Monday, November 26, 2007

KAKAOLU KURABIYE

Gecenlerde bir yemek dergisine bakarken kapaktaki kakaolu kurabiyelerden canim cekti, bloglarda biraz dolasip, bir tarifi gozume kestirdim, denedim ve cok memnun kaldim. Ben tarifi Ufuk Mutfaktadan aldim, gerci O da tarifi pastaci-burcunun blogundan almis :) Ben tarifi buraya da yazacagim, denemek isteyenlere kolaylik olsundiye. Sade kurabiyeleri fazla sevmedigim icin, ben bademle susledim ama bademlerin bir kismi pisen kurabiyelerden dustuler. Bir dahaki denememde erimis cikolataya yarisini batirip, sonra file bademe batiracagim. Aslinda cikolatay batirmayi denedim ama cikolatayi eritemedim tam olarak, meger puf noktasi cikolatanin icine birazda yag ilave etmek gerekiyormus.

Malzemelerimiz:

250 gr tereyağı (oda sıcaklığında),6 çorba kaşığı (tepeleme) pudra şekeri,6 çorba kaşığı kakao,2 adet yumurta,1 çay kaşığı karbonat,3,5 su bardağı un.



Tüm malzemeyi karıştırip yoguruyoruz,ustünü nemli bir bezle örterek 10-15 dk dinlendirip, nişasta serptiğimiz tezgahta merdane yardımı ile yarım cm kalınlığında acip, istegimiz kalipla, yoksa çay bardağı yardımı ile yada bıçakla karelere bölerek kesiyoruz.Önceden 180 derecede ısıtılmış fırında 15-20 dakika kadar pişiriyoruz. Afiyet olsun.


Bu kaliplari da indirimden almistim, aylardir kullanilmayi bekliyorlardi, bu hamurla denedim, cok eglenceli oldu. Yapmasi da yemesi de :)


Firinda Trout(Alabalik)

Bayadir keklerden kurabiyelerden baska yemek tarifi koymadigimi farkettim. Burada trout isminde bizim alabaliga karsilik gelen bir balik turu satiliyor, tabii ki tat olarak bizim alabaliklarla hele de karadenizde yedigimiz koy tereyaginda pisirilmis alabaliklarla asla kiyas olmaz. Burada en cok tercih ettigimiz balik somon. Diger beyaz etli baliklar bana firinda lezzetli gelmiyor, kizartmak gerekiyor. Bir Izmirli olarak En cok ozledigim tatlardan birisi firinda eger disarida yiyorsak izgara levrek. Deniz kiyisinda yasayan arkadaslar, taze baligin tadini cikarin derim, hem en sagliklisi, hem de gercekten taze ve leziiizz :)
Simdi bizim baliklari bu kadar ovunce kimsenin icinden trout denemek gelmeyecek heralde ama bengene de yurtdisindaki arkadaslara tavsiye ederim, tatlisu baligi oldugu icin, hafif bir kokusu oluyor sanki, ama ben gene de begendim. Birde resimde gordugunuz baharati baliklara kullaniyorum, ismi lemon pepper, baliga cok yakisiyor, denemenizi tavsiye ederim arkadaslar.

Hangi balik olursa olsun somon veya baska bu benim klasik balik pisirme seklim. Borcama once ince halka soganlari diziyorum, uzerine baliklari veya parca baliklari koyuyorum. bahatar ve zeytinyagi ile harmanladigim patatesi koyuyorum, kalan soganlari da ekleyip, borcamin uzerini aliminyum folyo ile kapatip, firinliyorum.

Gecen yaptigimda aliminyum folyo zararli olabilir diye biraz su ilav edip uzerini kapamadan pisirdim, tahmin ettigim gibi balik kurumadi, hatta hafif kizarmis daha lezzetli geldi. Ama onemli olna yeterince pisirmek fazla pisen balik kuru oluyor ve lezzeti azaliyor, ben galiba yarim saat gibi 390-400F da pisirdim. Biz afiyetle yedik, sizede afiyet olsun...

Thursday, November 15, 2007

Meyva Cicekler, Kabak Tatlisi

Resimdekini cicek demeti zannetmeyin arkadaslar, o bir meyva sepeti :) Bana geldigini de zannetmeyin :( karsi komsuya gelen bir dogumgunu hediyesi. Komsu evde olmayinca paketi getiren kisi emaneten bize birakti. Camdan arabayi ve buketi gormustum, televizyonda da izlemistim, yakindan gormeyi istemistim, cok gonulden istemisim heralde, paket bize gelince cok sasirdim.
Resimlerini sizlerle paylasmak istedim; sari cicekler ananas, uzerlerindeki toplar kavundan, siyah taneler uzum, cilekleri yarip icine beyaz seker koymuslar, altina da sap olarak kivi dilimleri...

Aslinda denebilir arkadaslar, cok da zor birsey degil, meyva sevmeyenlere bile yedirtecek bir manzara.

Kabagin ilk hali ve son hali...
Burada cadilar bayrami (hallowen) sebebiyle butun magazalarin onu satilik kabaklarla doluydu. Amerikalilar iclerini oyup uzerine cesitli sekiller yapip sus amacli kapilarinin onune koyuyorlar, sonrada muhtemelen atiyorlar. Baya bir kabak eglence icin israf edilirken biz bir tanesini kurtardik :) Kabagin icini temizleyip, kabugunu ince soyup, istedigim buyuklukte dilimliyorum, her dilimin uzerine buyuklugune gore 1 tatli kasisi yada yemek ks. seker koyup ocaga koyuyorum, serbetini fazla istiyorsam, yarim cay bardagi kadar su ilave ediyorum, kaynamaya baslar baslamaz altini en kisiga getirip kabaklar yumusayana dek pisiriyorum, bol cevizle servis yapiyorum. Birde unutmazsam karanfil atiyorum birkac tane.

Aslinda farkli tarifler denemek istedim ama kabakla cok fazla tarif bulamadim, bulduklarimda klasik tatli tarifinden daha cazip gelmedi, eger guzel tarifleriniz varsa bu kabakla yapilan paylasirsaniz sevinirim arkadaslar. Herkese bol selam...

Friday, November 09, 2007

Baby Shower

Bir iki haftadir gunler yogun geciyor benim icin. Bir kina, gecesi, iki dugun ve bir baby shower. Benim icin sagolsun Hulya arkadasimin duzenledigi baby shower bu haftanin son etkinligiydi. Arkadaslarla guzel bir gun gecirdik, suslemeler, oyunlar, hediyeler, ikramlar... Emegi gecen tum arkadaslarima ozellikle organize eden Hulya'ya tekrar buradan cok tesekkur ediyorum.

Insan sevdiklerinden uzakta, gubette yasamaya baslayinca buradaki arkadasliklar daha bir kuvvetli oluyor, birlikte gecirilen vakitler daha bir lezzetli keyifli oluyor gercekten. Yapilan hos muhabbetlere, lezzetli tariflerde eslik edince daha da bir guzel oluyor :)

Baby shower'da yapan arkadaslardan izin alarak fotograflarini cektigim tarifleri sizinle paylasiyorum arkadaslar. Hulya cok lezzetli kakaolu, herkesin tarifini sordugu bir pasta yapmisti, blogunda paylasacagini bildigim icin ben diger tarifleri koyuyorum.Herkesin cok begendigi, amerikali komsumunda tariflerini istedigi salatalar hem hafif hem lezzetli. Deniz'in yaptigi patates salatasi tarifi, haslanmis pure yapilmis patates, rendelenmis salatalik, yogurt ve ezilmis sarimsakla yapiliyor. Tum malzemeleri guzelce karistirip borcama yayiyoruz, uzerine de bol kirmizi biber serpiyoruz.
Ikinci tarifimiz Muzeyyen'in yaptigi pirinc salatasi tarifi. Haslanmis pirinc, taze sogan, minik dogranmis salatalik tursusu, bezelye, misir ve rende havuc ile yapiliyor. Sos olarak zeytinyagi, tuz ve karabiber koyuluyor. Ben iki tarifi de cok begendim, ama olculeri kesin nasil bilmiyorum, herkes agiz tadina gore olculeri degistirebilir, ama bu salatanin asil lezzetini taze sogan ve tursunun verdigini ogrendim, denemenizi tavsiye ederim arkadaslar...

Monday, November 05, 2007

Izmir'den manzaralar

Turkiye'den kardesimin cektigi birbirinden guzel cicek ve meyva manzaralarini koymadan edemedim. Biz burda soguk, kar yagiyor derken, izmir'de halen rengarenk cicekler guller acmaya devam ediyor, bu arada bahcemizdeki ayvalarda baya buyumus, burda tanesine 1 bucuk iki dolar verip aldigimiz ayva ve nari, bizimkiler dalindan koparip yiyorlar.
Ulkemizin bir guzelligi de bu zaten, hersey bol bereketli, taneyle degil kiloyla. Buraya gelince insan vataninda herseyin nasil bol oldugunu ,pazarlardan taze taze alisveris yapmanin guzelligini daha iyi anliyor. Yandaki de kusumuz Tuti :)























Birde ayvanin aslinda kirilip yendigini, bicak degen ayvanin suyunu cektigi ogrendim. Henuz denemedim ama ayva aldigimizda deneyecegim bende. Deneyen olursa yorumlarini beklerim. Herkese Utah'tan selamlar.

Friday, November 02, 2007

Bruksel lahanasi, cicek ekmek

Bruksel lahanasinin faydalari saymakla bitmeye dursun, (Kansızlığı giderir. İdrar söktürür. Vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Mide ve bağırsak yaralarını yumuşatır. Kabızlığı giderir. Kandaki şeker miktarını düşürür. Vücudu hastalıklara ve kansere karşı korur. Göğüs ucu çatlaklarını giderir. Sarılık ve safra kesesi hastalıkları için iyidir. Astımda faydalıdır. Romatizma, siyatik, lumbago ve Apsede yararlıdır. Ses kısıklığını giderir. İştah açar. Guatr olanlar yememelidir.)ozellikle kansere karsi brokoli gibi cok faydali bir sebze oldugu da bir ara baya gundemdeydi. Bende genellikle cok az suda haslayip, ya sarimsak tuz, limonsuyu ve zeytinyagi ile hazirladigim sosla salata olarak yapiyorum, yada az sarimsakli yogurtla karistirarak. Aslinda soslu tarifi yapacaktim ama evde limon kalmadigini farkedince yogurtlu tarifi yaptim.
Bu arada icindeki faydali maddelerin cogunun haslanilan suya gectigini dusunursek ne kadar az suda haslarsak o kadar iyi, birde ben kalan suyu da sosa ilave ediyorum, boylece degerlenmis oluyor.biz cok severek yedik, tavsiye ederim arkadaslar.

Bazen cok ozenerek yaptigim bir tarif husranla sonuclanirken, alelade hizlica yaptigim biri cok lezzetli oluyor. Bu ekmekte oyle oldu. Daha onceki ozene bezene yaptigim ekmeklerin yaninda tam notu bu aldi. Bizde ekmek hemen tukenmiyor, sutle yaptigim zaman ekmek hemen ertesi gune bayatliyor, ama bu ekmekte oldugu gibi sirf suyla yaptigim ekmeklerin daha uzun sure taze kaldigini ve sutluler kadar ufalanmadigini farkettim. Firindan cikar cikmaz temiz havlu peceteye yada mutfak bezine sarip, uzerine poset ortuyorum, hem sicak kaliyor, hemde yumusacik oluyor. Tarif ise klasik ekmek tarifi, 1 bucuk kap su, 1 yemek ks. tuz, 1 yemek ks. seker, 1 yemek ks. maya, 3 kap un ( bir kabi tam bugdayunu) birer yemek ks. corekotu ve keten tohumu. Ekmek makinesine sirasiyla malzemeleri koyup, hamur yapma ayarinda calistiriyorum, sonra elime biraz yag dokup hamuru aliyorum, sekil verip yuvarlak kaliba diziyorum, uzerine su surup baharak karisimi serptim. 380 F da pisirdim, afiyet olsun...

Friday, October 19, 2007

Etli,sebzeli pilav (maklube)

Bakim bekleyen on bahcede soguyan havalara inat kendisine ibretle bakilmasini bekleyen sirin bir cicek...

Dun soguk havaya ragmen kizimin heyecanla kosusturmasina ve cigliklarina dayanamayip biraz dolastik. Bu sene kar ve soguk erken geldi Utah'a. Izmirli biri olarak her kis kar yagmasi icin dua ederdim, simdi burada arasira karin yagisini ilerken o gunleri animsiyorum. Ne cook sevinirdik, heyecanla eldivenlerimizi giyp catiya cikar, 3-5 cm. yi gecmeyen karin tadini cocuk heyecaniyla cikarirdik. Maziyi biraz yad ettikten donra gelelim tarifimize.

Bu hafta etli sebzeli pilav bir diger adiyla maklube diye gecen bir lubnan yemegini denemeye karar verdim. Internette yaptigim kisa bir tarif arastirmasiyla ise koyuldum. Bazi arkadaslar patlicanli. bazilari patatesli, bazilari patates ve havucla yapmislar, ben uc sebzeyi de kullandim. Once kusbasi dogradigim eti hasladim. Teflan tencereye pirincin yapismasini onlemek icin halka soganlari dizdim, uzerine hasladigim eti , onun uzerine, kizarttigim patatesin bir kismini, sonra islatilmis bekleyen pirincimin yarisini, uzerine de kalan patates, kizarttigim patlican ve havucu yayip, kalan pirinci de uzerine yaydim. Tencerenin kenarindan once et suyunu, sonrada pirincleri iki parmak gecene kadar su ilave ettim, bir tatli tabagini da pirinclerin uzerine kapadim. Kaynayana dek yuksek ateste, kaynamaya baslayinca da kisik ateste suyunu cekip pirincler yumusayana dek pisirdim. Sonra yeme zamanina kadar dinlendi yemegimiz. Salata ve yogurtla buyuk servis tabagina ters cevirerek servis yaptim. Biz afiyetle yedik, bir dahakine et ve sebze miktarini artiracagim.
Sebzeleri kizartirken fazla kizartmamaya dikkat etmek lazim, zaten pilav piserken de pisiyorlar, sonra havlu peceteye alip fazla yagini cektiriyorsunuz. Baharatli pilav sevenler ilave edebilir, gercek tarifte kus uzumu ve yenibahar gibi ilaveler vardi ama ben kullanmadim, artik agiz tadiniza gore ayarlamak size kalmis arkadaslar. Lezzetli ve hos sunumlu bir tarif... Afiyet olsun.

Firinda Kabak

Kabak bizim eve fazla alinan bir sebze degil, yemegindense mucveri daha cok seviyorum. Gecen seneden tarif defterime kaydettigim bir kabak tarifini mucverin firinda versiyonuna benzedigi icin denemeye karar verdim, cokta memnun kaldim. Hem cok daha hafif, saglikli ve ocaginiz kirlenip yag sicrama derdi olmuyor.

Malzemeleri: 4 yumurta, 1 br. un, 1 dolu tatli ks. kabartma tozu, 4-5 tane ince dogranmis taze sogan, yarim demet ince dogranmis maydonoz ve dereotu, 4 tane rendelenmis irice kabak, 1 cay bardagina yakin zeytinyagi.
Ben once yumurtatalari guzelce cirpip sonra kalan malzemeleri ekledim. Guzelce karistirip yagladigim yuvarlak aliminyum kaliba yaydim. Firinda uzeri kizarana dek pisirdim. 5 dakika ilimasini bekleyip, dilimleyerek servis yaptim. Afiyet olsun arkadaslar.

Thursday, October 04, 2007

Ahiskalilarin Iftar Sofrasi, Muzlu kek

Gecenlerde Ahiskali arkadasimin iftar daveti uzerine gittigimde karsilastigim sofradan bir manzara. Pideler ve un helvasi benim favorimdi. Onlarda adet herseyi sofraya koyuyorlar, sonra da herkese ayri tabakta ana yemek geliyor, yemegin fotografini cekmeyi unutmusum, ama sofranin manzarasi zaten yetiyor insani aciktirmaya. Televizyonda belgesel tarzi programlarda gorurdum bu tarz sofralari, bizzat katilmak cok hos oldu benim icin, ve de kipir kipir etrafta dolanan kizim icin.


Amerikali komsumla gecen hafta yaptigimiz muzlu kek. Komsum benim tortilladan yaptigim boregi ,mercimek corbasini cok begenince her hafta birinin evinde bulusup tarfilerimizi paylasalim demistik, iki hafta once bana geldiginde yaptigi muzlu kek tarifi gercekten cok guzeldi. Ne zamandir orijinal bir muzlu kek tarifi ariyordum, bu kekin ozelligi yagi az muzu fazla, cok yumusak tam muz aromali bir kek oluyor, tarifi ise soyle,

3/4 kap tereyagi, 3 kap seker, 3 yumurta, 6 tane cok olgun muz, 1 paket (16 oz~450 gr.) sour cream (onun yerine yogurt konulabilir), 1 vanilya, 2 tatli ks. tarcin, yarim tatli ks. tuz, 1 bucuk paket kabartma tozu, 4 bucuk kap un, arzuya gore 1 kap dovulmus ceviz yada uzerine file badem.

Bu olculerle dikdortken kek kaliplarindan dort tane cikiyor yani baya fazla arkadaslar. 1 kasik tarcin ile yarim cay br. kadar sekeri iyice karistirip kek kaliplarimizin icine iyice bulasmasini sagliyoruz. kek karisimini dokup 300F yaklasik 150 derecede 1 saat kadar pisiriyoruz. kurdanla kontrol edip, eger yapismiyorsa firindan aliyoruz. Afiyet olsun.

Bu tarifi tamamen kendi cabamla yapip tarifi ve resmi tekrar paylasacagim arkadaslar, gercekten cok lezzetli ama yarim olcu hatta dortte bir olcu yapmak yeterli olabilir.

Utah'tan kis manzarasi, lezzetli bir kizartma salatasi

Eklenecekler dag gibi yigilmis, yazlar kis olmus, blogumuz terkedilmis bir hava estiriyorken bu havayi bir gayretle bozmaya karar verdim. Internetimizdeki uzun suren aksakligin da bunda buyuk payi olsa da birazda benim vakit ayiramamdan dolayi, neyse uzun lafa gerek yok. Gecen hafta bu senenin ilk kari Utah'a dustu cok sukur. Yakici sicaklardan sonra cok iyi geldi dogrusu... Gecen hafta kalimeeronun yaptigi resimdeki tarifi cok begenmistim. O da portakalagacindan aldigini soyledi gerci :) Ondaki orijinal tarif patlicanla yapiliyor, bende patlican olmadigi icin kabak ile yaptim ve cokta guzel oldu, kizartma sevenlere duyurulur.

Patlicanlari yada benim gibi kabaklari kizartip havlu pecetenin uzerine alip fazla yagini cektiriyoruz. Tabagimiza peksimeklerimizi elimizle kiriyoruz, ayri tabaga domatesi rendeliyoruz ve biraz sirke tuz ve karabiber ilave ediyoruz ( ben bu sosu ocakta iki-uc dakika pisirdim.) kizarttigimiz sebzemizi bu sosla karistirip peksimeklerin uzerine yayiyoruz, onun uzerine de sarimsakli yogurdumuzu gezdiriyoruz. Kozlenmis kirmizi biber, nane, pulbiber ile susluyoruz..Resimdeki kalimeeronun yaptigi, benimkinin resmi bulanik oldugu icin koymadim, afiyet olsun...

Monday, August 20, 2007

Washington gezimizden Manzaralar.

Bu aralar sik sik bloga birseyler ekleyemiyorum. Bugun bir firsatini bulup gecen hafta yaptigimiz geziden manzaralari paylasayim dedim. Aysenur'un ziyaretini de firsat bilip beraber bir Seattle gezisi yapmaya karar verdik. Uzun ve yorucu olmasinin yaninda cok guzel vakit gecirdik. Eger Amerika' da yesili, ormani, daglari ozlediyseniz Washington,i tavsiye ederim. Karadenizli olarak memleket hasretimi giderdim diyebilirim, ayni Hemsin yolundaki gibi yesil manzaralarla gozlerimizi dinlendirdik.


Yukaridaki selale, Colombia River National Scenic Area' dan... (Oregon)Bunun gibi 7-8 tane selalenin oldugu, iki tarafi agaclarla kapli, manzarali bir yol. Yolunuz duserse bu yoldan devam edin arkadaslar, pisman olmazsiniz.
Burasi da ayni yol uzerinden bir manzara...

Yukaridaki 27 sene once faaliyet gostermis olan mount St. Helens. Resimde de uzerinden halen duman ciktigi goruluyor. Dagin bir kismi patlamayla cokmus. Ama bizi goruntusuyle asil buyuleyen dag Mount Rainier oldu. Iste resmi:Yukaridaki resim de Mount Rainier National Park'tan(Washington) bir manzara... Mount Rainier bu gezide benim favorim oldu, resimden de anlasildigi gibi cok ihtisamli duran bir dag. Karadenizli olupta ozleyen arkadaslar buralara gezi duzenlerler ise baya hasret giderirler, benim gibi :)

Tuesday, August 07, 2007

Kahvalti Sofrasindan: Pogaca ve Pizza

Bu hafta Aysenur'un gelmesiyle senlenen soframizdan birkac tarifi paylasalim. Guzel bir haftasonu kahvaltisi en sevdigim ogunlerden birisidir. Bu pogacalar da cok sevdigim her zaman yaptigim pogaca tarifim. Icine rendelenmis sucuk, bir kismina rende sosis, kalan hamurun birazina beyaz peynir, birazina da kavrulmus kiyma koyduk. Pogacanin tarifi ise 1 br. su, 1 br. sut, 1 br. yag, 1 yemek ks. tuz, yarim cay br. seker, arzuya gore corekotu ve keten tohumu, 1 yumurtanin beyazi, (sarisi uzerine) son olarakta 1 ks. kuru mayadan olusuyor.En onemli maddeyi yazmayi unutmusum; aldigi kadar un. Amerikaya gelmeden onceleri yasmaya ile yaptigmizda 1 kibrit kutusu yas mayayi tarifteki 1 br. ilik su icinde eritir, oyle kullanirdik. Simdi hamuru yogurmakla bile ugrasmiyoruz, makineler sagolsun :)
Hamurunuz ne kadar yumusak olursa pogacaniz o kadar puf puf oluyor. Ben her zaman unun bir bardaga yakinini tam bugday unu koyuyorum.
Klasik hamur yapma tarifini yazmayacagim. Sucuklu olani ozellikle tavsiye ederim, hele firindan yeni cikinca sicacik cok lezzetli oluyor.
Tabagimizdaki tahinliler ve gevrekler de Turkiye'den tasidigim erzaklardan :)

Pazar gunu de pizaa yapalim dedik. Onceden pizza tarifi oldugu icin yazmayacagim. Sadece birkac degisiklik yaptim. Hamuru ince actim, uzerine hazir domates sosu surup once onu pisirdim. SOnra uzerine rende peynir, onun uzerine, mantar, somates, biber, zeytin, misir, sucuk doseyip biraz daha peynir rendesi ilave ettim, ve tekrar firina verdim. Biz afiyetle yedik arkadaslar, sizlerinde afiyetle yemeniz dilegiyle...

Wednesday, August 01, 2007

Mucver

Turkiye'den lezzetlerle yola devam ediyoruz. Mucver cogu arkadasin bildigi bir tariftir belki ama ben birde bizim usul anlatayim. Belli bir olcu yok ama yapmasi kolay ve lezzetli. 3-4 tane kabagi rendeliyoruz, incecik dogranmis 3-4 taze sogan, incecik kiyilmis yarim demet kadar dereotu, 1 yada kucukse iki tane yumurta, bir cay kasigi kabartma tozu yada karbonat,2-3 kasik unu karistiriyoruz, eger cok sulu olursa biraz daha un ilave ediyoruz. Kasikla tavaya dokulecek kivamda olacak. Bir de tuzunu ilave ediyoruz. tavayayagimizi koyup kizdiriyoruz, kasikla harcimizi tavaya koyup, kizarinca mucverleri ceviriyoruz. Iki tarafi kizarinca pecete uzerine aliyoruz, sarimsakli yogurt ile servis yapiyoruz...
Biz tabii ki mucverimizi de yazlikta yapip yedik, hele denizden ac bir sekilde gelince cok guzel gitti, izgaralarin yaninda.Fotograflarda yengemlerin mangal davetlerinde yaptiklari mucver resimleri.Afiyet olsun.

Friday, July 27, 2007

Cesme'den lokma, benden helva

Yazlik yolunda Cesme'nin unlu lokmacisi manzara kafe'den manzara ve lokma fotograflari :)




Bol tarcinli ve serbetli lokmalar da deniz manzarasi ve kardeslerimle sohbet esliginde cok guzel gitti. Ozlemenin en guzel yani heralde kavusmak... Ayrilmak ne kadar huzunluyse, kavusmak da o kadar sevincli ve heyecan verici...




Bu tatil gercekten benim icin ve kizim icin cok iyi oldu. Hulya'ya da buradan sesleneyim: Hulyacim seni de bekliyoruz artik. Hulya'da benim gibi beklenmedik sekilde tatili uzayanlardan, onunki cok daha uzun oldu ama Insallah sag selamet gelirler. Gec olsun guc olmasin demisler atalarimiz.
Bu kadar sohbet ve resimden sonra tarifsiz bitirmek istemedim. Hem kolay hemde cok lezzetli bir tarif. Universite arkadasim, Rabia'dan ogrendigim ve cok sevdigim bir un helvasi. Olculer cok kolay, 1-2-3-4 seklinde gidiyor. 1 br. yag, 2 br. un, 3 br. seker, 4 br. su, fistik. Bir br. yagimizi koyup fistiklarimizi koyuyoruz, biraz kavurup unumuzu ilave ediyoruz, unumuzun kokusu cikip, rengi koyulasana dek kavuruyoruz. Bu arada 4 br. sicak su ile 3 br. sekerimizi ayri bir kapta seker eriyene dek karistiriyoruz,su sizcak oldugundan hemen eriyor. Ve kavurdugumuz unumuza ilave edip altini kisp hizli hizli topaklanmasina engel olarak karistiriyoruz. Helva kivamina gelip tencerede hamur gibi toparlanmaya basliyor. Altini ve kapagini kapatip biraz dinlendirdikten sonra yanina cayla afiyetle yiyoruz.



TURKIYE!!!

Uzuun bir aradan sonra tekrar tum dostlara merhaba! Tasinma telasi, sonra evimizde internet olmamasi, surpriz Turkiye gezisi, ve gezinin uzamasiyla baya bir zamandir bloga ugrama firsatim olmadi. Sagolsun Ayenurcum benim yoklugumu aratmadi. Eklenecek o kadar cok sey birikti ki nereden baslayacagimi bilemedim, en guzeli en bastan, Turkiye'den baslamak... Uzakta olanlarin hasretini bir mebze hafifletmek, guzel hatiralari sizlerle paylasmak icin Turkiye gezisinden birkac fotograf... Yazligimizin bahcesinden seftali ve erik manzaralar. Toplamasi yemek kadar zevkliydi. Bu bahcede bende cok ugrasmistim, simdi karsiligini gormek cok guzel, hele sevdiklerinle, ozlediklerinle beraber olunca bu guzel mekan daha da guzellesti...
Bu hem goruntusuyle hemde kokusuyla bizi mest eden gullerimizde yazliktan..
Turkiye' yken hergun yedigimden belki de kiymetini bilmedigim lezzetler, simdi hazine gibi. Bavulumda da ne kadar yer kaldiysa doldurdum ekmek gevrekleri... Hele de kendi mamulumuz olunca daha guzel. Temizliginden kalitesinden suphe etmeden hem de sicak sicak bol bol yedik firinimizin ve pastanemizin mamullerini. Hele bir de fazla yemek icin mazeretiniz varsa, kilo korkusu olmadan yemek cok zevkliydi :)
Asagidaki lezzetler de Sirinyer'de yeni acilan subemiz Velioglu Burger'den... Denendi, onaylandi :) super!

Amerika'da yasayipta caninizin cektigi seyleri supheli olmasi sebebiyle yiyememek cogu kisinin basina geliyordur. Velioglu burgerin en sevdigim menulerinden biri pizza oldu, bol malzemeli, yumusacik, tam zevkime goreydi. Cok sukur cok guzel, hem kizim icin hem benim icin dopingli bir tatil oldu. Darisi tum ozleyenlerin basina...

Tuesday, July 17, 2007

Cay Saati


Gecen Cuma gunu ziyaretimize gelen yakin arkadaslarimiz icin hazirladigimiz cay saatinde hashasli acma, peynirli ve bol maydonozlu borek, mercimekli kofte, yogurtlu patates salatasi, sekerpare ve meyveli pasta vardi. Annemle birlikte mutfakta bu lezzetleri hazirlarken guzel vakit gecirdik. Annemden her gecen gun yeni seyler ogrenmek cok guzel. Gurbet elde, insanin boyle samimi arkadaslarinin olmasi cok hos.



Mubarek uc aylarin ilki olan Receb ayina girdigimiz su gunleri en guzel sekilde degerlendirebiliriz ins. Butun kardeslerimize ve de ulkemizdeki kuraklik icin dua etmeyi unutmayalim ins. Orucluysaniz, iftar sofraniz icin tatli dusunuyorsaniz, sekerpareyi tavsiye ederim.