Sunday, December 11, 2011

Balik ve Ben

Biraz garip bir baslik oldu biliyorum ama 5 saniyelik dusunme sonunda balikla aramdaki iliskiyi anlatacak baska bir baslik bulamadim, iste bu kadar cok seviyorum balik yemeyi :) sadece balik ve ben...


Bu ara yeni favorimiz isvecten gelen dondurulmus kilciksiz yarim fileto seklinde satilan somon :) Insan sevdigi yemegi de severek hazirliyor, ben baligi yaparken de yerkende cok zevk aliyorum.
Sukrediyorum ki ,Allah'tan bu kadar cok sevdigim sey, saglikli bir yemek, baska birsey olsaydi heralde baya nefis terbiyesi yapardim.Lafi uzatmadan tarifimizie gecelim, hem kolay hem leziz, yarin ki iftara gelecek arkadaslarima da, cok begendikleri icin tekrar ayni iftar sofrasini hazirlayacagim zaten. Mercimek corbasi, firinda sebzeli somon, brokoli salatasi, marul salatasi ve tatlilarimiz.Baligimizi yikayip iki yada uc parmak eninde dilimlere ayiralim. 2-3 limonu guzelce sikalim, Icine 5-6 ks. kadar zeytinyagi ilave edelim, tuzunu koyalim ve guzelce karistiralim. Eger daha yagli veya limonlu isterseniz sos miktarini zevkinize gore ayarlayin.


Teflon tepsimizin altina az zeytinyagi gezdirelim, ozerine yarim ay seklinde dogradigimiz soganlarimizi guzelce yayalim, uzerine somonlarimizi dizelim, ve sostan kasikla yavas yavas somonlarin uzerine gezdirelim, eger daha iyi sosu cekmesini isterseniz filetolari sosa daldirip cikarin veya uzerine bicakla hafif delikler acin. Her dilimin uzerine bir defne yapragi, tekrar yarim ay soganlardan ve yarim ince dilim limon koyalim.


Yaz mevsiminde isek, kabak, patlican, biber, patates, mantar, sarimsak, domates gibi tum sebzelerimizi kup kup dograyip, kalan sosu uzerine gezdirip, karistirip, baliklarimizin yanindaki bosluklara dokelim. yarim cay. br. kadar su koyup uzerini folyolayalim, 200 derecede isittigimiz firina atip yaklasik 30-40dk. pisirelim, fazla pisirip kurutmayalim, patates pistiyse hepsi pismis oluyor genelde.

Eger kis mevsiminde isek, ve bu sebeple yaz sebzelerini almiyorsak, sadece patates, mantar ve bol soganla ayni islemi yapalim. Sonra da bismillah deyip sevdiklerimizle afiyetle yiyelim :)


Annemden aldigim bu tarifi, annecigim firinda levrek icin yapiyor, harika oluyor, onda baligin karnina ve altina da patates koyuyoruz, benim gibi levrek favori baliklarinizdan biriyse, mutlaka deneyin derim.

Wednesday, November 16, 2011

ASURE

Esim cok sevdigi icin sik yaptigim tatlilar arasinda yer alan, saglik ve lezzetli tatlilarimizdan birisini tekrar paylasiyorum sizlerle, asure...


Artik kolay yontemi uygulayip, fasulye ve nohutu ayri yerlerde haslayip bugdaya eklemek yerine ucunu birlikte pisiriyorum. (2 br.)Bugdayi iyice, arada karistirarak bol akan suda yikiyorum, iyice temizlenince, tencereye aliyorum, kaynar suyu bolca uzerine dokup kapagini kapatiyorum, o oyle sabaha kadar bekliyor.
Ayri bir plastik kapta 1 br. nohut ile 1 br. fasulyeyi beraber yikayip, soguk suda islatiyorum. O da oyle sabaha kadar sisiyor.
Sabahlayin hepsini birlestirip duduklude biraz hasliyorum. (Ama bu sefer cok dolu oldugu icin galiba duduklu birden fiskirmaya basladi, hemen altini kapadim, agzini acip oyle kaynatmaya devam ettim.) bolca kaynar su ilave ediyorum, ve yarim br. kadar da pirinc ilave ediyorum. Arada karistirmaya devam ediyorum, onlar kisikta kaynarken, ben diger malzemelerimi hazirliyorum. sonra fasulte nohut ve bugdayin pisip pismedigini kontrol ediyorum, pistiklerinden emin olunca diger malzemeleri ilave ediyorum

1 br. kuru uzum-yarim br. minik dogranmis kuru kayisi-3-4 minik dogranmis kuru incir-yarim br. minik dogranmis kuru mango-minik dogranmis bir taze elma- 1 portakalin kabugunun iri rendesi-minik dogranmis yarim portakal- bunlarin hepsini cam kaseme hazirladiktan sonra , asureme ilave ediyorum. ve birde kucuk cezvede 5-6 karanfili kaynatip, onun suyunu da ilave ediyorum. (ama bu sefer tembellik edip icine attim karanfilleri, asure piserken karanfiller uzerine ciktigi icin, en son hepsini cikardim )

Meyve karisimini ilave edince, sekeri de ilave ediyorum. 3 cup ile basliyorum, sonra asureden kucuk bir kaseye iki ks. aliyorum, hafif soguyunca tadiyorum, yeterli degilse kendi agiz tadimiza gore ilave etmeye devam ediyorum. sekeri de tamam olunca, bir kaseye 3-5 dolu kasik nisasta aliyorum, bir ks. da seker koyuyorum, soguk yarim br. kadar suda iyice eritiyorum, sonra kaynayan asureye karistirarak yavas yavas nisastayi ilave ediyorum, zaten hemen koyulasiyor, bu islemleri yaparken, karistirma asamasinda yasin, fatiha ve ettehiyyatlari da icine okuyup ufluyorum ki daha sifali ve leziz olsun :) eger nisasta az gelirse, bir-iki kasik daha ayni sekilde hazirlayip ekliyorum, ama tabii tamamen yeme kivaminda olmayacak , cunku zaten tencerede hafif sogurkende kivami koyulasiyor.

Bu sefer yapmadigim ama bazen yaptigim islemleri de yazayim, 2-3 br. kadar sut ilave ediyorum bazen, hem rengini aciyor, hem lezzet veriyor, bazen hurma dogruyorum, kuru meyvalara ek olarak, biraz zemzem koyuyorum, altini kapadiktan sonra uzerine cok az gulsuyu sikiyorum, 1-2 ks. bal koyuyorum vs. (kuru mango yu cocuklar da cok sevdigi icin aliyorum ben, asureye de cok yakistirdigim icin evde varsa mutlaka koyuyorum.)

Bu olculerle yaptigimda 6 litrelik duduklum tamamen doluydu, 3-4 parmak kadar uzerinde bosluk vardi sadece.

Benim icin asurede en onemli seylerden biri de uzerinin susu :) kucuk tavamda susami kisik ateste kavuruyorum, fistiklari kavuruyorum, varsa arzuya gore dogranmis bademde kavuruyorum. ilk once tarcin, uzerine bol kavrulmus susam, uzerine dovulmus ceviz, uzerine fistik ve badem, onun uzerine de mevsimi ise nar taneleri ile susleyip, afiyetle yiyoruz :)

Afiyet olsun,

Tuesday, November 15, 2011

En saglikli ve leziz sofra!

Bgun gelecek cok sevdigim arap arkadasim Suheyr ve canim arkadasim Betul icin hazirladigim sofrayi sizlerle paylasiyorum. Arkadaslarimin da cok begendigi, en saglikli, en hafif ve leziz sofralarimdan biriydi gercekten.

Sabah cocuklari okula yollar yollamaz yesillikleri yikamakla basladim ise... Araplarin Tabulesi ile bizim kisir tarifini birlestirerek yaptigim bulgur salatam, suzme yogurtlu fistikli semizotu salatasi, uzerine ekmek kizartmadan yaptigimiz fettus, firinda zeytinli sucuklu sufle, cikolatali muffinler...

Sufle tarifini daha once paylasmis olabilirim ama cok sevdigim bu tarifi tekrar paylasiyorum sizlerle. Guzel tarafi bir gece onceden veya 3-4 saat onceden hazirlandigi icin, misafirler gelmesine yakin sadece firina atmaniz kaliyor. Borcamin altini yaglatip, sert kenarlarini kestiginiz tam bugday tost ekmeklerini borcama diziyoruz, uzerine kasar rendesi ile kapliyoruz, sucuk dilimleri diziyoruz, siyah zeytinlerin cekirdeklerini cikarip yayiyoruz, uzerini tekrar tost ekmegi ile kapliyoruz, tekrar kasar, sucuk ve bok ziyah zeytin ile kapliyoruz. 3 br.sut ile 4 yumurtayi, bir cay ks. tuz ilave edip guzelce cirpiyoruz, yavasca suflemizin uzerine gezdiriyoruz. Folyo ile uzerini kapatip dolaba kaldiriyoruz. Geceden hazirlayip kahvaltiya pisirebilirsiniz, ya da benim iki 2-3 saat onceden hazirlayip heme dolaba atip, misafirler gelmeden firina atabilirsiniz, afiyet olsun.


Fettus aslinda bizdeki domates salatasinin uzerine yagda ekmek kizartip koyulmus hali... Benim cok sevdigim salatalardan. Burada icine varsa semizotu da dogruyorlarmis. Bende semizotu bol olunca semizotlu versiyonunu yaptik. Domates, salatalik, taze sogan, taze nane, maydonoz, marul, guzelce kup kup dograyip karistiriyoruz, limon ve zeytinyagini ekletip, uzerine kizarrtigimiz ekmekleri yayiyoruz, leziiiizzz...


Tabule tarifimize gelince isin puf noktasini hemen yazayim: bulgurumuzu islatirken yari limon suyu ile islatiyoruz, mesela ben bir br. ince bulgur icin yarim br. limon suyu ,yarim br. kaynar su ve 2 cay. ks. tuz kullaniyorum, kapagini kapatip 15 dk. kadar bekliyorum. sonra yesilliklerden once sumak, bol nar eksisi, kimyon, pulbiber ve kuru nanesini ilave edip guzelce karistiriyorum. Sonra 3 demet incecik dogranmis maydonoz, yarim demek ince dogranmis taze nane, 3-3 tane yesil sogan, 2-3 incecik dogranmis salatalik, ve 2 tane sert domatesi dograyip sirayla ekliyorum. yesillikleri ilave edince iyice karistiryorum, sonra domates ve salataligi ekliyorum, ve tekrar bir limon suyu ve 2-3 kasik zeytinyagi ilave edip, kucuk domates ve dogranmis cevizle susluyorum, iste super lezzetli tabulemizin sirri.

Ama basta dedigim gibi arap tabulesi aslinda cok daha az bulgurlu ve cok bol incecik kiyilmis maydonozlu oluyor.

Arap dunyasinin meshur tadlarindan biri de suzme yogurtlari. Burdan turkiyeye giderken suzme yogurt bile goturenleri duydugumda sasirmistim, ama tadinca bende hak verdim, araplar icin vazgecilmez kahvaltiliklardandir, suzme, zahter ve zeytinyagi uclusu...

Semizotumuzda arap suzmesi, normaol yogurt ve sarimsak karisimiyla harika bir lezzete donustu benim icin, ustunu de kavrulmus fistikla susleyince hos bir sunum oldu.

Bu muffunlerin tarifini ne zamandir paylasmak istiyorum, hazir kek gibi super bir tat. Bloglardan birinden bulup denedim ve cok begendim, yalniz cok kuru bir karisim oluyor ve her seferinde yarim bardaga yakin su ilave etmem gerekiyor, ama tadi arkadaslariminda cok hosuna gidince tarifi istenince sizlerle de paylasmak istedim. bir guzel t=yani da sadece 1 yumurta ile yapilmasi, puf noktasi ile tozlari ayri kapta karistirmak.

2 cup un, 2 cay ks. kabartma tozu, 1/2 cay ks. karbonat, 1/2 cay ks. tuz, 3/4 cup seker, 3 yemek ks. kakaoyu guzelce eleyerek karistiriyoruz.

Ayri kapta 1 yumurta(kucukse 2 olabilir) 1 vanilya, 1 cup sut, 1/3 cup tereyag(ben yariyariya siviyag ile karistiriyorum) mikserle cirpiyoruz. Yavasca toz karisimi ekliyoruz, 1/2 cup damla cikolata yada dogradigimiz cikolatayi ekliyoruz, arzuya gore ceviz yada antep ici ekliyoruz. Kaliplara paylastirip onceden 180C de isitilmis firina verip, 20-25 dakika pisiriyoruz, cikinca uzerini temiz bir bezle ortuyoruz, ilik servis yapiyoruz, afiyet olsun...

Sunday, November 13, 2011

Cocuklarla meyve sis hazirladik.

Cocuklarla gittigimiz cocuk fuarinda, siste karpuz peynir satiyorlardi, gorur gormez hosuma giden fikri cocuklarimla bir faaliyet olarak uyguladik, sizlere de tavsiye ederim, zira cocuklar hem hazirlarken, hem de yerken cok zevk aliyorlar.

Ben sadece karpuz ve peynir yerine, farkli meyvalarda hazirladim. Cocuklarda istedikleri meyvalardna istedikleri gibi sislerini hazirladilar, Babalari gelince ona ikram ettiler, afiyetle de yedik beraber.

Biz bu faaliyeti yaptigimizda mevsim yazdi tabii ki, simdi kis meyvalari ile yapilabilir, ben once masada mayvalari hazirladim, bir kaseye peynir, digerine karpuz, digerine elma, digerine cilek vs. Sonra gorevi cocuklara devrettim.


Tum dostlarimin gecmis bayrami mubarek olsun, hepinize Amman kucak dolusu sevgiler!

Saturday, October 22, 2011

6.5 MILYAR UMMETTEN 6.5 MILYAR SALAVAT KAMPANYASI!



SALAVAT KAMPANYASI
Bu yıl BİNDER’İN düzenleyeceği kutlu doğum (mevlid) programı “es-Sadık (s.a.v)” için manevi bir hazırlık, yüksek bir aşk ve heyecan olsun istedik. Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) ile kesintisiz iletişim vesilemiz olan Salavat-ı Şerifeler, milyarlarca söylensin istedik. İstedik ki tüm insanlık adına çekilsin bu salavatlar. İstedik ki haberdar olsun Alemlerin Efendisi.

O’na ulaştıran ve haberdar edilen her bir salavat için; ’’Ya Resulullah! Senin aşık-ı Sadık ümmetinden falanca,tüm insanlığın sana iman etmesi için bu hediyeyi gönderdi..’’diye söylenmesini temenni ediyoruz.
Ey aşık-ı Sadıklar, gelin Salat-ü Selam eyleyelim!
Allahümme salli ala seyyidina Muhammed!…

Bu güzide kampanyaya katılmak için acele edin:
http://www.kutludogum.tv/



Sunday, October 16, 2011

NE GUZEL KATIK!



Tatil donusu yogunlugu, oglumun acil diz ameliyati, okullarin baslamasi, benim kendi hayat planimi duzene sokma telasesi derken blogdan iyice uzak kaldim. Bu guzel yaziyi http://www.kadinveaile.com/w2/index.php/ne-guzel-katik/ bu linkten kopyalayarak sizlerle paylasiyorum, zira cok cok cok faydali ve onbemli gordugum icin sizlerinde istifade edeceginizi umuyorum, yakinda gorusmek uzere, sevgilerimle.

“Ne güzel katık!”
PEYGAMBER EFENDİMİZ (asm), Mekke’nin fethinde, amcası Ebu Talib’in kızı Ümmehani’nin evini şereflendirmişti.

Ona: ‘Yanınızda yiyecek bir şey var mı?’diye sordu.

Ümmühani, mahcup bir ses ile cevap verdi: ‘Hayır, kurumuş ekmek kırıntıları, tuz ve biraz da sirke var. Ben de, bunları sana ikram etmekten utanırım…’

Mübarek ömrü boyunca, önüne konulan hiçbir yemeği küçümsemeyen ve beğenmemezlik etmeyen Allah’ın Resulü: ‘Getir onları!’emretti.

Sonra o kuru ekmekler suyun içine ufalandı. Bir miktar tuz ilave edildikten sonra da, üzerlerine sirke döküldü! Bu mütevazi yemeği, afiyetle yiyen Peygamber A.S.M., Rabbine hamd duaları ettikten sonra, şöyle buyurdu: ‘Ey Ümmühani! Sirke ne güzel katıktır! Sirkesi bulunan bir ev, katıktan mahrum sayılmaz!‘

Sirke, yemek ve salatalarımıza çeşni veren, ayrıca turşu yapımında kullanılan ekşi (asitli) bir maddedir. Ekşimiş üzüm ve elma suyu demek olan sirkede bol miktarda C vitaminiyle bazı madeni tuzlar bulunur. Bu yüzden sirkenin besin değeri yüksektir ve vücudumuza çok faydası vardır. Sirkede yüzde 6-7 oranında asetikasit (sirke ruhu) mevcuttur. Bilhassa bu sirke asidi; iştah açar, sindirim salgıların artırıp hazmı kolaylaştıran ve sirkeye ferahlatıcı hoş kokusunu veren maddedir.

Yapılışı Tabii sirke, elma veya üzüm suyunun 15 gün kadar bir kapta üstüne tülbent örtülerek bekletilmesi ve süzülmesiyle elde edilir. Böylece meyve kalıntılarından arındırılır. Hava almasına imkân vermeyen şişelere tam dolacak şekilde aktarıldıktan sonra serin, loş ve güneş ışığı almayan bir mekânda saklanır.

Kullanıldığı yerler Sirkenin tam bir şifa kaynağı olduğu günümüzde anlaşılmıştır ve hayatımız için önem arz eden çok sayıda mineral ve vitaminleri ihtiva ettiği bilinmektedir. Şifa amacıyla kullanmak için; bir bardak suya 2 tatlı kaşığı elma sirkesi ve 1-2 tatlı kaşığı bal katarak, günde 3 defa, mümkünse yemeklerden önce (fazla kilo problemi için de etkili olan elma sirkesi bu amaçla kullanılacaktır mutlaka) alınmalıdır. Yine her sabah aç karına bir defa alırsak sağlığımızı korumada faydalıdır. Sirkeyi salatalarda, çorbalarda vs aroma vermek ve iştah açmak için de kullanabiliriz. Sağlığımıza faydaları ‘ Sirke asidi normal dozlarda dahi mikrop öldürücü özelliğe sahiptir. Bu sebeple bazı salğın hastalıklara karşı tıbbi ve ciddi bir tedbir olarak hep tavsiye edilir. ‘ Yine bağışıklık sistemini güçlendirerek nezle, grip, boğaz ağrıları gibi enfeksiyonlara yakalanmayı engeller. ‘¢ Sirke sindirimi kolaylaştırır. Hazımsızlığa iyi gelir. İştahı açar. Bu sebeple birçok yemek ve salatalarda tat ve çeşni için kullanılır. ‘ Ayrıca barsak gazına ve kabızlığa iyi gelir. ‘ Sirke mide hararetini giderir. Safrayı keser. Safra rahatsızlıklarına iyi gelir ve safra akıntısını tanzim eder. ‘ Kalp ve sinirleri kuvvetlendirmede düzenli olarak elma sirkesi’”bal karışımı alınması tavsiye edilir. Yine bu karışım muhtevasında olan A ve diğer vitaminlerle görmeyi keskinleştirir. ‘ Sirke kandaki kolesterolu düşürerek kalp ve damar hastalıklarına karşı koruyucu rol oynar. İçerdiği doğal asitler ve enzimlerle kanın daha sağlıklı ve ince akmasını sağlar. ‘¢ Elma sirkesi yüksek miktarda kalsiyum, yani kemik ve dişler başta olmak üzere insan vücudunun en temel minerallerinden birini ihtiva etmektedir. Böylece kemikleri mineral bakımından zenginleştirerek osteoporozu (kemik erimesi) önler. ‘ Kadınlarda adet ağrılarına ve anormal akıntılara karşı tesirlidir. ‘ Sirkeyle soğuk su friksiyonları en zararsız ateş düşürücü, keza vücuda sükûnet ve ferahlık veren bir tatbikat olur. ‘ Egzama ve yaralara sürülürse büyük ölçüde şifa etkisi vardır. ‘ Başta damarlar, karaciğer, böbrekler olmak üzere vücudu toksinlerden (zehirli atık maddeler) arındırır, yağlı ‘“ mukus kalıntılarını parçalar. ‘ İdrar yolları enfeksiyonlarında, sindirim bozukluklarında, kramplarda, yaban arısı sokmalarında, saçta kepekte, uyku bozukluklarında, kulak çınlamasında da kullanılır. …

Prof Dr. Sefa SAYGILI
.

Saturday, September 03, 2011

Amman'da Ramazan, Izmir'de bayram!

Amman'da basladigimiz Mubarek Ramazani Izmir'de bitirdik, nasil tatli bir misafirmis, daha doyamadan gitti, seneye omrumuz olursa ayni vakitte bulusmak uzere sozlesip ayrildi bizden...



Canim babacigim ve annecigimin rahatsizliklariyla gecirdigimiz uzuntulu bir bayram olsa da, hastaneleri gordukten sonra halimize sukredip, birlikte omanin tadini cikarmaya calisiyoruz.
Fazla yazamayacagim ama paylasmadan da edemedim, cok sukur ailemleyim, 6 senelik memleket hasretimizi de giderecegiz cok sukur. Rize'nin guzelim daglarina, yemyesil yaylalarina kucuk bir gezi yapip Amman'a donucez, ayrintilar o zaman. Turkiye ziyareti benim icin hep heyecanli, hep yogun, hep mesgul gunler demek... Kalabalik bir ailede olmanin tadini cikarmaya calisip, gorusemedigimiz vakitlerin acisini cikardigimiz gece muhabbetleri demek, sevdiklerimle gorusup mutlu oldugum zamanlar demek, Allah gurbette olup sevdiklerini ozleyen tum dostlarima da nasip etsin insallah. Manzaralar Izmir'den. Meshur bizans kalintilari, AGORA'dan, digerleri'de masmavi deniziyle cesme, alacati'dan...

Sunday, August 21, 2011

Amman'da Ramazan ve Zeytinyagli Enginar

Ramazanin 21'i olmus. Nasil gectigini anlamadigim bir Ramazan geciriyorum. Gecen dusunuyordum da, keske sende iki kere Ramazan olsa... Oyle guzel mubarek bir ay ki.. Ne yazik ki Izmire nazaran burda Ramazan havasi cok daha guzel hissediliyor. Diger sehirleri bilmem ama Izmirden aldigim havalar ne yazik ki Ramazanin alelade gunler gibi gectigi, oruc tutmayanlarin tutanlara saygi bile gostermedigi bir ay olarak geciyormus.



Burada en buyuk alisveris Malllerindeki dukkanlar bile saat besten sonra tek tek kapanmaya basliyor, iftardan bir saat once sokaklardaki dukkanlar kepenkleri indirmeye basliyor, iftara dakikalar kala sokaklar terkedilmis, dukkanlar kapatilmis, sanki herkes evinde iftar sofrasinda eli duada bekliyor gibi bir hal. Butun gun kapali olan restoranlar iftar icin acilmis, hatta bazilari dolmus, yer kalmamis.Iftardan sonra bir teravih telasi, gene sokaklarda arabalar, camilerin onunde park yeri ariyanlar veya yaya olarak en yakin camiye teravihe yetismeye calisanlar, kadin erkek coluk cocuk herkeste guzel bir telas...

Teravihin hemen sonrasinda iftar oncesi kapanan butun dukkanlar tekrar acilmaya basliyor, sanki saat gece 10. 10 bucuk degil de, haeln 7-8 gibi... Bir kalabalik, trafik sikisikligi, tatlicilarda kuyruklar.. Urdunde Ramazanda gece hayati cok yogunlasiyor :) Saat 12lere kadar dukkanlar acik oluyor. Sonra gece Ramazan davulcusu ve soyledigi manilerle uyanabilirsiniz. Guzel bir sahur telasesi, arkadan hatim yetistirmek icin okunan Kuran ile birlikte yeni bir Ramazan gunune basliyoruz. Iste boyle Amman'da Ramazanlar... Cocullarimin ikindi den aksam ezanina kadar olan oruclari, oglumun yemegini guzelce yiyip sonra ben orucum demesi, aksam teravih sonrasi sofrada meyvamizi yerken 'hadi biza ramazan hikayesi anlat' diye babalarindan ramazan hatiralari dinleyisleri, alisveris merkezlerindeki en avrupai kiyafet magazalarina girdigimizde bile Kuran sesiyle kulaklarimizin pasinin silinmesi... Bunlarda gulumseten guzellikler benim icin...
Simdi sira bu leziz tarifimize gelelim. Ramazanda verdigimiz iftar sofralarinin resimlerini cekebilmek isterdim, sizlerle paylasmak istedigim tarifler vardi ama bir dahaki sefere artik.


Bu zeytinyagli enginar benim annemin kalsik tarifidir, bu sefer gercekten cok guzel oldu, misafirlerde cok begendiler, hatta cocuklarimda cok begenince gercekten guzel olduguna kanaat getirdim.
Elinizdeki enginar koklerini tencereye diziyorsunuz. Ben dondurulmus kullandim. Sonra enginar miktarina gore, 1-2 patates ve 1-2 havucu kucuk kup kup dogruyorsunuz, bezelyeleri de ilave ediyorsunuz bir br. kadar. 3-4 tane taze sogan ve 3-4 dal dereotunuda ince dograyip ilave ediyoruz. Bir limon sikiyoruz tuz ve zeytinyagi ilave ediyoruz, guzelce karipstirip enginarlarin uzerine dolduruyoruz. 2 cay br. kadar su gezdirip ocakta kisik ateste pisiriyoruz. havuc ve patatesin tadina bakip pistigine kanaat getirince altini kapatiyoruz. Isterseniz benim gibi uzerine tekrar zeytinyagi ve limon suyu gezdirip, kiyilmis dereotu ile susleyebilirsiniz. Afiyet olsun.

Friday, August 05, 2011

Ramazan Keriim-2



"...Adam harcamak kolaydır, kazanmak zor; öldürmek kolaydır, yaşatmak zor; yakıp yıkmak kolaydır, yapmak ve onarmak zor; dargınlık düşmanlık kolaydır, sevmek ve dostluk kurmak zor!


Biz zor ve zahmetli de olsa, Allah`ın razı ve hoşnut olacağı yolu seçmeliyiz.Bir insanın doğru yola gelmesi, hidayete ermesi çok önemli bir olaydır. , kıymetine paha biçilmez, dünyalar değer...Siz bu huzur ve mutluluk veren ise koşun, bu yüce gaye için çalışın ki en büyük sevapları en yüksek manevi makamları kazanın...."

"...Geliniz bu Ramazan`ı çok iyi değerlendirelim; Hem kendimiz, ibadet ve taate, hayrat ve hasenata girişmekle, hem de başkalarını hak yola çekmekle...Onlara hediylere vererek, kitapla, dergiler okutarak, vaazlara, sohbetlere götürerek, ziyaretlere, iftarlara çağırarak, özel konuşmalarla ikna ederek, tefekküre sevk ederek, severek ve sayarak...

Gençler ve yaşlılar, kadınlar ve erkekler olarak her biriniz bu Ramazan, en aşağı on kişiyi kazanmaya çalışmalısınız. Allah üstün muvaffakiyet versin, Ramazan-ı Şerifiniz mübarek olsun..."

Prof. M. Es`ad Coşan...Kadin ve Aile..Mart 1990

RAMAZAN KERIIIM!

Bu ara cocuklarimizin agzina dolanan kelime, RAMAZAN Keriiim... Televizyonda izledikleri cizgifilm kanalinda Ramazan basladigindan beri soylenen cumleyi tekrar edip duruyorlar, arada da bana soruyorlar, " anne, ramazan keriim ne demek?" Musluman ulkede yasamanin guzellikleri bunlar olsa gerek, birde esimin is saatlerinin Ramazan dolayisiyla azaltilmasi, ve amerikada yilbasinda nasil susleniyorsa evler, burda da insanlarin evlerinin camlarini, balkonlarini isikli ramazan susleri ile suslemesi, iftara yakin saatlerde butun magazalarin kapanmasi, yollarin bosalmasi, teravih vakti, camilere yetismek icin, trafikteki hareketliligi de sayarsak, baya bir Ramazan havasi yasaniyor elhamdulillah. Bu resimde kizimla yaptigimiz Hosgeldin Ramazan resmi :)


Ramazaniniz mubarek olsun!!!

Tum doslarim, sevdiklerim, blogumu takip eden arkadaslar, Allah'tan hepimize hakkiyla gecirilmis, ve sonuna affedilmis olarak ulasacagimiz, bereketli, feyizli ramazanlar diliyorum, sevgilerimle.

Friday, July 29, 2011

Bir zamanlar, Utahta..




Amman 'da sicak bir yaz gununde bu resimler cok serinletici geldi :) sizlerle de paylasmak istedim. Cok sukur klimali bir evimiz var, yoksa burada cok fazla klimali ev yok, Urdun'de daha yeni yayginlasan bir alet. Ve cok sukur Amman daglik ve yuksek bir yer oldugu icin bekledigimizden cok daha serin memleket cikti. Benim icin ise burada yasamanin maddi guzellikleri yaninda, en sevindigim sey, cocuklarimin aldigi dini egitim, arapca ogreniyor olmamiz ve samimi dostluklar...

Annemin pişisi, hashaslisi ve meshur pogacasi...

Hani bazi tadlar vardir, sadece anneniz yapinca guzel olur, sizde ayni tarifi yaparsiniz ama anne kokusu, anne eli degmedigi icin midir nedir, ayni tad yoktur, tuzu eksik yemek gibi icinde sanki birseyler eksiktir. Benim gibi super yemek yapan bir anneniz varsa, o zaman tabii is daha da zorlasiyor. Benim annemin farki heralde yaptigi yemeklere sevgisini fazla katmasi, gece birde yatmaya giderken kardesim makarna isteyince yolundan geri donup, makarnasini yapip, onune getirip, sonra uyuyan bir anne... Yillar once gece film izlerken canimiz taze fasulye cektiginde, annemin bu saate olur mu demeden, usenmeden, bizim icin yapip getirdigini hatirlarim... Keske bize biraz daha kiysaydin, bu kadar iyi olmasaydin anne, o zaman seni bu kadar sevmezdik, bu kadar ozlemezdik belki :) Annelik hakkinda ne yazsam bos, insan anne olmanin degerini, anlamini ancak anne olunca, hatta dogum sancilari baslar baslamaz anliyor. Demek bu yuzden anne hakki odenmezmis diyor kendi kendine... Ya da artik otuz yasina gelsenizde halen annenizin yavrusu olmak, cocugu olmak, bazen annenize annelik yapmak, bazen de sadece arkadas olmak, iki arkadas gibi muhabbet etmek... Butun bu guzel duygular icin Allah sonsuz sukrediyorum. Iyi ki varsin annecim....
Bu guzel tarifler de, annemin amerikada bizi ziyarete geldikce bizim icin yaptigi leziz mamislerden bazilari, kizim pisi resimlerini gorur gormez anne bunlarda yapar misin diye basladi. Annemin ki gibi olmaz ama yapmaya soz verdim, kilo problemi olmayanlara siddetle tavsiye ederim, firindan aldiginiz ekmek hamurunu acip, istediginiz ic harcini koyup, yagda kizartip pecete uzerine alin, sade yaptiklarinizi haslanmis yumurta ile tavsiye ederim, cocuklar icin de sopa seklinde yapinca yemesi rahat oluyor,pogaca ve hashasli tarifleri daha sonraya kalsin,

Ramazaniniz mubarek olsun, Islam alemine hayirlar getirsin, ailenize huzur mutluluk getirsin, bayrama affedilmis bir kul olarak ulasmak duasiyla, sevgilerimle...

Monday, July 18, 2011

WADI RUM...

Vadiram colu, gezimizin en guzel parcasiydi bizim icin... Ve de en macerali olani... Colun ortasinda arabasiz, cekmeyen telefonlarla, elektriksiz bedevi cadirlarinda, ve de cadirlara bakan bir kisi haric kimsenin olmadigi sahrada tek basimiza kaldigimizi soylersem sebebini sizde tahmin edersiniz... Ama tahmin ettigimizden guzel, ve cok sukur aklimiza gelenlerin basimiza gelmedigi :) yorucu ve zevkli bir gezi oldu.

Vadiram unlu ingiliz ajani Lawrencenin filmi ile unlenmis, ve hatta onun durup su ictigi bir yeri bile gezerken gosterdikleri, dunyanin unlu sahralarindan birisi... Buraya yolu dusenlerin bence mutlaka gitmesi gereken bir yer, ve hatta bir gece kalip gunesin batisini, gece issiz colde yildizlari ve gunesin dogusunu izleyip tefekkure dalmak icin tavsiye ederim. Ozellikle bedevi cadirinda aksam yemegi icinde anlastigimiz icin, akla hayale gelmeyecek tahminler yapiyorduk, yilan dolmasi gibi :) Lakin onumuze koca bir tepsi maklube gelince biran gozlerimize inanamadik desem yeridir :) Ozellikle erkek kardesimin sevinci yuzunden okunuyordu :)

Afiyetle yedik, yildizlarin altinda yatsi namazimizi kilip, soguk ve bol sekerli bedevi cayinin tadina baktik ve cadirlara uyumaya gectik, burdan sonra da hersey guzel gidecekti ki gece saat uc te sivrisineklerin saldirisina ugrayana dek. Siz gelirseniz sakin sinekkovunuzu almayi unutmak gibi bir hata yapmayin, yoksa benim gibi sabaha kadar kulaginiza yanaginiza tokat atarak, kucucuk fenerle sinek arayarak geceyi gecirebilirsiniz :) yada sicaga dayanip ortuyu butun kafaniza orterek uyuyacaksiniz, artik bas edemeyince oyle yaptim, bir yandan da yanimda yatan kizimin ustu acilmasin diye cabalayarak sabaha erdik cok sukur. hepinize sineksiz hayirli geceler! Safari arabalarindan biri, belli fiyata anlasiyorsunuz ve sizi bu arabalarla colde gezdirip, eger colde kalacaksaniz, kalacaginiz cadirlara goturuyorlar, sabahta arabaniza geri getiriyorlar.


Colde safari yaparken...


Araba kumlara saplandi, sofor hizli viteste geri gelip tekrar hizla kum yiginlarini asmaya calisirken,bizde yalinayak kum tepelerine tirmanmaya calisip, manzarayi seyredek dinlendik, en sonunda tepeden kumlardan asagi hizla kosmak da cok eglenceliydi.


Bir col manzarasi daha...


Eski insanlardan kalma yazilar... Amerikada da benzer tasvirleri gormustuk.


Iste colun ortasinda kaldigimiz cadirlar. En son develerin ustunde yaptigimiz safari de guzel bir ani olarak kaldi hatiramizda... Deveye binmek bana cok ibretli geldi, hele o kalkis ve oturus sirasindaki sarsinti bizim gibi aliskin olmayanlari korkutabilir ama sonra mubarek hayvan oyle tatli gidiyor ki :)


Vadirumdaki macerali gecemizden sonra geldik buranin tek deniz kiyisi olan akabe sehrine, hadi orayi da bir dahaki yazimiza birakalim, zira orda da ilginc manzalar ile karsilastik :) sevgilerimle.



Saturday, July 16, 2011

PETRA

Petra dunyanin yeni yedi harikasindan biri secildiginden beri baya unlenmis, turistlerin ziyaretci akinina ugrayan, Nebatilerin, bir rivayete gore suayb as'in kavminin akrabalarinin devasav kayayi oyarak yaptiklari antik bir kent. Bazi kisimlarinin altinda gizli bolmelerde kral mezarlari bulunmus. Isterseniz bir kismini at uzerinde, bir kismini da at arabalariyla gidebilecegiz kisim, dev kanyonlarin arasindan geciyor.


Biz yurumeyi tercih edince iste ayaklarimiz bu hale geldi :)

Oglum tasa topraga bayildigi icin halinden pek memnundu, rahatsiz eden sadece sicak ve gunes oldu, kizimin kucak istiyorum, ata binelim, yoruldum nidalari arasinda 40dk. lik bir yuruyusten sonra petraya vardik.




Bu kanyonlar bana Utahta gezdigimiz kanyonlari hatirlatti, burada da benzer manzaralar vardi, bu kanyonlarin arasindaki daracik yoldan ilerleyip Petraya variyorsunuz.

Ve sonunda o manzara ile karsilastik, bu koca kayayi nasil bu kadar duzgun ve simetrik oyup bu hale getirmisler insan akli almiyor.


Petra macerasinin sonunda yavrularimin hali :) Sicak hava ve kanyondaki uzun yuruyus ve su stogumuzun bitmesi, bizimkilerin hararet yapmasina sebep oldu :)


Petranin ilerisinde de bu oyma devasav kral mezarlari devam ediyor.


Petradan bir manzara daha, ve bu manzara ile bu gezimizin sonuna geldik, biz buradan buranin cok unlu colu Vadirum'a gectik, oradaki maceralarimizda bir dahaki maile :) sevgiler.

Tuesday, July 12, 2011

BERAT GECESI GELIYOR, MUBAREK OLSUN!




Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyurdular ki:

"Sa'ban ayinin on besinci gecesi (beraet) gecesi oldugu zaman, gecesinde ibadete kalkin ve o gecenin gunduzu (on besinci gunu)nde oruc tutunuz. Cunku o gece gunes batinca Allahu Teala o andan fecir oluncaya kadar:

'Benden magfiret dileyen yok mu, onu magfiret edeyim.
Benden rizik isteyen yok mu, onu riziklandirayim.
Belaya ugramis (ve benden afiyet isteyen) yok mu, ona afiyet vereyim.

Fecir doguncaya (sabah namazinin vaktine) kadar soyle olan yok mu? Boyle olan yok mu?' buyurur."

Hasan-i Basri hazretleri Sa'ban ayinin yarisinda (Beraet gecesinde) evinden disariya cikmisti. Sanki yuzunde, bir kabre defnolunmus, sonra cikarilmis kimsenin yuz ifadesi vardi. Bu hal ona soruldu. O soyle cevap verdi:

"Vallahi, benim basima gelen, denizde gemisi batan kimsenin basina gelen felaketten daha buyuktur." Neden?" diye sorulunca soyle dedi:

"Ben gunahlarimin oldugunu yakinen biliyorum. Fakat sevaplarimdan korkuyorum; acaba kabul mu olunacak, yoksa kabul olunmayip red mi olunacak? bilmiyorum.


Hz. Aise validemiz (r.anha) buyurdular ki; Sa'ban-i Serif'in on besinci gecesinde Resulullah (s.a.v) benim yanimdan sessizce ayrilmisti. Resulullahin (s.a.v) baska bir haniminin yanina gittigini zannettim. Odanin icinde Resullah'i (s.a.v) ararken elim, mubarek ayagina degdi. O secdede dua ediyordu...Resulullah sabaha kadar ayakta ve oturarak ibadete devam ettiler. Ayaklari sismisti. Ben hem ayaklarini ovuyor, hem de soyle diyordum:

"Anam babam sana feda olsun, ya Resulullah! Allahu Teala senin gecmis ve gelecek gunahlarini bagislamadi mi? Allahu Teala sana soyle yapmadi mi? Oyle degil mi. oyle degil mi?" Resulullah (s.a.v),

"Ey Aise! Ben sukredici kul olmayayim mi? Ey Aise, sen bu gecede ne oldugunu bilir misin?" buyurdu.
Ben, "Bu gecede ne vardir, ya Resulullah?" dedim. Buyurdular ki:

"Bu sene icinde dogacak her cocuk, olecek olan her kisi deftere yazilir, bu gecede riziklari indirilir, amelleri ve fiilleri (ibadetleri ve isleri) Allah'a arz olunur".

Beraet gecesinin hususiyetlerinde bazilari:

Hikmetli her is bu gecede ayirt edilir.
Bu gecede ibadet etmek cok faziletlidir.
Peygamber Efendimiz )s.a.v) buyurdular ki:

"Her kim bu gece yuz rek'at namaz kilarsa, Allahu Teala ona yuz melek gonderir. Bunlardan otuzu ona cenneti mujdeler, otuzu cehennem azabindan emniyette oldugunu soyler, otuzu da dunya afetlerini ondan geri cevirir.On melek de o kimseyi seytanin tuzaklarindan muhafaza eder."

Diger bir hadis-i serif'te:

"Kim su bes geceyi ihya ederse o kimseye cennet vacib olur: (Arefeden onceki) Terviye gecesi, arefe gecesi, Kurban Bayrami gecesi, Ramazan Bayrami gecesi, Saban'in on besinci gecesi."


Bu gecede rahmet iner. Hadis-i serif'te "Sa'ban ayinin yarisinin oldugu gece Allahu Teala (nin rahmeti) dunya semasina iner..."buyuruldu.
Mu'minler magfiret olunur, gunahlari bagislanir.
Resulullah Efendimize (s.a.v) tam sefaat salahiyeti verilmistir.
Peygamber Efendimiz Sa'ban'in on ucuncu gecesinde Allahu Teala'dan ummeti icin sefaat istedi. Allahu Teala ummetinin ucte biri icin sefaat izni verdi.
On dorduncu gecesi kalan ummeti icin sefaat izni istedi.Allahu Teala ummetinin ucte ikisine sefaat izni verdi.
On besinci gecesi kalan ummeti icin sefaat izni istedi.Allahu Teala devenin sahibinden kactigi gibi Allahu Teala'dan kacan haric ummetinin tamamina sefaat etme izni verdi.
Bu gecede zemzem suyunun acik bir sekilde artmasi Allahu Teala'nin bir sunnetidir.Burada ilahi ilimlerin hakikat ehlinin kalbinde artacagina isaret vardir.
Hadis-i Serif:
"Muhakkak Allahu Teala Sa'ban ayinin yarisinin (on besinci) gecesinde dunya semasina tecelli eder ve Beni Kelb kabilesinin koyunlarinin killarindan daha cok gunahi bagislar"

Iyi is, guzel amel yapanlara daha guzeli ve daha fazlasiyla karsilik vardir. Yuzlerine ne kara bulasir, ne de asagilanirlar.Cennet ehli iste bunlardir.Orada ebedi kalacaklardir. (Yunus Suresi Ayet 26)




Sizlerle ogrendigim bu guzel bilgileri paylasiyorum ki belki birilerinin ogrenip uygulamasina vesile olurum diye :) KANDILINIZ MUBAREK OLSUN, RABBIM BU SENE ICIN DEFTERIMIZE HAYIRLAR YAZSIN DUASIYLA...


Tuesday, July 05, 2011

OLUDENIZ...

Petra'ya giderken oludenizin kenarindan gectik. Meshur Lut kavminin helak oldugu yerler. Ibretlik manzaralar bize tekrar Rabbimizin azametini hatirlatti. Lut kavmi yaptiklari rezillik yuzunden uc farkli helak ile yok edilmis, feyzun furkan mealinden okumanizi tavsiye ederim.

Bu resimde dikili duran asagida da yakin cekim resmi olan kaya parcasinin Lut as'in karisi oldugu iddia ediliyor, donup arkasina bakinda orada helak edilen karisinin taslasmis hali. Dogru oldugunu bilemem ama ben arkasina bakan, yurume pozisyonunda bir kadin sekline benzettim gercekten...

Iki hafta once beni hava alaninda sevinc komasina sokan, guzel surprizi ile hepimizi sevindiren kardesime buradan da tesekkur ediyorum, erkek kardesimi ugurladik ama kiz kardesimle arapca ogrenme meratonuna girdik, bu sebeple bu aralar yogun geciyor, Gecen hafta yaptigimiz petra gezisini bir dahaki sefere paylasmak umidiyle, herkese sevgiler.