokurduyor, sicramamasina dikkat etmek lazim. Suyunu hemen cekip birden koyulasmaya basliyor, kivama gelince sekeri ilave ettim. Sekeri ilave edince sulaniyor, fokurdamaya baslayinca altini kapatip, kapagini da kapatip 5-10 dakika dinlendirdim.

Kaseye koyup tabaga ters cevirdim, tarcinla ve yaninda cayla servis yaptim. Ben yarim olcu yaptim, biz iki gun yedik, yani yarim br. yag, 1 br. irmik, 1 bucuk br. seker ve 2 br. su ile yaptim.

Monday, April 02, 2007

Portakalli Irmik Tatlisi

Gecenlerde yaptigim portakalli irmik tatlisi... Hem kolay hem lezzetli hemde hafif bir tatli arkadaslar. Ben klasik sutlu irmik tatlisini yarim olcu yaptim kucuk borcam kullandigim icin. Yarim litre sute 5-6 kasik irmik ve 5-6 kasik seker ve 1 paket vanilyayi karistirarak pisiriyoruz, 2-3 kasik dolusu da hindistan cevizi ilave ediyoruz. Borcama yayiyoruz. Uzerine muz ve kivileri diziyoruz. Sonra bir bardak portakal suyu 2 kasik irmik ve 2 kasik seker ile yaptigimiz muhallebiyi de uzerine gezdiriyoruz. Seker ve irmik olcusinde kucuk degisiklikler agiz tadiniza gore degisebilir, bende kendime gore yaptim, tadina bakarak sekeri ilave ettim. Ve uzerini istedigimiz gibi susluyoruz. Dolapta soguduktan sonra ikram ediyoruz, afiyet olsun :)

Ispanakli Firin Makarna


Blogu goren arkadaslar artik bu kiz tatlidan kekten baska birsey yapmiyor mu diye dusunmeye baslamadan bir kac yemek tarifi vereyim dedim. Gecenlerde yaptigim firin makarna tarifi ile baslayayim, hem lezzetli hemde klasik firin makarnalardan farkli oldugu icin. Ben firin makarnayi sade peynirli yapmak yerine farkli sekillerde yapmayi tercih ediyorum, beyaz peynir yemedigim icin bu sekilde daha cok hosuma gidiyor. Bu tariftede dolaptaki ispanak ve mantarlari degerlendirmis oldum. Hasladigim makarnanin yarisini kalibima koydum, uzerine bolca yikayip elimde iyice siktigim ispanagi yaydim, (varsa mantar ve ispanak beraber yada kiyma da guzel oluyor) biraz da kasar ilave ettim, ama biraz sert bir kasardi. Uzerine kalan makarnayi yaydim, zeytin ve domatesle susledim. Hazirladigim sosu; iki yumurta ve bir bardak sutu biraz tuz ve karabiberi guzelce cirpip uzerine gezdirdim ve firina verdim. Pisince uzerine kasar rendeleyip firinda beklettim, firinin sicagiyla o da eridi ama ben biraz fazla bekletmisim, peynirlerim cok kizardi. Gene de citir citir cok guzeldi :)

Friday, March 30, 2007

Tahinli Minik Kekler


Bu aralar tum keklerimi kagitli kek seklinde yapiyorum.Nilufer hanimin tahinli kekinide muffin kalibimda kagit kaliplarda yaptim, hem kalibi yaglama, kaliba yapisma sikintisi olmuyor, kesmek gerekmiyor, servisi daha kolay ve daha sik... hemde hepsini farkli farkli istedigim gibi susleyebiliyorum. Biz cok begendik, eger tahini sevenlerdenseniz deneyin derim. ben yarim olcu yaptim ve yaklasik 16 tane kagitli kekim oldu. Tarifi Nilufer Hanimin blogundan alabilirsiniz.
Benim yaptigim olcu ise soyle:
2 adet yumurta
1 su bardağı toz şeker
yarim su bardağı yoğurt
yarim su bardağı sıvıyağ
1 paket kabartma tozu
2 su bardağı un
8 yemek kaşığı tahin (yarısı üzeri için)
2 yemek kaşığı toz şeker (üzerine)
Ceviz kırığı (üzerine)

Un daha az alabilir arkadaslar, yumurtanin buyuklugune ve tahin koydugunuz kasigin olcusune gore degisiyor cunku.Birde ben kekin icine de rondodan gecirdigim yarim bardak kadar ceviz icini ilave ettim. Deneyecek arkadaslara simdiden afiyet olsun...

Thursday, March 29, 2007

MEVLID KANDILINIZ MUBAREK OLSUN


Arkadaslar hepinizin MevlidKandili mubarek olsun. Peygamberimizin dunyaya geldikleri bircok mucizelerin gerceklestigi bu mubarek gece de birbirimizi sikintidaki savasta bomba alinda sogukta, korku icinde aclikta hastalikta olna tum kardeslerimizi duamizdan unutmayalim...


Allah'ın kahraman arslanı Hz. Ali radiyallahu anh ve kerremallahu vecheh'den rivayet edilen bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz s.a.s. buyurmuşlar ki:
"Çocuklarınızı şu üç esas üzere terbiye edip yetiştiriniz:
Ben Peygamberinize muhabbet beslemek;
Benim Ehl-i Beyt'ime muhabbet beslemek;
Kur'an-ı kerim okumak;
çünkü Kur'an'a sahip olanlar, onu ezbere bilenler, ahkamına aşina olanlar, başka hiçbir sığınak ve gölgenin olmadığı (ve güneşin halkın başına bir mil kadar yaklaştırılacağı) mahşer gününde, enbiya ve asfiya ile (yani peygamberler ve sufi, veli, makbul kullar ile) beraber Arş-ı A'la'nın gölgesinde izzet ve ikramda olacaklar."

Demek ki bütün ailemiz fertlerine ve özellikle de çocuklarımıza, Peygamber Efendimizin eşsiz değerini ve büyüklüğünü anlatıp, onların gönüllerinde peygamber aşkını ş(lelerini tutuşturmak, biz anne ve babalar için, çok önemli ve ilahi bir görev oluyor.

Mevlid kandili ise bu iş için paha biçilmez bir imkan ve fırsattır. O halde evimizi o gece için bayram günü gibi temizleyip bezemeli; en güzel ve pak elbiselerimizi giyinmeli, en cici takkeleri, işlemeli namaz başörtülerini, alımlı ve sevimli tesbihleri, süslü seccadeleri bu vesile ile kız ve erkek çocuklarımıza hediye etmeli; sokağımızı süpürüp düzenlemeli, fakerlere sadakalar vermeli, komşulara ikramlarda bulunmalı, tebrikleşmeli; o gece yatsı namazına çoluk çocuk sevinçle camilere gitmeli; oralardaki programları vaazları can kulağı ile dinlemeli; Kur'an'lar ilahiler okumalı, tesbihler çekmeli, zikirler, ibadetler etmeli, çokca selatü selamlar ile geceyi imar ve ihya eylemeliyiz.

Bütün bunların üstüne bastıra bastıra, önem vererek, zevk ve şevkle, seve sevine yayalım, taki bu gece, çocuklar dan büyüklere, aileden çevreye kadar herkeste unutulmaz tatlı hatıralar, derin köklü imajlar olarak kalsın; yaşanan o kutlu ve mutlu anlar, o nurlu ve sevinçli duygular, gönülde, dimağda yerleşsin; Peygamber Efendimize daha bir şevkle bağlanılsın; sünnet-i seniyyesi iyice tanınsın, yaşasın, başlara tac yaşamımıza minhac olsun.
Sevgili aile reisleri! O günü asla sönük geçirmeyin, akşama eve kucaklarınız dolu dolu gelin, evinizi, sofranızı, çiçekler, meyveler ve tatlılarla kandil simitleriyle şenlendiriniz. Çünkü bilirsiniz ki bilhassa çocuklar için sevginin yolu boğazlardan ve mideden geçmektedir. Bilin ki onları sevindirmenin sevabı çok yüksektir. Nitekim sahhi-i Müslim de rivayet edilen şu hadis-i şerif, aile için yapılan mesrafların üstün değerini belirtmek bakımından ne kadar önemli ve anlamlı bir belgedir.
"Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:
Allah yolunda (cihada) harcadığın bir dinar (yani altın) para; köle azad olması için verdiğin bir dinar, yoksula sadaka olarak verdiğin bir dinar ve nihayet, Allah için sarf ettiğin bir dinar... Burların sevap bakımından en büyük ve en yükseği ailene sarf ettiğin dinardır."

Ben de buradan hepinizin ve tüm diğer dostların mevlid kandilini bütün kalbimle kutlar; dualarımı sunar; kısacası Peygamber Efendimizin has ümmetleri arasına katılmanızı, gün gibi gül yüzünü rüyalarda doya doya görmenizi, has bahçesine daha dünyada girmeniz, ahirette de cennet-i alada O'nunla ailece komşu olmanızı Cenab-ı Hak'tan niyaz eylerim.

Pror. Dr. M. Es'ad Cosan Rh.
Resim Utah'taki guzel camimiz, Khadeeja(Hatice) Mosque


Monday, March 26, 2007

Pazar Kahvaltisi


Cumartesi gunu kahvaltiya yaptigim boreklerin tarifini bir daha yapinca yazarim, cunku fotograf cekmeye firsat olmadan sicak sicak hepsi bitti :) Pazar gunu evde ekmek kalmadigi icin kahvaltiya pogaca yapayim dedim. Benim bir huyumda bir hamur yaptim mi ondan bir kac cesit cikarmam lazim, Hamurla gerek pogaca gerek kurabiye olsun cok seviyorum. Kizim biraz buyusun su oyun hamurlarindan alip kizimla beraber oynarim heralde. Aslinda bir firsatta da su seker hamuruyla suslemeyi de deneyecegim ama ttasinma isi bittikten sonra olur heralde. Klasik pogaca tarifimi yaptim ama iclerini farkli kullandim. Pogaca tarifimi de kisaca soylemek istersem, 1 br.sut, 1 br. su, 1 br. siviyag , 1 yumurtanin beyazi (sarisi ustune) 1 kasik (eger benim gibi cok seviyorsaniz) corekotu hamurun icine (ayrica ustunede serpiyorum), yarim cay br. seker, 1 yemek ks. tuz, 2 yemek ks. kuru maya. Makinenin varsa zaten hamur hemen hazir oluyor. Ben hamur programini hicbir zaman sonuna kadar beklemiyorum, hamur guzel oldugu zaman makine ilk dinlenmeye gectiginde makineyi kapatiyorum, 10-15 dk. bekleyip hamuru aliyorum, zaten tepside de kabariyorlar.

Ben zeytin ezmeli, sucuklu, kiymali ve tahinli-cevizli olmak uzere bir hamurdan 4 cesit yaptim. Hepsi de cok guzeldi. Zeytin ezmesini kendim rondoda hazirladim, tam pure gibi olmadi. Galiba benim rondo iyi olmadigi icin. Hazir satilan dilim zeytinden dort bes dolu kasik, yarim sogan, 1-2 dis sarimsak, biraz zeytinyagi ve kekik, kirmizi biber, vs. istedigim baharatlari ekleyip rondoda iyice pure olana kadar karistirdim. Hamurdan kucuk bir yumurta kadar parcayi elimde dikdortgen acip ezmeyi surdum, rulo yapip, elimle hafif uzatip, hamuru bagladim. Siz istediginiz sekli verebilirsiniz. Biraz sucuk rendeleyip normal pogaca seklinde yuvarlak yaptim. Kalan hamuruda ceviz ve cok az tahinle zeytinli usuldeki gibi yaptim.
Bu arada pogacalar piserken kalan sogan, birkac dis sarimsak, 3-4 kasik biber salcasi, biraz maydonoz, nar eksisi, sumak, kekik, kirmizi biber karabiber, biraz zeytinyagini da rondoya atip kahvaltilik acili surme yaptim. Hem pratik, hem lezzetli oldu.

Cikolatali Muffin (sanki hazir kek)


Onumuzdeki haftalar benim icin baya yogun olacak. Ikinci kez ev sahibimizin bizi evden cikarmasi nedeniyle tekrar ev aramaya basladik. Bir evde bir seneden fazla oturmak nasip olmadi. Bakalim ucuncu evimiz insallah cok daha guzel ve ferah olur. Tabii Hem kizimla ilgilenmek hem evi toparlamak kolay olmayacak. Iyi ki bu tarz isleri seviyorum yoksa cok sikici olurdu. Ev gezmeyi de sevdigim icin su an benim icin aslinda cok zevkli bir ugras oluyor :) Bazilari benim halime gulebilir ama sizlanip kendimi sitrese sokmaktan daha iyidir eminim.

Bu arada birkac tarif de denedim. Haftasonu kahvaltilari en sevdigim ogunler arsinda.Kahvalti icin ozel degisik seyler hazirlamak cok hosuma gidiyor. Cumartesi tarifini verecegim Keki ve de turk yufkasindan esimin cok begendigi bir borek yaptim.

Ben bu keki cok begendim. Ayni burada satilan agizda eriyen kakaolu hazir kekler gibi oldu. Tabii her zaman ki gibi tarife sadik kalmadim. Siz istediginiz gibi deneyebilirsiniz.Malzemeler soyle:

1 bucuk cay br. sut
1 bucuk cay br. yogurt
1 yumurta
1 cay br. sivi yag
2 bucuk su br. un
2 yemek ks. kakao
1 kabartma tozu
1 vanilya
1 silme tatli ks. karbonat
1 br. damla cikolata

Once sivilari, sut, yogurt, yumurta,vanilya ve sivi yagi guzelce karistiriyoruz. Ayri yerde unu,kakaoyu, kabartma tozu ve karbonati kasikla iyice karistiriyoruz. Sonra iki karisimi birlestirip cirpiyoruz. Damla cikolatalari ve istege bagli ceviz yada findigi da ilave edip muffin kaliplarina paylastiriyoruz. 170 C firinda 25-30 dk. kadar pisiriyoruz.

Asil tarifte siviyag yerine yarim margarin vardi, ama ben bir margarin dusmani olarak eve hic almiyorum zaten. Ve keklerin siviyagla daha lezzetli oldugunu dusunuyorum. kek soguyunca kati yag icinde donuyor ve keke katilik veriyor. En onemlisi de sagligimiz icin...

Iste bu kadar arkadaslar ben uzerine ceviz serptim, bi kismina da butun findiklar koydum. Ikiside cok guzeldi. Bir gun dinlenince daha da guzel olmustu. Bir de unutmadan ben unu iki bardak koydum. Belki bu sebeple muffin gibi kabarmadi. Ben cok kabarmasini istiyordum. Hazir satilan kabarik kabarik muffinleri yapana kadar denemeye devam edecegim.


Wednesday, March 21, 2007

Uc salata: Brokoli salatasi, marul salatasi ve piyaz.


Hazir baslamisken devam edeyim :) Sirada cok severek ve cok sik yaptigim bir zeytinyagli salata tarifi var. Zeytinyagli brokoli tarifini cogu arkadas biliyordur belki, ama bilmeyenler icin paylasma istedim. Brokolinin faydalarini ozellikle de kansere karsi cok iyi bir yesil sebze oldugunu hatirlatmak isterim. Ben vitamini kaybolmasin diye tencereye yikayip dogradigim brokolileri alip cok az 2-3 parmak kadar su koyup tuz atiyorum ve ocagin altini yuksek ateste aciyorum, kaynayinca orta ateste 5 dk. kadar haslayip altini kapatiyorum. Tencerenin kapagini piserken usttekilerinde buharla pismesi icin kapali yada cok az acik tutuyorum. Bir kasede zeytinyagi, bol sarimsak, limonsuyu ve brokolinin dibinde kalan suyunu guzelce karistirip uzerlerine kasikla gezdiriyorum, tuzu az ise sosa tuz da ilave ediyorum. Cok hafif saglikli ve lezzetli bir tarif, tavsiye ederim arkadaslar.

Ikinci salatayi yazmama gerek yok sanirim klasik marul salatasi... Uzerine karisik yesillik dogradim, havuc, avokado ve turp dogradim, misir serptim, ve zeytinyagi, tuz, limon suyu ve sirke ile tatlandirdim. Eger varsa bazen dilim zeytin, ve mor marul da koyuyorum. Neredeyse her aksam cok severek yedigimiz salatamiz.

Digeride gene cok bilinen bir salata, piyaz... Ben fazla yapmiyorum nedense. Ama cok severim. Bu salatalari aksam yemege gelecek misafirlerim icin hazirlamistim. Mercimek corbasi, firinda kofteli patates ve havuclu cevizli pilav esliginde yedik. Misafirlerimiz Amerikali oldugu icin ne yapacagima karar vermek zor oldu, en iyisi daha once denedigim ve seveceklerini umdugum tarifleri yapayim dedim. Iyi bir aksam yemegi ve komsularimizla daha yakindan tanisma firsati oldu. Simdilik bu kadar arkadaslar.Tatli kizim bu kadar izin verdi artik yeter diyemese de ben miziklamalarindan anliyorum..

gorusmek uzere..

EZOGELIN CORBASI

Mercimegi ailecek cok seviyoruz, ben de her cesit yaparim evde. Ozellikle mercimek ete yakin besin degerine sahip cok kiymetli bir besin. Boy uzattigini da yeni ogrendim. Bizden gecti artik :) ama cocuklariniz icin bol mercimek corbasini cok besleyici ve boy uzatan lezzetli bir ogun olarak degerlendirebilirsiniz.
Ezogelin tarifim ise annemden aldigim bir tarif, annecigimin ki kadar lezzetli gelmese de...

Tarifine gelince Duduklu tenceremize siviyag koyup bir sogani hafif kavurdum ve 1 kasik biber salcasi ilede biraz cevirdikten sonra 1 cay br. bulgur ve 1 cay br. kirmizi mercimegi ilave ettim, hepsin soyle bir karistirip, 1 tatli ks. kimyon koydum, yeteri kadar su ilave edip dudukluyu kapadim. Duduklu ses cikarmaya baslayinca altini kisip ustunu indirdim ve 15 dk. kadar pisirip altini kapadim. daha sonra blendirda iyice ezdim. Bol nane 2 dolu yemek kasigi kadar, ve 1 tatli ks. kadar da pulbiber koydum. (Ben kurutulmus maydonozda koyuyorum, amerika'da olan arkadaslar bilirler, burada maydonoz da kurutulmuz ve ogutulmus olarak satiliyor) Tuzunu attim ve 1 su br. kadar telsehriyeyi ilave edip altini actim ve dibi tutmasin diye sik sik karistirdim, kaynayinca altini biraz kisip sehriyeler pisene kadar ara ara karistirmaya devam ettim, bu arada tuzunu da koydum. Katilastikca kaynar su ilave ettim, iste corbamiz hazir...

ELMALI KAFES TART VE TAHINLI SARMA

Artik bu kadar tatil yeter diyorum kendi kendime. Bayadir tarif ekleyemedim. Simdi bos gecen gunlerin acisini cikaracagim. Kizimin iyice hareketlenmesi, ve islerin yogunlugu sebebiyle zamanin nasil gectigini anlayamiyorum bazen.

Dun bloga da degisik birseyler koymak amaciyla tart yapmaya karar verdim, once turta tart ve payin arasindaki farki ogrenmeye calistim. Turta kek gibi oluyor anladigim kadariyla ama tart ve pay olunda kurabiye hamuru gibi oluyor. Elmali tatlari cok sevdigim icin elmali tart denedim. Biz cok begendik, ama ben daha citir olmasini istiyordum, benim hamurum yumusak oldu.Bir dahakine hamuru citir bir tarif bulup deneyecegim. Hamuru yumusak seviyorsaniz deneyebilirsiniz. Tarifi de cok kolay:

Hamuru icin, 1 fincan kati yag, 1 fincan yogurt ve 1 fincan sut, 1 yumurta,1 cay br. pudra sekeri, kabartma tozu ve vanilyayi guzelce yogurup hamur yapiyoruz.

Ekmek makinaniz varsa onda yapabilirsiniz, bir arkadasimdan ogrendigim bu kolaylik sayesinde elimde yogurmama hic gerek kalmadi.

Hamurumuzu merdaneyle incecik acip tart kalibimiza yerlestirip kenarlarini kesiyoruz. Harc olarakta iki elmayi kabuguyla rendeleyip 2-3 kasik dolusu seker, tarsin ve bicakla irice kesilmis cevizleri karistirip hamurun uzerine yayiyoruz. kalan hamurdan tekrar merdaneyle acip bicakla seritler kesip uzerine diziyoruz. Firinimizda uzeri hafif pembemsi olana kadar pisiriyoruz, soguyunca uzerine tarcin ve pudra sekeri karisimi serpebilirsiniz.

Benim hamurumdan baya bir artti bende biraziyla klasik elmali kurabiye yaptim. Kalan hamurla da bugun tahinli sarma yaptim arkadaslar :) Bir hamurdan uc cesit oldu yani. 1 fincan Tahin 1-2 kasik pekmez (pekmez yerine sekerde olur), ve rondodan gecirdigim bolca cevizi karistirdim. Ama cevizi karistirmamak daha iyi olur bence. Hamura surmeyi zorlastiriyor. Tahinli karisimi surup uzerine ceviz serpmek daha kolay olabilir. Sonra hamurumu incecik actim, harctan surup kalinca bir rulo yaptim, kesmesi kolay olsun diye hafif sertlesene dek buzlukta beklettim, bicakla bir parmaktan daha ince olacak sekilde dilimleyip tepsiye dizdim, ve hafif kizarana kadar pisirdim. Bu da cok guzel oldu. Oglen firinda ciktiginda ilik ilik cok guzel gitti.

Monday, March 19, 2007

Namazda askerleri örten bulutlar!



Namazda askerleri örten bulutlar!

İlahi yardım askerlerimizi hiçbir zaman yalnız bırakmadı. Bedir’den, Huneyn’e Çanakkale’den Sakarya’ya, oradan Kore’ye kadar birçok sıradışı olay yaşanmıştır.
İlahi yardım müslüman askerlerimizi hiçbir zaman yalnız bırakmamıştır. Bedir’den, Huneyn’e Çanakkale’den Sakarya’ya, oradan Kore’ye kadar birçok sıradışı olay yaşanmıştır.Çanakkale savaşının en çok konuşulan ve Allah’ın (cc) bizlere yardımını açıkça ortaya koyan önemli bir olay da bulutların namaz kılan askerlerimizi örtmesidir. Savaşın başlamasından bitimine kadar meydana gelen birçok olay nedeniyle yabancılar dahi bunu tasdik etmiştir.

1915 yılının Temmuz ayı ile Ağustos ayları arası Ramazan’dır ve Mehmetçik oruçlarını aksatmadan tutmuş, mücadelesine devam etmiştir. Bayram yaklaşırken akıllara şu soru gelir: “Acaba bayram namazı nasıl kılınacak? Toplu halde kılınan bir namaz savaş durumunda uygun olacak mı? Acaba kılamayacak mıyız?” Bütün bu endişeleri yaşayan bir gazimiz neticeyi şöyle anlatıyor: “Gelibolu’da oturmakta idim. Çanakkale’de 9. Tümen teşekkül edince gönüllü olarak kıtaya kaydoldum. Savaş ilerledikçe din görevlilerinin yerleri de belirsiz olmuştu. Bizim gibi gençler -o zaman 28 yaşındaydım- savaşın içinde görev yaparken, yaşlılar Sargıyeri ve hastanelerde görev ifa ediyorlardı. Ben, Seddülbahir Cephesi’nden savaş bitinceye kadar hiç ayrılmadım. Miladî 1915 yılında Ramazan, 13 Temmuz Salı günü başlamış. 11 Ağustos Çarşamba günü bitiyordu. Arife günü idi cephe kumandanı Vehip Paşa beni çağırdı.

“Hafız, askerin bir talebi var. Yarın Ramazan Bayramı, sabahleyin hep beraber bayram namazı kılmak istiyorlar. Eratın toplu bir halde bulunmaları tehlikeli ve düşman için bulunmaz bir fırsattır. Tekliflerini kabul etmedim. Sen de, münasip bir lisan ile anlatırsın!” dedi. Paşanın yanından ayrılmıştım ki, zamanın ulularından gözü gönlü Hak adına bağlanmış arif, zarif bir zat çıktı karşıma. Bilgide kimse onunla yarışamazdı. Develer yükü okumuştu. Sohbette onu dinleyenler yangın içinde olsalar sohbetini bırakıp ateşten kaçamazlardı. Bu zat o gün orada idi. Bana dedi ki: “Sakın ola ki erata bir şey söyleme, gün ola, hayır ola! Allah ne derse o, olur!”

12 Ağustos 1915 Perşembe günü Ramazan Bayramı’nın sabahı erken kalktım. Müslüman Türk askerleri, bayram namazını mutlaka eda edeceklerdi. .. Aynı göle dökülen sular gibi; Allah sevgisinde birleşen yüzlerce asker de ayakta idi. Hak katında birlikte secdeye varacaklardı. Hep beraber başımızı göğe kaldırdık; hevenk hevenk beyaz bulutlar göründü. Biraz sonra da bu bulutlar yere çöktü. Herkes “Allahü Ekber!” deyip yüzlerini toprağa sürdü. Hepimizin içinde ince bir huzur çiçeklenmiş ve Yüce Allah bizi bulutlar arasında görünmez hale getirmişti. Bu ulu kişi askerin karşısında baş kesti; sonra o derin, o tatlı ve yanık sesiyle, Hazreti Kur’ân’dan “Fetih Sûresi’nin 1’den 9. ayetine kadar okudu. Sonra iki rekat bayram namazı eda edildi. Namaz bitiminde, yüzlerce asker hep birden, “La ilahe İllallah Muhammedün Resûlullah” sözlerini devamlı tekrarlıyorlardı . Askerin betleri benizleri kül gibi olmuş, kimsenin yüreğinde dur durak kalmamıştı. Bu duruma taş olsa dayanamazdı. Görenler mi, söyleyenler mi dayanacak?

“Allah! Allah!” diyen kendinden geçiyor, sanki birlikte göklerde uçmak istiyorlardı. Allah ile bir bütün olmanın ilahi ahengi içinde varlıklarından, benliklerinden soyunmuşlar, kendilerinden geçmişlerdi. Zığındere’nin susuz yatağında, bir alçalıp bir yükselen ‘’La ilahe İllallah” sesleri, insanın kalbini kah varlığın sonsuz ufuklarında koşturuyor, kah yokluğun takat getirilmez güzelliğinde dinlendiriyordu. Hak’tan başka Hak yoktu. Tekrarlanan hep buydu...

Sonra, kısa bir sessizlik oldu ve arkasından düşman siperlerinden yükselen, “Allahü Ekber, Allahü Ekber!” sesleri bir uğultu şeklinde bize kadar perde perde geldi.. Daha sonraki günlerde öğrendik ki, İngiliz sömürgesinin Müslüman askerleri; Müslüman Türk askeri karşısında savaştıklarını duyunca isyan etmişler ve derhal geriye alınıp, cepheden uzaklaştırılmışlardı .

12 Ağustos 1915 tarihinden sonra, Seddülbahir cephesinde durum oldukça sakinleşirken, Anafartalar cephesinde ise; kan gövdeyi götürmekteydi. Evladım, bu bulutları yere indirip sis halinde bize gösterilmesi ancak Hazreti Allah’ın emriyle, dört büyük melekten biri olan Mikail Aleyhisselâm tarafından yerine getirilmiştir. Bu olay, Ulu Allah’ın (cc) büyük bir mucizesidir.” (M.İhsan Gençcan, Ç. S. ve Menkıbeler, İst.1998 s. 75)

http://www.youtube.com/watch?v=23gz433JR-4

18 Mart Çanakkale destanı…


Şu Boğaz Harbi Nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya,
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya

Şüheda gövdesi, bir baksana dağlar, taşlar,
O rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer. Mehmet Akif Ersoy

Ecdadımızın en gencinden en yaşlısına kadar vatanı ve namusu için gözünü kırpmadan canını feda ettiği bir gün...

Dünyanın en donanımlı ordularına karşı imanın zafer kazandığı bir gün...

Vatan toprağını çiğnetmemek, Kur’an-ı ve al sancağı yere düşürmemek için 250 binden fazla şehit verdiğimiz bir gün...

18 Mart Çanakkale destanı…

Tarihe “Çanakkale geçilmez” ibaresinin altın harflerle yazıldığı Çanakkale destanının 92. yıldönümu.

Çanakkale bir destan...
Hem de kanla yazılan destan...

Milletimizin oluşturduğu Çanakkale harikasını inceleyenler, orada nice insanlık ve kahramanlık olayına şahit olurlar. Kalbi rikkate getiren, gözleri yaşartan, insanı duygulandıran pek çok olaya...

Mehmetçik Çanakkale'de yalnız düşmanla çarpışmadı. Nice yokluk ve sıkıntılarla da mücadele etti. Peki, bu kadar büyük fedakârlığın amacı neydi?

Mehmet Akif'in ifadesiyle, "Bir hilâl uğruna..." ülkeye düşman ayak basmasın, namuslar kirlenmesin, diye...Bu iman ve cesaret, "Bir haftada İstanbul'u alıp Türkiye'yi haritadan sileriz." diyen düşmanların emellerini boşa çıkarıyordu. Hem de düşmanın elindeki gelişmiş teknolojiye meydan okuyarak...

Çünkü onlar, şehitlik gibi büyük bir makama ulaşmayı en büyük meziyet ve Allah'ın en büyük lütfu kabul ediyorlardı: "Allah yolunda öldürülen (şehitler) kimseler hakkında "ölüler" demeyin, fakat siz (bunu) anlayamazsınız.” (Bakara: 154)
Merhaba arkadaslar, dun 18 Mart canakkale destaninin yazildigi gun... Dun Akra'da Irfan saati programinda Canakkale'de Turk kadinin nasil calistigi, canini evladini bu ugurda nasil feda ettigini isimleriyle yasanan olaylari anlatirken gozyaslarini tutmanin imkani yok. Dinlemenizi tavsiye ederim. Bastigimiz topraklarin ne kadar kiymetli oldugunu insan daha iyi farkediyor. Yazacak sey o kadar cok ama kelimeler yetersiz...
Tum sehidlerimizin ruhlarina Fatiha...

Tuesday, March 06, 2007

PIZZA


Merhaba arkadaslar, coook uzun bir aradan sonra ancak bloga birseyler ekleme firsati bulabildim,aslinda eklenecek cok sey var ama ya resimleri iyi degil yada tarifler elimde degil. Bu pizza da cok begendigimiz bir tarif. Hicbir zaman pizza yaparken hamurun pisip pismediginden emin olamamisimdir, bazen cok piser, bazende hamurumsu kalir, en tedirgin yaptigim ve cogunlukla da olmaz diye yapmadigim tariflerden. Bu goruntusu kadar tadi da leziz pizzanin tarifi soyle:
Hamuru icin, 2 normal su bardagi sut, 1 cay bardagi siviyag, 1 tatli ks tuz, 1 tatli ks. seker, 2 tatli ks. maya, aldigi kadar un. Ele yapismayacak ama en yumusak olacak sekilde 3-4 cup arasi un alir. Hamur kabarirken arzuya bagli ust malzemeleri hazirliyoruz. Zeytin , mantar, sucuk, sosis, misir, tursu vs. agiztadiniza ve evdeki malzemelere gore koyuyoruz.
Hamuru tepsimize ince bir sekilde yayiyoruz, uzerine sogan salca ve domates ile pisirdigimiz sosu yayiyoruz. Bu sekilde firina verip 350 C (170 C) de 15 dk. kadar pisirip, cikarip ust malzemeleri yayiyoruz, ve tekrar 10-15 dk. kadar pisiriyoruz. Son asama da uzerine kasari serpip tekrar kasar eriyene kadar firina veriyoruz. Sonra da afiyetle yiyoruz.