Tuesday, March 30, 2010

Davet sofrasi

Gittigim arkadaslarimin da sofralarini cekip koymak istiyorum cogu zaman, ama nedense bir turlu firsat olmuyor. Ya muhabbetten fotograf cekmeyi unutuyorum, yada fotograf makinesi olmuyor, yada cekiyorum ama koyamiyorum. Bu sefer cok sevdigim Ahiskali arkadasim Lale'ye gidiyorduk, resimleri unutmadan cektim, bloga da koyacagim dedim. Ikiz cocuklarindan firsat bulup bize cok guzel puf pogacalar, kizimin yarisini neredeyse bitirdigi karisik salata, resimdeki etli patates yemegi ve arasi muhallebili kakaolu kek hazirlamisti. Cocuklar guzel oynadilar, biz de guzel muhabbet ettik, tekrar buradan tesekkur ediyorum Lale arkadasima.
Pogaca tarifinde benimkinden farkli olarak hem yogurt hem sut var. Yarim br. yag, 1 br. sut ve 1 br. yogurt, tuz, seker, aldigi kadar un, ve 2 ks. kadar maya ile hazirlayabilirsiniz. Cok guzel omustu, bende bir dahakine hem sut hem yogurdu beraber deneyecegim.

En ustteki yarisi tam bugday karisik ekmekte superdi. Galiba puf noktasi 400-450F da pisirmek. Ben normalda 370F gibi pisiriyordum. Demek ki ekmek yuksek isida daha iyi oluyormus. 450F da basladigini, uzeri hafif kizarinca 400F da dusurdugunu soyledi Lale. Zaten Ahiskali arkadaslar hamur islerinde uzmanlar diyebilirim, yakinda samsa tarifinide alirsam, onuda sizinle paylasmak istiyorum.

Patates yemegide cok hosuma gitti, minik minik dogradigi dana etini en alta koymus, uzerine sogan dograyip koymus, uzerine de seri serit kestigi patatesleri koymus, yag, su ve tuz ilave edip folyo ile kapatip, firinda 1 saat kadar pisirmis. Etler super pismis, patates de et suyu ile cok lezzetli olmustu, cocuklarda cok sevdiler, pratik ve lezzetli bir tarif..

Bu aralar cok yogun geciyor, tasinma telasi, esya toplama, diyet, spor derken bloga zaman kalmadi arkadaslar, ama gene de ihmal etmemek istiyorum, takip eden arkadaslar olabilir diye. Utah'tan ayrilmamiza az bir zaman kaldi, dualarinizi beklerim. Buradan guzel hatiralar ve samimi arkadasliklarla ayrilacagim icin mutluyum, bakalim hayatimizin yeni mekani neresi olacak, belli olursa sizlere de duyururum buradan, herkese selam ve muhabbetle...

Wednesday, March 10, 2010

Portakalli Kereviz

Amerika'da her markette sebze meyva reyonunda kerevi sapi bulabilirsiniz ama kereviz kokunu sayili marketler de bulursunuz. Amerikalilar kerevizin yesil sapini cok tuketiyorlar ama kokunden cogunun haberi yok. Ben de buldugum zaman dolapta hazine gibi sakliyorum :) Bazen hepsini rendeleyip, limon suyuyla karistiriyorum kararmasin diye. Sonra da birer seferlik kilitli posetlerde buzluga atiyorum. Istedigim zaman cikarip sarimsakli yogurtla karistirip, uzerine dereotu ve ceviz serpip sunuyorum, cok sevdigim bir tarif.

Bu sefer farkli bir tarif denemk istedim. Turkiye'deyken cok sevdigim Kadriye ablamda yedigimiz portakalli kereviz ne zamandir aklimdaydi. Tam tarifini bilmedigim icin biraz internette arastirip kafama gore yaptim,bence cok guzel oldu. hem de cok kolay, tarif soyle:

Tencereme zeytinyagini hafif gezdirdim, iki yemek kasigi kadar. Uzerine incecik dogradigim kuru sogani ekledim, orta ateste hafif sotelendikten sonra dogradigim kerevizlerimi ekledim, ve kisa seritler halinde dogradigim havucumu ekledim. Hemen yarim limon ve bir portakalin suyunu iyice sikip uzerine ilave ettim, birazda tuz ve bir tatli kasigi kadar seker gezdirdim uzerine, kapagi kapali kisik ateste kerevizler yumusayana dek pisirdim. Ben tadini cok begendim arkadaslar, sizlere de tavsiye ediyorum, simdiden afiyet olsun...

Tuesday, March 02, 2010

Cikolatali meyvali kalp pasta

Sizlerle icine hic yag koymadan yaptigim ve cok begendigim bir tarifi paylasiyorum. Kek ve krema farkli bloglardan alip kendime gore birlestirdigim bir tarif oldu.
Selin caglayan ve Ufuk mutfakta'dan faydalanarak yaptigim pastayi annemler buradayken afiyetle yedik. Bu aralar yediklerime dikkat ettigim icin yeni tarifler ekleyemeyecegim arkadaslar ama paylasilacak yemekten cok daha faydali, gonul doyuran guzellikleri insallah paylasmaya devam ediyorum, selam ve muhabbetle

Pandispanya: 4 yumurta(sarisi beyazi ayrilmis), 1/2 cay br. su, 1 cay br. sut, 1 su br. tozseker,1 su br. un, 1 yemek kasigi bugday nisastasi, 1 kabartma tozu, 1 vanilya.

Firinimizi170C de aciyoruz. Tepsimizi hafif yaglayip, yagli kagidimizi koyuyoruz. Yumurta sarisi ve toz sekeri iyice cirpiyoruz. Sut, su, vnilya ve nisastayi ekleyip cirpiyoruz. En son kabt. tozu ve unu ekleyip dusuk devirde cirpiyoruz. Hamur sertlesip puturlesebilir biraz. Baska kapta beyazlari ters cevirince dokulmeyecek kivama gelene dek cirp. Spatula ile diger karisima ekliyoruz.Firinda en fazla 30dk. pisiriyoruz.

Sosu: 2 cay br. sut ile 3/4 cay br. sekeri kaynatiyoruz. yarim cay br. kadar suya 1 tatli ks. dolusu nisasta, 1 corba ks. kakaoyu karistirip, sutumuze ekliyoruz, 200gr. kadar da cikolata ekliyoruz, cok guzel bir krema oluyor.

Ama bana az geldigi icin 3 kere yapmam gerekti.Tavsiyem 3 veya 4 olcu yapmaniz.

Ben pandispanyaya da 2-3 ks. kakao ekleyip kakaolu yaptim, Birazini silikon kalp kalibima kalanini da dikdortgen buyuk tepsime doktum. Sonra dikdortgende pisen pandispanyayi kalp kurabiye kalibimla keserek, minik kalpler cikarttim. Arasina muzlu yapacaksaniz balli su , ananasli yapacaksaniz konserve ananasin suyu ile islatmanizi tavsiye ederim, fircayla guzelce islattigim keklerin arasina once biraz krema sonra istedigim meyvalari ve biraz da ceviz ve findik dograyip serptim, ustune kapayacagim kekiminde altina biraz krema surup uzerine kapadim. Minik kalp keklerimin hepsini bu sekilde hazirlayip tabagima dizdim, krema yetmedigi icin tekrar hazirlayip uzerine de hafif hafif bolca krema gezdirdim, kremayi cok kenarlardan akmadan donmasina dikkat ettim.

Buyuk kalp kalibta pisirdigim kekide ortadan bolup ayni sekilde hazirladim. Kek ikinci ve hatta ucuncu gun kesinlikle cok daha guzel oluyor arkadaslar, deneyip begenmeniz umidiyle...

Thursday, February 25, 2010

ALEMLERIN UGRUNA YARATILDIGI YUCE PEYGAMBERIMIZIN DOGUMU HEPIMIZE KUTLU OLSUN!

Allah’ın kahraman arslanı Hz. Ali’den (radiyallâhu anh ve kerremallâhu vecheh) rivayet edilen bir hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurmuşlar ki:

“Çocuklarınızı şu üç esas üzere terbiye edip yetiştiriniz:

“. Ben Peygamberinize muhabbet beslemek,

“. Benim Ehl-i Beytime muhabbet beslemek,

“. Kur’ân-ı Kerîm okumak; çünkü hamele-i Kur’ân yani Kur’an’a sahip olanlar, onu ezbere bilenler, ahkâmına aşina olanlar, başka hiçbir sığınak ve gölgenin olmadığı (ve güneşin halkın başına bir mil kadar yaklaştırılacağı) mahşer gününde, enbiyâ ve asfiyâ ile (yani peygamberler ve sâfî, velî, makbul kullar ile) beraber arş-ı âlânın gölgesinde izzet ve ikramda olacaklar.”18

Demek ki bütün ailemiz fertlerine ve özellikle de çocuklarımıza, Peygamber Efendimiz’in eşsiz değerini ve büyüklüğünü anlatıp, onların gönüllerinde peygamber aşkının şulelerini tutuşturmak, biz anne ve babalar için çok önemli ve ilahî bir görev oluyor.

Mevlid kandili ise bu iş için paha biçilmez bir imkân ve fırsattır. O halde evimizi o gece için bayram günü gibi temizleyip bezemeli; en güzel ve pak elbiselerimizi giyinmeli, en cici takkeleri, işlemeli namaz başörtülerini, alımlı ve sevimli tesbihleri, süslü seccadeleri bu vesile ile kız ve erkek çocuklarımıza hediye etmeli; sokağımızı süpürüp düzenlemeli, fakirlere sadakalar vermeli, komşulara ikramlarda bulunmalı, tebrikleşmeli; o gece yatsı namazına çoluk çocuk sevinçle camilere gitmeli; oralardaki programları vaazları can kulağı ile dinlemeli; Kur’an’lar ilahiler okumalı, tesbihler çekmeli, zikirler, ibadetler etmeli, çokça salât ü selâmlar ile geceyi îmar ve ihya eylemeliyiz.

Bütün bunların üstüne bastıra bastıra, önem vererek, zevk ve şevkle, seve sevine yayalım, ta ki bu gece, çocuklardan büyüklere, aileden çevreye kadar herkeste unutulmaz tatlı hatıralar, derin köklü imajlar olarak kalsın; yaşanan o kutlu ve mutlu anlar, o nurlu ve sevinçli duygular, gönülde, dimağda yerleşsin; Peygamber Efendimiz’e daha bir şevkle bağlanılsın; sünnet-i seniyesi iyice tanınsın, yaşasın, başlara taç, yaşamımıza minhâc olsun.

Sevgili aile reisleri! O günü asla sönük geçirmeyin, akşama eve kucaklarınız dolu dolu gelin, evinizi, sofranızı, çiçekler, meyveler ve tatlılarla, kandil simitleriyle şenlendiriniz. Çünkü bilirsiniz ki bilhassa çocuklar için sevginin yolu boğazlardan ve mideden geçmektedir. Bilin ki onları sevindirmenin sevabı çok yüksektir. Nitekim Sahîh-i Müslim’de rivayet edilen şu hadîs-i şerîf, aile için yapılan masrafların üstün değerini belirtmek bakımından ne kadar önemli ve anlamlı bir belgedir.

Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:

yolunda (cihada) harcadığın bir dinar (yani altın) para; köle azat olması için verdiğin bir dinar, yoksula sadaka olarak verdiğin bir dinar ve nihayet, Allah için sarf ettiğin bir dinar... Bunların sevap bakımından en büyük ve en yükseği ailene sarf ettiğin dinardır.”

Ben de buradan hepinizin ve tüm diğer dostların Mevlid kandilini bütün kalbimle kutlar; dualarımı sunar; kısacası Peygamber Efendimiz’in has ümmetleri arasına katılmanızı, gün gibi gül yüzünü rüyalarda doya doya görmenizi, has bahçesine daha dünyada girmenizi, âhirette de cennet-i âlâda onunla ailece komşu olmanızı Cenâb-ı Hak’tan niyaz eylerim.

Prof.Dr.M.Esad Cosan Rha.

Saturday, February 20, 2010

Joy School...

Bu sene Amerikali komsularimla yaptigimiz, benim de katildigim bir faaliyeti paylasmak istiyorum, Dort komsu haftada birgun, bir anneni evinde cocuklarini birakiyor. Ev sahibi anne cocuklara alfabede hangi harfe sira elmisse cocuklara onu ogretiyor, boyama kagitlari hazirliyor, ev isi hazirliyor, kitap okuyor, iki saat boyunca cocuklar hem birlikte oynuyorlar, hem ogreniyorlar. Benim cocuklarima en guzel faydasi ingilizce ve arkadas edinme yonunde oldu. Gecen hafta bendeydiler. Hepsi oyle guzel boyamalarina dalmislardi ki resmini sizinle paylasmak istedim, okula baslama yasi gelmemis cocuklar icin guzel oluyor, hem de anneler iki saat kendilerine vakit ayiriyorlar.

Utahin en sevdigim yani zaten aile stati olmasi, yani mormonlardan dolayi cok fazla cocuk var, amerikanin diger eyaletlerinden farkli olarak. Icki onlarda da yasak oldugu icin, icki marketleri yok etrafta.Evlilik ve aile hayati onemli oldugu icin, erken yasta evlenip yuvalarini kuruyorlar ve cok cocuk kilisenin teskit attigi birsey olgunu icin4,5,6 cocuklu aileler cok normal. Bu sebeple de Amerika'da Islamiyetten sonra en hizli yayilan din. Simdilik bu kadar yeterli snairim, aslinda mormonlarla ilgili paylasmak istedigim daha cok sey var daha sonra...

Hepinize hayirli haftasonlari diliyorum, muhabbetle

Thursday, February 18, 2010

El-Muallim


Sevgili arkadaslar, uzuun zamandir ev toplama vs. telaslarindan dolayi yazamadim, guzel baslamistim aslinda sik sik yeni yazilar post etmeye ama takildim gene.

Sizinle cok guzel bir programi paylasmak istiyorum hizlica, sonra hemen cocuklarin basina donmem gerek. Peygamberimizin kutlu dogumu Mevlut kandilimiz yaklasiyor bildiginiz uzere.

Istanbulda yasayanlar, veya uydu baglantisi olanlar, o da yoksa akrayi dinleyen tum arkadaslar, bu harika programi kacirmayin. Gecen sene El-Emin konulu kutlu dogum programini izlemek ve Izmir'deki tekrarina katilmak nasip olmustu.

Programin ayrintisi burada: http://www.elmuallim.org/

Tum takip eden, arasira yeni seyler var mi, Esma napiyor diye hatirlayan dostlara Utahtan gonul dolusu selamlar!

Baglantiyi kesmeyin, ben buralardayim :)

programin detaylarindan bir kesit:

Özgün Mevlid Kandili programları tertiplemeye devam eden BİNDER, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’in eğitici ve öğretici vasfının anlatılması ile bu hasletinin temel unsurlarını insanlığa yeniden hatırlatılması amacıyla Hicri 1431–Miladi 2010’u “El-Muallim Yılı” ilan etti.


Kağıthane Sütlüce’deki yaklaşık 4.000 kişilik Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek Mevlid Kandili özel programında Peygamber Efendimizin el- Muallim ismine/vasfına vurgu yapılacak. O’nun İslam’ın, Kur’an-ı Kerim’in yalnızca tebliğcisi değil aynı zamanda öğreticisi, muallimi olduğunun altı çizilecek.

Monday, February 01, 2010

Annemin Pogacasi



Annemin cok sevilen, ve hatta gece oniki de bile yogun talep uzerine yaptigi pogacasini burada da birlikte yapip yedik. Tarifi hemen sizlerle de paylasmak istedim, sicakken de cok guzel, bekleyince de cok guzel bir tarif. Kahvalti ve cay saatlerinde oneririm. Malzemeler: 1 su br. siviyag, yarim pk.(113gr.) tereyagi, 1 br. yogurt, 1 yumurta (beyazi icine, sarisi uzerine), 1 kabartma tozu, 1 tatli ks. tuz, 1 yemek ks. seker, 3-4 br. arasi un (kulak memesi yumusakliginda olacak). Malzemelerimizi guzelce yogurup kulak memesi yumusakligina gelene kadar unumuzu ekliyoruz. Ben 3,5-4 br. kadar un ekledim. hatta bir bardagini tam bugday unu koydum. Icine de annemin turkiyeden getirdigi lora dogradigimiz taze maydonozu ekledik. Elimizle acip icine harc koyup ikiye kiviriyoruz sekildeki gibi. Kapadigimiz yerini parmagimizla bastiriyoruz piserken acilmasin diye. Firinimizi koymadan 10 dk. once acabiliriz. 180C(360F) da uzeri hafif kizarana dek pisiriyoruz. Uzerine de yumurta sarisi arzuya gore de az corekotu susam serpebilirsiniz.
Cok guzel bir tarif, ne de olsa anne tarifi :) Annemler burda oldugu icin bu ara internete giremiyorum fazla, bana guzle bir surpriz yapip ziyarete ve yardima geldiler, darisi tum ozleyenlerin basina...

Thursday, January 14, 2010

Atom pasta

Coook uzun zamandir bildigim, sevdigim ama uzuun zamandir da yapmadigim bir pasta tarifini sizlerle paylasmak istiyorum arkadaslar. Atom pasta :) Ismi neden atom pasta bilmiyorum ama orjinal bir tarif.Bende Amerikadaki besinci yilimizi doldurmamizin vesilesi ile yaptim bu guzel pastayi, tarife ek olarak kremanin ortasina uzunkamasina ikuye boldugum muzlari koydum. Once kekini pisiriyoruz buyuk tepsimizde, ince olacak . Sonra cam kasemize sicakken keki oturtuyoruz, sicak kek kasemizin seklini aliyor parcalanmadan, kenar fazlaliklarini kesiyoruz. Icine kremasini dolduruyoruz, uzerini de kestigimiz parcalarla tamamen kapliyoruz, seralayip dolapa koyuyoruz. Eger cam kasemize serit seklinde bir parca yagli kagit koyarsak kekimiz daha kolay cikiyor, ben isi garantiye almak icin oyle yaptim.
En guzeli su islemi sabah hazirlamak, aksam da kekimizi servis tabagimiza ters cikarip, uzerine sosunu dokmek, ve ertesi gune kadar dolapta bekletip servis yapmak, sosu doktukten hemen sonraki lezzet ile dolapta birgun beklemis lezzet arasinda cok fark oluyor, bekleyince sosu iyice cekiyor, cok daha guzel oluyor. Bu kadar tariften sonra gelelim olculerimize:Kakaolu kek malzemeleri:
4 yumurta
3 fincan seker
4 fincan un
1 pk kakao
1 kabartma tozu
Krema malzemeleri:
1 litre sut
1 su br. seker
1 su br. un
1 vanilya
1 kasik tereyag
1-2 parca damla sakizi

Sos malzemeleri:
1br. sut
2ks. kakao
2 ks. seker
Yapilisi:
Kekimizi klasik usul yumurta seker cirparak baslayip hazirliyoruz, dikdortgen firin tepsimize incecik yayiyoruz. Kekimiz piserken kremamizi pisiriyoruz, guzelce cirpiyoruz. Kekimizi yuvarlak borcama oturtunca icine kremamizi dolduruyoruz, uzerini kek parcalariyla kaplayip dolapta bir gun yada sabahtan aksama kadar bekletiyoruz. Ertesi gun servis tabagina ters cevirince, sosumuzu hazirlayip, uzerine yemek kasigi ile yavas yavas heryeri sosu cekecek sekilde gezdiriyoruz, hemen dokersek yanlardna akip gider, kasikla hafif hafif butun sosu keke gezdiriyoruz, uzerini kapatip dolaba atiyoruz, sunumu cok guzel hafif ve lezzetli bir tarif arkadaslar, isteyenler uzerine cikolatali sos ile de servis yapabilirler, orjinal tarif bu sekilde ama eminim cikolatali sos ile de cok guzel olur, afiyet olsun...

Saturday, January 09, 2010

Portakalli Kurabiye

1 yumurta, 1 su br. toz seker, 115gr(1 stick) tereyagi, 1 vanillin, 1 kabartma tozu, 2 portakal kabugu rendesi, 1su br. nisasta (bugday yada misir), 2 su br. un (1 bardagi tam bugday unu koydum) Istege bagli irice bicakla dogranmis ceviz.

Arkadaslar her zaman vanilya yada kabartma tozu kullandigimda arkasindaki tarife bakarim, hosuma giderse kenara ayiririm. Bir sure sonra ya beklemekten cope gider, ya kaybolur, yada kitaplarin arasinda kalir oylece. Bu sefer bir ilk olarak sakladigim bir vanilya kagidinin arkasindaki tarifi yaptim ve bayildim. Cok hizli gelismeler oldu bu hafta. Esim Taivana gidecegi icin oraya yemesi icin yaptim. Cocuklarda cok begendiler.
Once yag seker ve yumurtayi mikserde guzelce cirptim, sirayla vanilya, nisasta, unun bir bardagi ve kabartma tozunu ekleyip karistirdim, en son 1br tam bugday unu ekledim, cevizi de karistirip vakit olmadigi icin hemen elimle cevizden kucuk toplar yapip tepsiye dizdim. En son bas parmagimla toplarin uzerine hafif bastirdim. 350F (170) de hafif kizarada dek (15dk. kadar) pisirdim. Ben hafif kizarana kadar pisirdigim icin cok guzel kitir oldular, portakal aromasi ve cevizle cok guzel bir tat oldu.
Ama orjinal tarifte merdaneyle acip sekilli kaliplarla kesin diyormus, simdi yazarken tarifi sonunu okudum :) Bir dahakine oyle yapacagim, bu sefer cocuklar gormeden acele yaptigim icin kalipla ugrasamadim, Eger benim gibi yaparsaniz pisince uzerine varsa hafif portakal marmeladi koyabilirsiniz.Bir de biraz tatli oluyor arkadaslar, sekerini bir parmak az koyabilirsiniz cok tatli istemiyorsaniz. Afiyet olsun.

Oatmeal Pancakes with blueberry sauce

Arkadaslar uye oldugumuz yabanci bir dergide begenip yaptigim tarifi sizlerle paylasmak istiyorum. Internetteki aksakliklar, cik hizli gelismeler sebebiyle internetten uzaktim bu aralar. Tarifin orjinal ingilizcesini de ingilizce pratik yapanlar icin yazdim. Ben cok begendim, sosu dacok guzel ve hafif oldu. Ben sulu olmasin diye sosuna azicikta nisasta koydum goz karari. ozellikle cocuklar cok sevdile. Kalan pancakeleri de ertesi gun tahin pekmez karisimiyla yediler. Afiyet olsun...

Soak 1 1/2 cups rolled oats in 1 cup low fat buttermilk for 15 minutes. Combine 1cup all purpose flour, 1/2 cup whole wheat flour, 1/4 cup sugar, 1 teaspoon baking soda, 1 teaspoon baking powder, 1/2 teaspoon salt, and 1/2 teaspoon cinnamon in a bowl. Whisk 2 large eggs together with 2 egg whites in a small bowl and stir in 1 1/2 cups low fat milk. Add dry ingredients to the wet ingredients, and stir.

Heat a non stick skillet over medium-high heat, and coat with cooking spray. Pour about 1/2cup batter per pancake onto hot skillet, and cook 2 minutes or until tops are covered with bubbles and edges look cooked. Flip and cook 2 minutes. Transfer to a plate; kkep warm. Cook remaining batter.

Meanwhile combine 2 cups frozen blueberries, 1/4 cup sugar and 1 tbspoon fresh lemon juice in a medium saucepan. Cook until berries pop. Stir in 1/4 teaspoon cinnamon. Spoon blueberry sauce over pancakes; serve. Makes about 12 pancakes.

Monday, January 04, 2010

Firinda Kabak Mucver



Orlando'dan, soguk kis gunlerinden herkese selamlar. Inanmasi guc, ama bu yil kis soguk ve uzun gececege benziyor. Sizlerle cok kolay ve lezzetli bir tarif paylasicaz. Tarif Selin Caglayan'in sitesinden, ellerine saglik, annem ogrendiginden beri sIk sIk yapiyor:)) Ve her yiyen cok begeniyor, sizin de begeniceginize eminim.

Malzemeler: 4 adet orta boy kabak, 3-4 taze sogan, 3 yumurta, 1.5 su bardagi un, 1/2 su bardagi sivi yag, 1/2 su bardagi beyaz peynir, 1 paket kabartma tozu, tuz- karabiber, maydonoz ve dereotu

Yapilisi: Kabaklari rendeleyip, suyunu sIkIp, yesillikleri ekleyip, diger malzemeleri de ilave ediyoruz. Un ve kabartma tozunu en son ekliyoruz. Kabak sulandigi icin, un eger az gelirse, biraz daha ilave edebilirsiniz. Yaglanmis borcama dokup, uzerine arzunuza gore hashas corek otu ile susleyebilirsiniz. Puf noktasi, cok kalin dokmeyin. Ornegin, bu olculer buyuk dikdortgen borcama iyi geliyor. 350 F, onceden isitilmis firinda 30-40 dakika kizarincaya kadar pisiriyoruz. Sicak sicak firindan cikinca, cayla super oluyor. Ayrica uzerine yogurtla da servis yapabilirsiniz. Simdiden afiyet olsun.

Sunday, January 03, 2010

Mantarli omlet

Size cok sevdigim bir tarifi yazacagim bugun. Kahvaltilik hafif ve lezzetli bir tarif. Olculeri tamamen kafadan yaptim, siz denerseniz olculeri kafaniza gore kaydirabilirsiniz arkadaslar.Biz cocuklarla birlikte dort kisi oldugumuz icin dort yumurta ile yapiyorum, siz kisi sayisina gore yumura sayisini artirabilirsiniz. 4 yumurta, 3/4 br. sut , 2 kasik dolusu kadar un, bir tatli ks tuz, 2 tatli ks. seker, 1 cay ks kabartma sodasini(cok olmasin), blendirda cok iyi cirpiyoruz. Tavamiza bir iki kasik yagimizi koyuyoruz, dogradigimiz mantarlarimizi ekliyruz, hafif kavuruyoruz, istege bagli sucuk, yada salamlarimizi serit serit dograyip ilave ediyoruz, birlikte biraz karistiriyoruz, sonra uzerine yumurtali karisimimizi dokuyoruz, tahta kasikla hafif karistiriyoruz, altini hafif kisiyoruz, kapagini kapatiyoruz, pisip pismedigini tavayi hafif sallayarak anlayabilirsiniz, kapagini acmadan. Eger uzerinde hala sulu yumurta var ise pismemistir, artik sallayinda uzerinde sulu kisim kalmamissa, agzini acip, tavanin kenarlarindan omletimizi spatula ile oynatiyoruz, tavamiza yapismasin rahat ciksin diye. Eger yapabilirseniz sefler gibi hoplatip tavada ters cevirebilirsiniz :) ama ben cesaret edemedim, zaten pistigi icin, direkt servis tabagina ters cevirip sofraya aldim. Afiyetle yedik.

Bizim burdaki helal markete baya bir turk gidasi gelmisti, hele sucuk ve salamlari gorunce baya sevindik,helal markette farkli bir turk urunu bulunca altin bulmus gibi seviniyor insan :) o yuzden ben salamli yaptim, ama sucuklu yada sade de cok guzel oluyor. Malzemeleri zevkinize gore artirmak veya cesitlendirmek size kalmis arkadaslar, birkac yaprak ispanak atilabilir, uzerine sevilen baharatlar veya taze maydonoz dogranabilir, ben bu tarifi farkli malzemelerle ara ara yapiyorum, insallah deneyip memnun kalirsiniz.

Saturday, January 02, 2010

Amerika'da bes yil...


Amerikaya geleli tam bes yili doldurduk, bu bes yil bana guzel tecrubeler, deneyimler, arkadasliklar kazandirdi. Kisaca paylasmak istiyorum, amerika izlenimlerimi.

Oncelikle Musluman olmanin musluman dogup buyumenin kiymetini anliyor insan, burada soyle bir etrafiniza baktiginizda komsulariniza sokaginiza baktiginizda, kendinizden baska Allahin birligine inanan insan yok, o zaman iste insan kendine ne kadar kiymetli bir hazinenin verildigini anliyor. Turkiye'de denizdeki balik misali, insanlar musluman olmanin, hergun ezan duymanin kiymetini bilmiyorlar ne yazik ki.

Benim yasadigin yerde yani Utahta insanlar diger yerlere nazaran daha da dindarlar, o da dikkatimi cekmisti. Her pazar kiliselerin tiklim tiklim dolmasi, kar yagmur demeden sabahtan garaglarinin onunu kureyip, takim elbiseleriyle herkes kilise yoluna dusuyor, ve tam uc saat orada farkli asamalarda kendilerince ibadetle geciriyorlar. Kiliseleri de maddi destek sebebiyle cok zengin, cok bakimli ve neredeyse her sokagin basinda kiliseleri mevcut diyebilirim. Burada kiliseye yakin evler zaten daha cok talep aliyor.

Bir diger konu da buradaki insanlardaki tuketim cilginligi, gerci artik bize de bulasti diyebiliriz ama, her ay kutlanacak, alisveris icin bahane olacak bir kutlama, bir bayram mevcut, ocakta yilbasi ile basliyor, subatta sevgililer gunu ,heryer kirmizi pembe esyalarla doluyor, baharda easter dedikleri hz. isanin dirilisini kutluyorlar, her yer tospembe yesil, yumurta ve tavsan figurleriyle doluyor, sonra anneler gunu, sonra babalar gunu, sonra meshur cadilar bayrami, yani hallowen geliyor, heryer iskeletlerle korkunc figurlerle, turuncu siyah renklerle doluyor. Sonra thanksgiving geliyor, herkes hindi pesinde, ailecek toplanilip hindi yedikleri gun, birlikteliklerini kutladiklari gun. Sonra meshur christmas, hz. isanin dogumu. Herkes evini susluyor, cam agaclari heryerde, noel babalar, hediyelikler, magazalar doluyor tekrar. iste boylece bir yil tamamlaniyor.

Bir dikkatimi ceken konusa bizde eskine mevcut olan guzel huylarimizi almislar, bizde onlarin kotu ahlaklarini cok guzel almisiz. Sokakta yaninizdan gecen yabanci biri size selam vermeden gecmez, magazada alisveris yapip kasaya geldiginizde hicbir kasiyer size selam vermeden, hatrinizi sormadan baslamaz isine, yardimseverler, ve durustler, magazada restoranda icindekileri sorunca, adam size durustce soyler, musteri kaybedecegini dusunmez, herseyi fisi varsa kullanip memnun kalmadiysaniz aldiginiz magazaya geri verme paranizi geri alma hakkina sahpsiniz, sampuaninizi bile, bunu halk istismar etmez, magazalarin kasiyersiz esyalarini kendin gecirip, kartinla kendin odedigin kisimlari var. Cocuklar bisikletlerini, oyuncaklarini kapinin onunde birakirlar, evlerin pencereleri demir parmaklikli degil. tabii ki benim anlatiklarim heryer boyle anlamina gelmiyor ama genel durumdan bahsediyorum.

Insan hayati kadar hayvan hayatina da onem veriyorlar,insanlar balkonu bahcesine kus yemlikleri suluklari asiyorlar, kucuk serce gibi ama renkli kirmizi basli, mavi renkli cok tatli kus turleri var, kimse sapanla oldurmuyor. insanlar birbirini gozetiyor, yani otobanda nasilsa polis yoktur diye hiz yapamazsiniz, cunku baska bir sofor o anda polisi arayip sizi sikayet edebilir, ve ileride bir polis sizi durdurup, ceza yazabilir bu sebeple, bizdeki gibi bana dokunmayan yilan bin yil yasasin, yada amaan bana ne demezler.

Yasam standartlari da cok rahat, insan buradaki genis caddeleri, bahceli evleri, yemyesil parklari gorunce keske benim ulkemde boyle olsa, boyle rahat yasada diyor, ama bizim insanimiz ne yazik ki yapilsa bile kiymetini bilmez, gidip parkin oyuncaklarini soker, banklarina adini kazir, burda ise adam yerde cop gorunce kendi copu olmasa bile alip cope atar, iste boyle arkadaslar...

Son paylasmak istedigim de ne yaziki ki ulkemizde halki nasil kucuk oyunlarla aldattiklari, ocu bucu, su sunu dedi diye kafalari doldurup, asil meselelere yer birakmadiklar, bu sebeple de coook geri kaldigimiz... Burda en kucuk bir tarihi kalintiyi bile nasil koruyup reklamini yaptiklarini, nasil sahip cikip, anlattiklarini ve bu sebeplede nasil maddi kazanc sagladiklarini gorunce de cok sasirmistim. Bizim ulkemiz bu yonden amerikayla kiyas edilemeyecek zenginlikte, her koyu her sehri ayri kulturel tarihi guzelliklere lezzetlere sahip, sirf bu yonde bile gereken hizmet yapilsa ulkemize cok buyuk maddi kazanc getirebilir.

Aklimageldikce geliyor liste gittikce uzuyor ama simdilik burada bitireyim. Temennim guzel vatanimizin bu ulkelerden guzel yonlerini ornek alip, kendini gelistirmesi, diger gelismis ulkeler gibi, maddi yonden kuvvetli, dini yonden kuvvetli, guzel ahlakli bir topluma sahip, guvenilir bir ulke olmasi... Tipki eskiden oldugu gibi...

selam ve muhabbetle...

Wednesday, December 30, 2009

Mor Lahana Salatasi

Arkadaslar, sizlerle pratik bir bilgiyi paylasmak istiyorum, yaparsaniz begeneceginizi ve salata yaparken rahat edeciginizi tahmin ettigim bir tarif. Aldiginiz butun mor lahanayi guzelce dograyin, buyuk bir kaba alin, uzerine bir cay bardagi kadar sirke koyuyoruz, yarim gun boyunca ara ara devamli karistiriyoruz, boyle hos bir renk alip, sertligini kaybediyor. Sonra saklama kabi veya kavanoza alip dolapta muhafaza ediyoruz. birkac hafta dayaniyor dolapta, ama zaten o kadar durmadan bitiyor. Ben genelde hergun marul salatasi yaparim, uzerine de bu hazirladigim mor lahanadan bolca serpiyorum, hem pratik, hem lezzetli.

Arkadaslar asagidaki adresten bu senenin kurban bayrami resimlerine bakabilirsiniz. Ben cok begendim ve hatta amerikali arkadaslarima da gonderdim, iki tanesinden de cok etkilendiklerine, ve begendiklerine dair cevap aldim, buyrun seyire:

http://www.boston.com/bigpicture/2009/11/eid_aladha_and_the_hajj_2009.html

Tuesday, December 29, 2009

kolay, lezzetli, hafif, saglikli...

Eskiden dogru durust sebze yemezdim. Tek yedigim patates, taze fasulye ve ispanakti diyebilirim. Ama insan buyudukce bilincleniyor. Faydasi icin yemem gerektigini dusunerek yemeye basladim ve simdi hepsini cok seviyorum. Pirasa da sonrada alistigim ve artik severek yedigim sebzelerden birisi. Aldigim gun guzelce ayiklayip, yikayip, peceteye sarip, kilitli posetle dolaba kaldirmistim. Sizde boyle hazirlarsaniz yapacaginiz zaman buyuk kolaylik oluyor.


Ben ayrica pirinc yerine bulgurla yapiyorum. Dudukluye biraz zeytinyagi koydum, uzerine 3-4 yemek kasigi bulgur (ben cocuklar icin biraz daha besleyici olsun diye bulguru yarim bardak kadar koydum), uzerine dogradigimiz pirasa, istege bagli minik dogranmis havuc, tuz, 1 limon suyu, 1 br. sicak su ekliyoruz. (ben bulguru fazla koydugum icin suyu 1 bucuk bardak koydum, tam oldu). Duduklumuzu kapatip sebze ayarinda pisiriyoruz, hemen pisiyor zaten. Yaninda yogurt ve taze bir dilim ekmekle afiyetle yiyoruz. En basta dedigim gibi kolay, lezzetli, hafif ve saglikli bir tarif :)

KISIR

Sa arkadaslar, suan disarida kar yagiyor. Aksam disarisi -11C ye kadar dusuyor. Utah zaten Amerika'da kariyla unlu bir state. Amerikanin cok cesitli yerlerinden buradaki kayak merkezlerine kaymaya geliyorlar. Bizde iki yil once bir kez denemistik kaymayi :) Basarili olup olmadigini sormayin ama cok zevkli bir spor bence. Hele o yamactan dim dik yokuslara korkmadan atlayip kayanlari seyretmek ise ayri bir zevk..
Gelelim tarifimize, cok yapilan sevilen, herkesin kendince bir tarifi oldugu bir salatamiz... Evet tahmin ettigniz gibi Kisirdan bahsediyorum. Benim de kendimce uyguladigim ve severek yedigimiz tarifimizi paylasmak istedim. Dun yaptim aksam icin ve afiyetle yedik, ama bitiremedik. Mubarek bulgur nasil da artiyor. Sadece iki buyuk cay bardagi bulgurdan yaptim arkadaslar. Olculerimiz soyle:

2 cay br. bulgur (buyuk cay br.)
2 cay br. kaynar su
1 kasik biber, 1 kasik domates salcasi
1 demek maydonoz
1 demet taze sogan
2-3 dis sarimsak
tuz, nane, sumak, kirmizi biber
2 limon suyu
4-5 kasik zeytinyagi
varsa nar eksisi
istege bagli 1-2 domates (kup dogranmis)
5-6 yaprak marul

Tenceremizde kaynarsuyun bir kismina salcamizi karistirarak eritiyoruz, suyun kalanini ekleyip, uzerine bulguru ekliyoruz, kapagini kapatip sismesini bekliyoruz. Bulgur siserken, buyuk cam kasemize yesilliklerimizi, marulumuzu, domatesimizi, sarimsagimizi dograyip koyuyoruz. Sisen bulgura baharatlarimizi ve limon suyumuzu, zeytinyagi ve nar eksimizi ilave edip karistiriyoruz. Sonra bu karisimi yesilliklerin uzerine ilave edip guzelce karistiriyoruz. Tadina bakiyoruz, eksisinde veya acisinda ayarlamalar gegeriyorsa ilave ediyoruz. Yaninda, yazin ayran kisin sicak cay ile afiyetle yiyoruz.

Monday, December 28, 2009

Birkac Faydali site...


Sizlere ogrendigim bir blogu paylasmak istiyorum bugun, ozellikle cocuklarimiz icin cok guzel oyunlarin ve faaliyetlerin oldugu bir blog :

http://evokulum.blogspot.com
Birde yurtdisindan yasayan arkadaslar icin ingilizce cok icerikli bir site:
http://kalamullah.com

Suan size yazarken bir yandan akradyoyu dinliyorum internetten, ozellikle yurtdusunda yasayanlar, evdeki hanimlar caniniz sikilmasin akradyo.net e grin. Ve canli yazisina tiklayin, kesintisiz cok kaliteli, dini sohbet, saglik, evlilik okulu, muhabbet, soylesi, muzik,kuran ve mealini dinleyebilirsiniz.En guzel yanlarindan birisi kesinti olmadan ses kalitesi cok guzel bir sekilde dinleniyor, ve de butun programlarin arsivleri mevcut. Kacirdiginiz bir program varsa, veya bilgilenmek istediginiz ozel bir konu varsa arsivden secip dinleyebilirsiniz.Cok faydalandigim icin sizlerle de paylasmak istedim...

Friday, December 25, 2009

Asure gununuz hayirlara vesile olsun!


25, 26, 27 Aralık;
09, 10, 11 Muharremdir. ..


***

RE. 309/4 (Sùmû yevme àşûrâe ve hàlifû fîhil-yehûde ve sùmû kablehû yevmen ve ba'dehû yevmen.)
Bu Peygamber Efendimiz'in Muharremin onuncu günü oruç tutmayı tavsiye eden hadis-i şeriflerinden birisi.

Peygamber Efendimiz buyurmuş ki: (Sùmû yevme àşûrâ') "Aşûre gününde oruç tutunuz, (ve hàlifû fîhil-yehûde) ama, yahudilere muhalefet ediniz!"

Yahudiler de oruç tutuyorlar, Mûsâ AS Firavun'dan bugün kurtuldu diye. Tabii Mûsâ AS'la da mukayyed değil, Nuh AS da tufanın sıkıntılarından bugün kurtuldu. Daha öncesinden de bugünün bir önemi var. Bugünün önemi, mübarekliği dolayısıyla, mü'minleri sevindirici olayların sene içindeki tekerrür günü olması dolayısıyla oruç tutulmasını tavsiye ediyor. Ancakyahudiler yanlış anlamasınlar, "Bak bunlar bizi taklid ediyorlar!" gibi yanlış yorumlanmasın diye buyuruyor ki:

(Hàlifû fîhil-yehûde) "Yahudilere muhalefet edin! (Ve sùmû kablehû yevmen ve ba'dehû yevmen)Öncesinden ve sonrasından bir gün oruç tutun!" Yâni dokuzunu veya onbirini de oruç tutarak, onlardan farklılığı ortaya koymak istiyor.

***

Bir gün sabahleyin ashabına ilân ettirmiş Peygamber Efendimiz,
RE. 67/4 (Ezzin fin-nâsi en men kâne ekele felyesum bakıyyete yevmihî, ve men lem yekün ekele felyesum, feinnel-yevme yevmü àşûrâ')
"İnsanlara seslen, ilân eyle ki, bugün şimdiye kadar bir şey yemiş olan da, yemiş olsa bile, biraz bir şeyler atıştırmış olsa bile, (felyesum bakıyyete yevmihî) günün geriye kalan zamanında oruç tutsun!" Yâni yemiş bile olsa, ondan sonra yemesin, yine o sevabı kaçırmayacak, kaçırmamış olacak demek ki, Efendimiz böyle tavsiye ediyor.


***

RE. 426/6 (Men sàme yevmez-zîneti edreke mâ fâtehû min sıyâmis-seneti, ya'nî yevme àşûrâ') "Kim zînet günü orucunu tutarsa, senenin öteki oruçlarından tutamadıklarını telâfi etmiş olur. (Ya'nî yevme àşûrâ') Zînet günü, Aşûre günü demektir."

Meselâ Zilhicce'nin oruçları vardı, Arafe gününün orucu vardı, Şevval'in oruçları vardı. Aşûre günü oruç tuttu mu, senenin öteki günlerinde oruç tutulsa sevap kazanılacak olan oruçlardan, yolculuğu, mâzereti, hastalığı sebebiyle kaçırdığı oruçlar varsa, onları da telâfi etmiş oluyor. Yâni onların sevaplarını da yakalamış oluyor. O bakımdan bu gün oruç tutmak uygundur diye Efendimiz beyan etmiş oluyor. (14.04.2000, C. Sohbeti)

***

Aşure gününde, eve bol bol yiyecek, giyecek getirmek, çoluk çocuğu sevindirmek, fakirlere çok çok hayır yapmak, sadaka vermek, gusül abdesti almak, gözleri ismid'le sürmelemek, dostlara ziyafet çekmek, gündüzü oruç tutmak, gecesini namaz ve zikirle ihyâ etmek, hasta ziyaret etmek... gibi sevaplı işler işlemeğe dikkat ve gayret ediniz; önünüzdeki bütün senenin ve hatta tüm mütebaki ömrünüzün bu minval üzre hayır ve hasenat ile; ibadât ü tâat ile geçmesini Allah-u Taâlâ Hazretleri'nden temennî ve niyaz eyleyiniz! (İslâm, Haziran 1995)

Wednesday, December 23, 2009

Zeytinli sucuklu sufle


Cok sevdigim yillar once evine gittigimizde bize ikram eden arkadasim Lerzan'a ait bir tarif. Ara sira yapiyorum ve cok severek yiyoruz. Tam bir kahvaltilik ikram. En guzel yani da bir gece onceden hazirlanmasi. Sabah sadece firina atip pisirmesi kaliyor. Ben kendimize yaptigim icin yarim olcu yaptim. Sizler tam olcu yapip dikdortgen borcama dokebilirsiniz, ben de buraya tam olcuyu yazacagim arkadaslar.

Malzemeler:

1 Pk. tost ekmegi ( ben tam bugday ekmegi kullandim beyaz ekmek yerine)
4 yumurta
3,5 br. sut ( asil tarifte 1 litre)
dilim zeytin
dilim sucuk
isterseniz benim gibi ek olarak mantarda ekleyebilirsiniz.
rendelenmis kasar peyniri.

Borcamimizin dibini yagliyoruz. Tost ekmeklerinin kenar sert kisimlarini bicakla aliyoruz. Kare dilimlerimizi borcamin altina dosuyoruz, uzerine her yeri kaplayacak sekilde kasar serpiyorz, zeytin ve sucuk serpiyoruz. uzerine bir kat daha tost ekmegi diziyoruz, onun uzerine de kasar, zeytin ve sucuk serpiyoruz, (istege bagli mantarda diziyoruz) yumurta ve sutu cok iyi cirpiyoruz. Borcamimiza her yeri islanacak sekilde yavasca uzerinde gezdirerek dokuyoruz. uzerine sera ile kapatip, bir gece dolabta bekletiyoruz.

Sabah kalkar kalkmaz mutfaga inip, firinimizi 360 (180) F a ayarlayip borcamimizi firina atiyoruz, Mis gibi kokular yayilamaya baslayinca uzeri de kizardiysa yeterince firinimizi kapatiyoruz, afiyetle yiyoruz arkadaslar.

Tahinli Kurabiye ve Nisastali kurabiye



Florida'da birlikte yaptigimiz sontarif bunlardi galiba. Ikisi de birbirinden lezzetli kurabiyeleri sizlerle paylasmak istedim. Nisastali kurabiyenin tarifi vardi ama tekrardan zarar cikmaz diye tekrar paylasacagim, digeride ilk denedigimiz ve begendigimiz bir tarif. Eger tahini seviyorsaniz tavsiye ederim arkadaslar.

Tahinli kurabiye:
1 su br. tahin, 1 su br. seker, 1 stick(113gr.) oda sicakliginda tereyagi, 1 yumurta, aldigi kadar un (3 br. kadar), 1 kabartma tozu, istege bagli dovulmus ceviz yada findik. Klasik kurabiye tariflerinde oldugu gibi once tereyagi ile sekeri iyice cirpip tahini ekleyip de mikserle cirpmaya devam ediyoruz, yumurtayi ekliyoruz, sonra el ile yogurma islemi basliyor, un ve kabartma tozunu yavas yavas ekliyoruz, en son cevizimizi de ekleyip. elimizle ceviz buyuklugune yakin toplar yapip, tepsimizie diziyoruz, 350F (175) de hafif kzarana dek (15dk. kadar) pisiriyoruz.

Asil tarifte yumurtanin beyazini ayiriyoruz, cevizi hamura eklemiyoruz, yaptigimiz toplari ince yumurta beyazina sonra cevize batirip tepsimize diziyoruz, siz istediginiz sekilde yapabilirsiniz arkadaslar, afiyet olsun...


Nisastali Kurabiye:

Malzemeler: 250 gram margarin ya da tereyagi, 1 yumurta, 5 tepeleme corba kasigi pudra sekeri, 1 su bardagi nisasta (misir veya bugday), 1 vanilya, 1 kabartma tozu, aldigi kadar un. Arzuya gore icerisine dovulmus ceviz veya findik ilave edilebilir.


Yapilis: Ilk olarak, oda sicakligindaki margarin tek olarak elle yumusatilir. Sonra pudra sekeri ve yumurta eklenilerek karistirilir. Son olarak icerisine un, nisasta, vanilya, kabartma tozu, ve istege gore ceviz ya da findik ilave edilir. Bir parca hamur alinarak duz bir zemin uzerinde yuvarlanarak kalin bir cubuk yapilir. Baklava seklinde dilimlere kesilerek tepsilere yerlestirilir. Kurabiyelerimiz onceden isitilmamis firinda 350F (175 C) pisirilir. Ustleri un kurabiyesi gibi oldugundan, cok kizarmasini beklemeden firindan alinir.

Arkadaslar soguyunca uzerine mutlaka pudra sekeri tarcin karisimi serpiyoruz, icindeki pudra sekeri bu yuzden fazla olmuyor, cunku uzerine de serpiliyor, resimde biz serpilmeden cekmistik, afiyet olsun, agizda dagilan cok lezzetli ve kolay bir kurabiye...