Thursday, January 14, 2010

Atom pasta

Coook uzun zamandir bildigim, sevdigim ama uzuun zamandir da yapmadigim bir pasta tarifini sizlerle paylasmak istiyorum arkadaslar. Atom pasta :) Ismi neden atom pasta bilmiyorum ama orjinal bir tarif.Bende Amerikadaki besinci yilimizi doldurmamizin vesilesi ile yaptim bu guzel pastayi, tarife ek olarak kremanin ortasina uzunkamasina ikuye boldugum muzlari koydum. Once kekini pisiriyoruz buyuk tepsimizde, ince olacak . Sonra cam kasemize sicakken keki oturtuyoruz, sicak kek kasemizin seklini aliyor parcalanmadan, kenar fazlaliklarini kesiyoruz. Icine kremasini dolduruyoruz, uzerini de kestigimiz parcalarla tamamen kapliyoruz, seralayip dolapa koyuyoruz. Eger cam kasemize serit seklinde bir parca yagli kagit koyarsak kekimiz daha kolay cikiyor, ben isi garantiye almak icin oyle yaptim.
En guzeli su islemi sabah hazirlamak, aksam da kekimizi servis tabagimiza ters cikarip, uzerine sosunu dokmek, ve ertesi gune kadar dolapta bekletip servis yapmak, sosu doktukten hemen sonraki lezzet ile dolapta birgun beklemis lezzet arasinda cok fark oluyor, bekleyince sosu iyice cekiyor, cok daha guzel oluyor. Bu kadar tariften sonra gelelim olculerimize:Kakaolu kek malzemeleri:
4 yumurta
3 fincan seker
4 fincan un
1 pk kakao
1 kabartma tozu
Krema malzemeleri:
1 litre sut
1 su br. seker
1 su br. un
1 vanilya
1 kasik tereyag
1-2 parca damla sakizi

Sos malzemeleri:
1br. sut
2ks. kakao
2 ks. seker
Yapilisi:
Kekimizi klasik usul yumurta seker cirparak baslayip hazirliyoruz, dikdortgen firin tepsimize incecik yayiyoruz. Kekimiz piserken kremamizi pisiriyoruz, guzelce cirpiyoruz. Kekimizi yuvarlak borcama oturtunca icine kremamizi dolduruyoruz, uzerini kek parcalariyla kaplayip dolapta bir gun yada sabahtan aksama kadar bekletiyoruz. Ertesi gun servis tabagina ters cevirince, sosumuzu hazirlayip, uzerine yemek kasigi ile yavas yavas heryeri sosu cekecek sekilde gezdiriyoruz, hemen dokersek yanlardna akip gider, kasikla hafif hafif butun sosu keke gezdiriyoruz, uzerini kapatip dolaba atiyoruz, sunumu cok guzel hafif ve lezzetli bir tarif arkadaslar, isteyenler uzerine cikolatali sos ile de servis yapabilirler, orjinal tarif bu sekilde ama eminim cikolatali sos ile de cok guzel olur, afiyet olsun...

Saturday, January 09, 2010

Portakalli Kurabiye

1 yumurta, 1 su br. toz seker, 115gr(1 stick) tereyagi, 1 vanillin, 1 kabartma tozu, 2 portakal kabugu rendesi, 1su br. nisasta (bugday yada misir), 2 su br. un (1 bardagi tam bugday unu koydum) Istege bagli irice bicakla dogranmis ceviz.

Arkadaslar her zaman vanilya yada kabartma tozu kullandigimda arkasindaki tarife bakarim, hosuma giderse kenara ayiririm. Bir sure sonra ya beklemekten cope gider, ya kaybolur, yada kitaplarin arasinda kalir oylece. Bu sefer bir ilk olarak sakladigim bir vanilya kagidinin arkasindaki tarifi yaptim ve bayildim. Cok hizli gelismeler oldu bu hafta. Esim Taivana gidecegi icin oraya yemesi icin yaptim. Cocuklarda cok begendiler.
Once yag seker ve yumurtayi mikserde guzelce cirptim, sirayla vanilya, nisasta, unun bir bardagi ve kabartma tozunu ekleyip karistirdim, en son 1br tam bugday unu ekledim, cevizi de karistirip vakit olmadigi icin hemen elimle cevizden kucuk toplar yapip tepsiye dizdim. En son bas parmagimla toplarin uzerine hafif bastirdim. 350F (170) de hafif kizarada dek (15dk. kadar) pisirdim. Ben hafif kizarana kadar pisirdigim icin cok guzel kitir oldular, portakal aromasi ve cevizle cok guzel bir tat oldu.
Ama orjinal tarifte merdaneyle acip sekilli kaliplarla kesin diyormus, simdi yazarken tarifi sonunu okudum :) Bir dahakine oyle yapacagim, bu sefer cocuklar gormeden acele yaptigim icin kalipla ugrasamadim, Eger benim gibi yaparsaniz pisince uzerine varsa hafif portakal marmeladi koyabilirsiniz.Bir de biraz tatli oluyor arkadaslar, sekerini bir parmak az koyabilirsiniz cok tatli istemiyorsaniz. Afiyet olsun.

Oatmeal Pancakes with blueberry sauce

Arkadaslar uye oldugumuz yabanci bir dergide begenip yaptigim tarifi sizlerle paylasmak istiyorum. Internetteki aksakliklar, cik hizli gelismeler sebebiyle internetten uzaktim bu aralar. Tarifin orjinal ingilizcesini de ingilizce pratik yapanlar icin yazdim. Ben cok begendim, sosu dacok guzel ve hafif oldu. Ben sulu olmasin diye sosuna azicikta nisasta koydum goz karari. ozellikle cocuklar cok sevdile. Kalan pancakeleri de ertesi gun tahin pekmez karisimiyla yediler. Afiyet olsun...

Soak 1 1/2 cups rolled oats in 1 cup low fat buttermilk for 15 minutes. Combine 1cup all purpose flour, 1/2 cup whole wheat flour, 1/4 cup sugar, 1 teaspoon baking soda, 1 teaspoon baking powder, 1/2 teaspoon salt, and 1/2 teaspoon cinnamon in a bowl. Whisk 2 large eggs together with 2 egg whites in a small bowl and stir in 1 1/2 cups low fat milk. Add dry ingredients to the wet ingredients, and stir.

Heat a non stick skillet over medium-high heat, and coat with cooking spray. Pour about 1/2cup batter per pancake onto hot skillet, and cook 2 minutes or until tops are covered with bubbles and edges look cooked. Flip and cook 2 minutes. Transfer to a plate; kkep warm. Cook remaining batter.

Meanwhile combine 2 cups frozen blueberries, 1/4 cup sugar and 1 tbspoon fresh lemon juice in a medium saucepan. Cook until berries pop. Stir in 1/4 teaspoon cinnamon. Spoon blueberry sauce over pancakes; serve. Makes about 12 pancakes.

Monday, January 04, 2010

Firinda Kabak Mucver



Orlando'dan, soguk kis gunlerinden herkese selamlar. Inanmasi guc, ama bu yil kis soguk ve uzun gececege benziyor. Sizlerle cok kolay ve lezzetli bir tarif paylasicaz. Tarif Selin Caglayan'in sitesinden, ellerine saglik, annem ogrendiginden beri sIk sIk yapiyor:)) Ve her yiyen cok begeniyor, sizin de begeniceginize eminim.

Malzemeler: 4 adet orta boy kabak, 3-4 taze sogan, 3 yumurta, 1.5 su bardagi un, 1/2 su bardagi sivi yag, 1/2 su bardagi beyaz peynir, 1 paket kabartma tozu, tuz- karabiber, maydonoz ve dereotu

Yapilisi: Kabaklari rendeleyip, suyunu sIkIp, yesillikleri ekleyip, diger malzemeleri de ilave ediyoruz. Un ve kabartma tozunu en son ekliyoruz. Kabak sulandigi icin, un eger az gelirse, biraz daha ilave edebilirsiniz. Yaglanmis borcama dokup, uzerine arzunuza gore hashas corek otu ile susleyebilirsiniz. Puf noktasi, cok kalin dokmeyin. Ornegin, bu olculer buyuk dikdortgen borcama iyi geliyor. 350 F, onceden isitilmis firinda 30-40 dakika kizarincaya kadar pisiriyoruz. Sicak sicak firindan cikinca, cayla super oluyor. Ayrica uzerine yogurtla da servis yapabilirsiniz. Simdiden afiyet olsun.

Sunday, January 03, 2010

Mantarli omlet

Size cok sevdigim bir tarifi yazacagim bugun. Kahvaltilik hafif ve lezzetli bir tarif. Olculeri tamamen kafadan yaptim, siz denerseniz olculeri kafaniza gore kaydirabilirsiniz arkadaslar.Biz cocuklarla birlikte dort kisi oldugumuz icin dort yumurta ile yapiyorum, siz kisi sayisina gore yumura sayisini artirabilirsiniz. 4 yumurta, 3/4 br. sut , 2 kasik dolusu kadar un, bir tatli ks tuz, 2 tatli ks. seker, 1 cay ks kabartma sodasini(cok olmasin), blendirda cok iyi cirpiyoruz. Tavamiza bir iki kasik yagimizi koyuyoruz, dogradigimiz mantarlarimizi ekliyruz, hafif kavuruyoruz, istege bagli sucuk, yada salamlarimizi serit serit dograyip ilave ediyoruz, birlikte biraz karistiriyoruz, sonra uzerine yumurtali karisimimizi dokuyoruz, tahta kasikla hafif karistiriyoruz, altini hafif kisiyoruz, kapagini kapatiyoruz, pisip pismedigini tavayi hafif sallayarak anlayabilirsiniz, kapagini acmadan. Eger uzerinde hala sulu yumurta var ise pismemistir, artik sallayinda uzerinde sulu kisim kalmamissa, agzini acip, tavanin kenarlarindan omletimizi spatula ile oynatiyoruz, tavamiza yapismasin rahat ciksin diye. Eger yapabilirseniz sefler gibi hoplatip tavada ters cevirebilirsiniz :) ama ben cesaret edemedim, zaten pistigi icin, direkt servis tabagina ters cevirip sofraya aldim. Afiyetle yedik.

Bizim burdaki helal markete baya bir turk gidasi gelmisti, hele sucuk ve salamlari gorunce baya sevindik,helal markette farkli bir turk urunu bulunca altin bulmus gibi seviniyor insan :) o yuzden ben salamli yaptim, ama sucuklu yada sade de cok guzel oluyor. Malzemeleri zevkinize gore artirmak veya cesitlendirmek size kalmis arkadaslar, birkac yaprak ispanak atilabilir, uzerine sevilen baharatlar veya taze maydonoz dogranabilir, ben bu tarifi farkli malzemelerle ara ara yapiyorum, insallah deneyip memnun kalirsiniz.

Saturday, January 02, 2010

Amerika'da bes yil...


Amerikaya geleli tam bes yili doldurduk, bu bes yil bana guzel tecrubeler, deneyimler, arkadasliklar kazandirdi. Kisaca paylasmak istiyorum, amerika izlenimlerimi.

Oncelikle Musluman olmanin musluman dogup buyumenin kiymetini anliyor insan, burada soyle bir etrafiniza baktiginizda komsulariniza sokaginiza baktiginizda, kendinizden baska Allahin birligine inanan insan yok, o zaman iste insan kendine ne kadar kiymetli bir hazinenin verildigini anliyor. Turkiye'de denizdeki balik misali, insanlar musluman olmanin, hergun ezan duymanin kiymetini bilmiyorlar ne yazik ki.

Benim yasadigin yerde yani Utahta insanlar diger yerlere nazaran daha da dindarlar, o da dikkatimi cekmisti. Her pazar kiliselerin tiklim tiklim dolmasi, kar yagmur demeden sabahtan garaglarinin onunu kureyip, takim elbiseleriyle herkes kilise yoluna dusuyor, ve tam uc saat orada farkli asamalarda kendilerince ibadetle geciriyorlar. Kiliseleri de maddi destek sebebiyle cok zengin, cok bakimli ve neredeyse her sokagin basinda kiliseleri mevcut diyebilirim. Burada kiliseye yakin evler zaten daha cok talep aliyor.

Bir diger konu da buradaki insanlardaki tuketim cilginligi, gerci artik bize de bulasti diyebiliriz ama, her ay kutlanacak, alisveris icin bahane olacak bir kutlama, bir bayram mevcut, ocakta yilbasi ile basliyor, subatta sevgililer gunu ,heryer kirmizi pembe esyalarla doluyor, baharda easter dedikleri hz. isanin dirilisini kutluyorlar, her yer tospembe yesil, yumurta ve tavsan figurleriyle doluyor, sonra anneler gunu, sonra babalar gunu, sonra meshur cadilar bayrami, yani hallowen geliyor, heryer iskeletlerle korkunc figurlerle, turuncu siyah renklerle doluyor. Sonra thanksgiving geliyor, herkes hindi pesinde, ailecek toplanilip hindi yedikleri gun, birlikteliklerini kutladiklari gun. Sonra meshur christmas, hz. isanin dogumu. Herkes evini susluyor, cam agaclari heryerde, noel babalar, hediyelikler, magazalar doluyor tekrar. iste boylece bir yil tamamlaniyor.

Bir dikkatimi ceken konusa bizde eskine mevcut olan guzel huylarimizi almislar, bizde onlarin kotu ahlaklarini cok guzel almisiz. Sokakta yaninizdan gecen yabanci biri size selam vermeden gecmez, magazada alisveris yapip kasaya geldiginizde hicbir kasiyer size selam vermeden, hatrinizi sormadan baslamaz isine, yardimseverler, ve durustler, magazada restoranda icindekileri sorunca, adam size durustce soyler, musteri kaybedecegini dusunmez, herseyi fisi varsa kullanip memnun kalmadiysaniz aldiginiz magazaya geri verme paranizi geri alma hakkina sahpsiniz, sampuaninizi bile, bunu halk istismar etmez, magazalarin kasiyersiz esyalarini kendin gecirip, kartinla kendin odedigin kisimlari var. Cocuklar bisikletlerini, oyuncaklarini kapinin onunde birakirlar, evlerin pencereleri demir parmaklikli degil. tabii ki benim anlatiklarim heryer boyle anlamina gelmiyor ama genel durumdan bahsediyorum.

Insan hayati kadar hayvan hayatina da onem veriyorlar,insanlar balkonu bahcesine kus yemlikleri suluklari asiyorlar, kucuk serce gibi ama renkli kirmizi basli, mavi renkli cok tatli kus turleri var, kimse sapanla oldurmuyor. insanlar birbirini gozetiyor, yani otobanda nasilsa polis yoktur diye hiz yapamazsiniz, cunku baska bir sofor o anda polisi arayip sizi sikayet edebilir, ve ileride bir polis sizi durdurup, ceza yazabilir bu sebeple, bizdeki gibi bana dokunmayan yilan bin yil yasasin, yada amaan bana ne demezler.

Yasam standartlari da cok rahat, insan buradaki genis caddeleri, bahceli evleri, yemyesil parklari gorunce keske benim ulkemde boyle olsa, boyle rahat yasada diyor, ama bizim insanimiz ne yazik ki yapilsa bile kiymetini bilmez, gidip parkin oyuncaklarini soker, banklarina adini kazir, burda ise adam yerde cop gorunce kendi copu olmasa bile alip cope atar, iste boyle arkadaslar...

Son paylasmak istedigim de ne yaziki ki ulkemizde halki nasil kucuk oyunlarla aldattiklari, ocu bucu, su sunu dedi diye kafalari doldurup, asil meselelere yer birakmadiklar, bu sebeple de coook geri kaldigimiz... Burda en kucuk bir tarihi kalintiyi bile nasil koruyup reklamini yaptiklarini, nasil sahip cikip, anlattiklarini ve bu sebeplede nasil maddi kazanc sagladiklarini gorunce de cok sasirmistim. Bizim ulkemiz bu yonden amerikayla kiyas edilemeyecek zenginlikte, her koyu her sehri ayri kulturel tarihi guzelliklere lezzetlere sahip, sirf bu yonde bile gereken hizmet yapilsa ulkemize cok buyuk maddi kazanc getirebilir.

Aklimageldikce geliyor liste gittikce uzuyor ama simdilik burada bitireyim. Temennim guzel vatanimizin bu ulkelerden guzel yonlerini ornek alip, kendini gelistirmesi, diger gelismis ulkeler gibi, maddi yonden kuvvetli, dini yonden kuvvetli, guzel ahlakli bir topluma sahip, guvenilir bir ulke olmasi... Tipki eskiden oldugu gibi...

selam ve muhabbetle...

Wednesday, December 30, 2009

Mor Lahana Salatasi

Arkadaslar, sizlerle pratik bir bilgiyi paylasmak istiyorum, yaparsaniz begeneceginizi ve salata yaparken rahat edeciginizi tahmin ettigim bir tarif. Aldiginiz butun mor lahanayi guzelce dograyin, buyuk bir kaba alin, uzerine bir cay bardagi kadar sirke koyuyoruz, yarim gun boyunca ara ara devamli karistiriyoruz, boyle hos bir renk alip, sertligini kaybediyor. Sonra saklama kabi veya kavanoza alip dolapta muhafaza ediyoruz. birkac hafta dayaniyor dolapta, ama zaten o kadar durmadan bitiyor. Ben genelde hergun marul salatasi yaparim, uzerine de bu hazirladigim mor lahanadan bolca serpiyorum, hem pratik, hem lezzetli.

Arkadaslar asagidaki adresten bu senenin kurban bayrami resimlerine bakabilirsiniz. Ben cok begendim ve hatta amerikali arkadaslarima da gonderdim, iki tanesinden de cok etkilendiklerine, ve begendiklerine dair cevap aldim, buyrun seyire:

http://www.boston.com/bigpicture/2009/11/eid_aladha_and_the_hajj_2009.html

Tuesday, December 29, 2009

kolay, lezzetli, hafif, saglikli...

Eskiden dogru durust sebze yemezdim. Tek yedigim patates, taze fasulye ve ispanakti diyebilirim. Ama insan buyudukce bilincleniyor. Faydasi icin yemem gerektigini dusunerek yemeye basladim ve simdi hepsini cok seviyorum. Pirasa da sonrada alistigim ve artik severek yedigim sebzelerden birisi. Aldigim gun guzelce ayiklayip, yikayip, peceteye sarip, kilitli posetle dolaba kaldirmistim. Sizde boyle hazirlarsaniz yapacaginiz zaman buyuk kolaylik oluyor.


Ben ayrica pirinc yerine bulgurla yapiyorum. Dudukluye biraz zeytinyagi koydum, uzerine 3-4 yemek kasigi bulgur (ben cocuklar icin biraz daha besleyici olsun diye bulguru yarim bardak kadar koydum), uzerine dogradigimiz pirasa, istege bagli minik dogranmis havuc, tuz, 1 limon suyu, 1 br. sicak su ekliyoruz. (ben bulguru fazla koydugum icin suyu 1 bucuk bardak koydum, tam oldu). Duduklumuzu kapatip sebze ayarinda pisiriyoruz, hemen pisiyor zaten. Yaninda yogurt ve taze bir dilim ekmekle afiyetle yiyoruz. En basta dedigim gibi kolay, lezzetli, hafif ve saglikli bir tarif :)

KISIR

Sa arkadaslar, suan disarida kar yagiyor. Aksam disarisi -11C ye kadar dusuyor. Utah zaten Amerika'da kariyla unlu bir state. Amerikanin cok cesitli yerlerinden buradaki kayak merkezlerine kaymaya geliyorlar. Bizde iki yil once bir kez denemistik kaymayi :) Basarili olup olmadigini sormayin ama cok zevkli bir spor bence. Hele o yamactan dim dik yokuslara korkmadan atlayip kayanlari seyretmek ise ayri bir zevk..
Gelelim tarifimize, cok yapilan sevilen, herkesin kendince bir tarifi oldugu bir salatamiz... Evet tahmin ettigniz gibi Kisirdan bahsediyorum. Benim de kendimce uyguladigim ve severek yedigimiz tarifimizi paylasmak istedim. Dun yaptim aksam icin ve afiyetle yedik, ama bitiremedik. Mubarek bulgur nasil da artiyor. Sadece iki buyuk cay bardagi bulgurdan yaptim arkadaslar. Olculerimiz soyle:

2 cay br. bulgur (buyuk cay br.)
2 cay br. kaynar su
1 kasik biber, 1 kasik domates salcasi
1 demek maydonoz
1 demet taze sogan
2-3 dis sarimsak
tuz, nane, sumak, kirmizi biber
2 limon suyu
4-5 kasik zeytinyagi
varsa nar eksisi
istege bagli 1-2 domates (kup dogranmis)
5-6 yaprak marul

Tenceremizde kaynarsuyun bir kismina salcamizi karistirarak eritiyoruz, suyun kalanini ekleyip, uzerine bulguru ekliyoruz, kapagini kapatip sismesini bekliyoruz. Bulgur siserken, buyuk cam kasemize yesilliklerimizi, marulumuzu, domatesimizi, sarimsagimizi dograyip koyuyoruz. Sisen bulgura baharatlarimizi ve limon suyumuzu, zeytinyagi ve nar eksimizi ilave edip karistiriyoruz. Sonra bu karisimi yesilliklerin uzerine ilave edip guzelce karistiriyoruz. Tadina bakiyoruz, eksisinde veya acisinda ayarlamalar gegeriyorsa ilave ediyoruz. Yaninda, yazin ayran kisin sicak cay ile afiyetle yiyoruz.

Monday, December 28, 2009

Birkac Faydali site...


Sizlere ogrendigim bir blogu paylasmak istiyorum bugun, ozellikle cocuklarimiz icin cok guzel oyunlarin ve faaliyetlerin oldugu bir blog :

http://evokulum.blogspot.com
Birde yurtdisindan yasayan arkadaslar icin ingilizce cok icerikli bir site:
http://kalamullah.com

Suan size yazarken bir yandan akradyoyu dinliyorum internetten, ozellikle yurtdusunda yasayanlar, evdeki hanimlar caniniz sikilmasin akradyo.net e grin. Ve canli yazisina tiklayin, kesintisiz cok kaliteli, dini sohbet, saglik, evlilik okulu, muhabbet, soylesi, muzik,kuran ve mealini dinleyebilirsiniz.En guzel yanlarindan birisi kesinti olmadan ses kalitesi cok guzel bir sekilde dinleniyor, ve de butun programlarin arsivleri mevcut. Kacirdiginiz bir program varsa, veya bilgilenmek istediginiz ozel bir konu varsa arsivden secip dinleyebilirsiniz.Cok faydalandigim icin sizlerle de paylasmak istedim...

Friday, December 25, 2009

Asure gununuz hayirlara vesile olsun!


25, 26, 27 Aralık;
09, 10, 11 Muharremdir. ..


***

RE. 309/4 (Sùmû yevme àşûrâe ve hàlifû fîhil-yehûde ve sùmû kablehû yevmen ve ba'dehû yevmen.)
Bu Peygamber Efendimiz'in Muharremin onuncu günü oruç tutmayı tavsiye eden hadis-i şeriflerinden birisi.

Peygamber Efendimiz buyurmuş ki: (Sùmû yevme àşûrâ') "Aşûre gününde oruç tutunuz, (ve hàlifû fîhil-yehûde) ama, yahudilere muhalefet ediniz!"

Yahudiler de oruç tutuyorlar, Mûsâ AS Firavun'dan bugün kurtuldu diye. Tabii Mûsâ AS'la da mukayyed değil, Nuh AS da tufanın sıkıntılarından bugün kurtuldu. Daha öncesinden de bugünün bir önemi var. Bugünün önemi, mübarekliği dolayısıyla, mü'minleri sevindirici olayların sene içindeki tekerrür günü olması dolayısıyla oruç tutulmasını tavsiye ediyor. Ancakyahudiler yanlış anlamasınlar, "Bak bunlar bizi taklid ediyorlar!" gibi yanlış yorumlanmasın diye buyuruyor ki:

(Hàlifû fîhil-yehûde) "Yahudilere muhalefet edin! (Ve sùmû kablehû yevmen ve ba'dehû yevmen)Öncesinden ve sonrasından bir gün oruç tutun!" Yâni dokuzunu veya onbirini de oruç tutarak, onlardan farklılığı ortaya koymak istiyor.

***

Bir gün sabahleyin ashabına ilân ettirmiş Peygamber Efendimiz,
RE. 67/4 (Ezzin fin-nâsi en men kâne ekele felyesum bakıyyete yevmihî, ve men lem yekün ekele felyesum, feinnel-yevme yevmü àşûrâ')
"İnsanlara seslen, ilân eyle ki, bugün şimdiye kadar bir şey yemiş olan da, yemiş olsa bile, biraz bir şeyler atıştırmış olsa bile, (felyesum bakıyyete yevmihî) günün geriye kalan zamanında oruç tutsun!" Yâni yemiş bile olsa, ondan sonra yemesin, yine o sevabı kaçırmayacak, kaçırmamış olacak demek ki, Efendimiz böyle tavsiye ediyor.


***

RE. 426/6 (Men sàme yevmez-zîneti edreke mâ fâtehû min sıyâmis-seneti, ya'nî yevme àşûrâ') "Kim zînet günü orucunu tutarsa, senenin öteki oruçlarından tutamadıklarını telâfi etmiş olur. (Ya'nî yevme àşûrâ') Zînet günü, Aşûre günü demektir."

Meselâ Zilhicce'nin oruçları vardı, Arafe gününün orucu vardı, Şevval'in oruçları vardı. Aşûre günü oruç tuttu mu, senenin öteki günlerinde oruç tutulsa sevap kazanılacak olan oruçlardan, yolculuğu, mâzereti, hastalığı sebebiyle kaçırdığı oruçlar varsa, onları da telâfi etmiş oluyor. Yâni onların sevaplarını da yakalamış oluyor. O bakımdan bu gün oruç tutmak uygundur diye Efendimiz beyan etmiş oluyor. (14.04.2000, C. Sohbeti)

***

Aşure gününde, eve bol bol yiyecek, giyecek getirmek, çoluk çocuğu sevindirmek, fakirlere çok çok hayır yapmak, sadaka vermek, gusül abdesti almak, gözleri ismid'le sürmelemek, dostlara ziyafet çekmek, gündüzü oruç tutmak, gecesini namaz ve zikirle ihyâ etmek, hasta ziyaret etmek... gibi sevaplı işler işlemeğe dikkat ve gayret ediniz; önünüzdeki bütün senenin ve hatta tüm mütebaki ömrünüzün bu minval üzre hayır ve hasenat ile; ibadât ü tâat ile geçmesini Allah-u Taâlâ Hazretleri'nden temennî ve niyaz eyleyiniz! (İslâm, Haziran 1995)

Wednesday, December 23, 2009

Zeytinli sucuklu sufle


Cok sevdigim yillar once evine gittigimizde bize ikram eden arkadasim Lerzan'a ait bir tarif. Ara sira yapiyorum ve cok severek yiyoruz. Tam bir kahvaltilik ikram. En guzel yani da bir gece onceden hazirlanmasi. Sabah sadece firina atip pisirmesi kaliyor. Ben kendimize yaptigim icin yarim olcu yaptim. Sizler tam olcu yapip dikdortgen borcama dokebilirsiniz, ben de buraya tam olcuyu yazacagim arkadaslar.

Malzemeler:

1 Pk. tost ekmegi ( ben tam bugday ekmegi kullandim beyaz ekmek yerine)
4 yumurta
3,5 br. sut ( asil tarifte 1 litre)
dilim zeytin
dilim sucuk
isterseniz benim gibi ek olarak mantarda ekleyebilirsiniz.
rendelenmis kasar peyniri.

Borcamimizin dibini yagliyoruz. Tost ekmeklerinin kenar sert kisimlarini bicakla aliyoruz. Kare dilimlerimizi borcamin altina dosuyoruz, uzerine her yeri kaplayacak sekilde kasar serpiyorz, zeytin ve sucuk serpiyoruz. uzerine bir kat daha tost ekmegi diziyoruz, onun uzerine de kasar, zeytin ve sucuk serpiyoruz, (istege bagli mantarda diziyoruz) yumurta ve sutu cok iyi cirpiyoruz. Borcamimiza her yeri islanacak sekilde yavasca uzerinde gezdirerek dokuyoruz. uzerine sera ile kapatip, bir gece dolabta bekletiyoruz.

Sabah kalkar kalkmaz mutfaga inip, firinimizi 360 (180) F a ayarlayip borcamimizi firina atiyoruz, Mis gibi kokular yayilamaya baslayinca uzeri de kizardiysa yeterince firinimizi kapatiyoruz, afiyetle yiyoruz arkadaslar.

Tahinli Kurabiye ve Nisastali kurabiye



Florida'da birlikte yaptigimiz sontarif bunlardi galiba. Ikisi de birbirinden lezzetli kurabiyeleri sizlerle paylasmak istedim. Nisastali kurabiyenin tarifi vardi ama tekrardan zarar cikmaz diye tekrar paylasacagim, digeride ilk denedigimiz ve begendigimiz bir tarif. Eger tahini seviyorsaniz tavsiye ederim arkadaslar.

Tahinli kurabiye:
1 su br. tahin, 1 su br. seker, 1 stick(113gr.) oda sicakliginda tereyagi, 1 yumurta, aldigi kadar un (3 br. kadar), 1 kabartma tozu, istege bagli dovulmus ceviz yada findik. Klasik kurabiye tariflerinde oldugu gibi once tereyagi ile sekeri iyice cirpip tahini ekleyip de mikserle cirpmaya devam ediyoruz, yumurtayi ekliyoruz, sonra el ile yogurma islemi basliyor, un ve kabartma tozunu yavas yavas ekliyoruz, en son cevizimizi de ekleyip. elimizle ceviz buyuklugune yakin toplar yapip, tepsimizie diziyoruz, 350F (175) de hafif kzarana dek (15dk. kadar) pisiriyoruz.

Asil tarifte yumurtanin beyazini ayiriyoruz, cevizi hamura eklemiyoruz, yaptigimiz toplari ince yumurta beyazina sonra cevize batirip tepsimize diziyoruz, siz istediginiz sekilde yapabilirsiniz arkadaslar, afiyet olsun...


Nisastali Kurabiye:

Malzemeler: 250 gram margarin ya da tereyagi, 1 yumurta, 5 tepeleme corba kasigi pudra sekeri, 1 su bardagi nisasta (misir veya bugday), 1 vanilya, 1 kabartma tozu, aldigi kadar un. Arzuya gore icerisine dovulmus ceviz veya findik ilave edilebilir.


Yapilis: Ilk olarak, oda sicakligindaki margarin tek olarak elle yumusatilir. Sonra pudra sekeri ve yumurta eklenilerek karistirilir. Son olarak icerisine un, nisasta, vanilya, kabartma tozu, ve istege gore ceviz ya da findik ilave edilir. Bir parca hamur alinarak duz bir zemin uzerinde yuvarlanarak kalin bir cubuk yapilir. Baklava seklinde dilimlere kesilerek tepsilere yerlestirilir. Kurabiyelerimiz onceden isitilmamis firinda 350F (175 C) pisirilir. Ustleri un kurabiyesi gibi oldugundan, cok kizarmasini beklemeden firindan alinir.

Arkadaslar soguyunca uzerine mutlaka pudra sekeri tarcin karisimi serpiyoruz, icindeki pudra sekeri bu yuzden fazla olmuyor, cunku uzerine de serpiliyor, resimde biz serpilmeden cekmistik, afiyet olsun, agizda dagilan cok lezzetli ve kolay bir kurabiye...

Friday, December 18, 2009

HICRI YENI YILIMIZ KUTLU OLSUN!

Bugun 2 Muharrem cuma, 1431. Yani hicri yeni yilimizin ikinci gunu, aslinda biraz gec kaldim gene. Ama floridadan donus, bavullari bosalt, rahatsizliklar derken daha once yazamadim. Resimler esimin hac da cektigi resimler, Allah tum musluman kardeslerimize erken yasta nasip esin o mubarek diyarlara gitmeyi insallah.
Bu mubarek gunleri de en iyi sekilde gecirmeyi nasip etsin. Suan Amerika'da da yilbasi ve christmas yaklasiyor, her taraf yesil kirmizi renklerle dolu, butun magazalarda christmas sarkilari, her evde suslenmis cam agaclari, haftaya cuma da tatil burada. Christmas tatili, peygamberlerinin dogumunu buyuk bir coskuyla kutluyorlar aslinda, alisveris merkezleri dolu, herkes hediyelerini hazirlamaya calisiyor 24 aralik aksami icin. Camlarin altina koyuyorlar, ertesi sabah herkes aciyor hediyesini.Cocular Santa'nin yani noel babanin bu hediyeleri dagittigina inaniyorlar. Keske bizde bizim kulturumuzde dinimizde olmayan bu hristiyan adet ve kutlamalarini taklit etmek yerine, kendi bayramlarimizi, kendi yilbasimizi hakkiyla kutlasak, ailecek gercek bir bayram havasi esse evlerimizde ve cevremizde...
Christmasin ne oldugunu bile bilmeden turkiyede de cam susleyen, yilbasini abarti sekilde kutlayan cok insanlar var ne yazik ki. Bizim oyle guzel adetlerimiz kutlamalarimiz, bayramlarimiz var ki aslinda. Baskalarinin adetlerini taklide hic ihtiyacimiz yok, Nicin kendi bayramlarimizda, kendi yilbasimizda evlerimizi suslemiyoruz, cocuklarimiza surpriz hediyeler almiyoruz, ailecek hep birlikte yakinlarimiz arayip yeni yillarini tebrik etmiyoruz, yapilabilecek o kadar cok sey var ki. Eger bu taklitcilik devam ederse, dista musluman, nufusunda musluman ama ici hristiyanlasmis,ozde degismis bir toplum olacagiz hic farketmeden. Bu dusuncelerimi sizlerle de paylasmak istedim arkadaslar, insallah basinizi agritmamisimdir.
Sizlerle paylasmak istedigim bir yazi:

Sevgili AKRA dinleyenleri, çok kıymetli bir ayda, çok güzel bir güne erişmiş bulunuyoruz. Peygamberimiz Muharrem ayını "Allah'ın Ayı" olarak tanımlıyor. Ramazan orucundan sonra tutulacak en faziletli orucun bu ayda tutulan oruç olduğunu söylüyor. Sevabının da otuz misli olacağını belirtiyor. Bugün, tutulacak orucun geçen senenin günahına kefaret olacağını müjdeliyor. Yalnız, Yahudi ve Hristiyanlardan farklılığımızı vurgulamak için, Aşure günüyle birlikte, bugünden önceki veya sonraki günü de oruçla geçirmemizi tavsiye etmiştir.

Biz de, Hadis-i şeriflere göre hareket edelim; bu günü en güzel şekilde değerlendirelim. Farz ve nafile ibadetlerimize dikkat edelim. Oruç tutalım. Her halimizle çevremize bu günlerin güzelliğini yansıtalım. Dostlarımızı, komşularımızı, camilerimizi, büyüklerimizin kabirlerini, ana-babalarımızı, akrabalarımızı ziyaret edelim. Atalarımızın bize miras bıraktığı aşure tatlılarından bolca yapıp eşe-dosta ikram edelim. Sevgi ve dostluk bağlarımızı geliştirelim. Ayırım yapmadan herkese iyilik yapmanın, faydalı olmanın, güzel ahlakı geliştirmenin yollarını arayalım. Hayırlar yapmayı, dualar etmeyi, fakir fukaranın yardımına koşmayı unutmayalım. Sadakalar verelim. Birbirimize hayır dualar edelim.

Eş ve çocuklarımızı ihmal etmeyelim. Peygamberimizin sünnetine uyalım onlara güzel hediyeler alalım, gönüllerini hoş edelim. Peygamber Efendimizin bildirdiğine göre, bu hediyeler evimizin bereketlenmesini, mutluluğumuzun artmasını sağlıyor. Bütün sene yuvamızın bereketi oluyor...

M. Nureddin COSAN.


Sunday, December 06, 2009

cranberry cookies

Heyecanla bekledigimiz hacilarimiz pazar gunu uzuuun bir yolculuktan sonra geldiler cok sukur. Bu kurabiyeler de yaptigimiz hazirliklardan biriydi. Aysenurun favorisi olan kurabiyeler hem saglikli hemde cok leziz. Ama Turkiye'de ayni urunler olmayabilir, yerine baska tatlar kullanarak denenebilir belki. Tarifi buradaki costco magazasindan aldigimiz kurutulmus cranberry paketinin uzerindeki tarifi biraz degistirerek yapmistim. Cok sevilen bir tarif cikti ortaya. 1 stick(113gr.) oda isisinda tereyagi ile 2/3 cup hafif bastirarak konulmus esmer sekeri guzelce karistiriyoruz. Iki tane yumurtayi ilave ediyoruz. 1 cimdik tuz atiyoruz. 2 cup oatmeal( yulaf ezmesi) , 2 cup un, 2 teaspoon(tatli kasigi) baking soda( kabartma sodasi), 1 tatli ks. tarcin ile guzelce karistiriyoruz. 2/3 cup cranberry, 2/3 cup beyaz damla cikolata ve 2/3 cup kucuk dogranmis cevizimizi ekliyoruz, Hafif yapiskan bir hamur olacak, tamamen ele yapismayan bir hamur olmuyor yulaftan dolayi. Yemek kasigiyla alip, hafif daginik sekilde elinizle belli bir sekle sokmadan araliklarla tepsimize diziyoruz.not: ben bazen bir pk. kabartma tozu ile de yapiyorum.

Bu arada cranberrynin kusburnu oldugunu biliyorum, burada sekerlenmis ve kurutulmusu satiliyor, cranberry yerine herhangi sebdiginiz bir kuru meyva ile de denenebilir.
375F (180) de 10-15 dk. arasinda pisiyor. Kitir cok lezzetli birk urabiye oluyor arkadaslar. Tum Hacca giden sevdiklerine kavusmus arkadaslara buradan gozunuz aydin diyorum, darisi geride kalip gidemeyenlere insallah.

Tuesday, December 01, 2009

Ziyaret sofrasi-2

Turkiye'de yaptigim uzuun tatil cok guzel gecti cok sukur. Cok sevdigim arkadaslarima, hatta onceki seneden soz verip gidemedigim ziyaretleri bu seferde yaptim. Herkes cok guzel sofralar hzirlamisti, tek tek isimlerini saymiyorum ama hepsi aklimdalar, buradan tek tek tesekkur ediyorum. Benim icin cok dopingli bir tatil oldu :) Bu da cok sevdigim Kadriye ablamin sofrasiydi. Tam bana gore bol sebze cesitli, hepsi hafif yagda az kalorik ve faydali sebzelerdi. Uzerine yaptigi taze tutulmus baliklarda cook lezzetliydi.

Leziz sicacik mercimek corbasiyla basladik, bir yandan da muhabbet tabii ki...
Bakla yemesemde resmini cektim, zaten diger tatlardan sira gelmedi.
Cok begendigim bir zeytinyagliydi. Kereviz portakal suyu ile pisirilmis ama hic kereviz gibi degildi. Portakal agacinda da buna benzer portakalli bir kereviz tarifi hatirliyorum, ilgilenenler bakabilir, eger tarif alirsambende eklerim, kadriye ablama duyurulur :)
Maranki diyetinin meshur oldugu sirada bu pancar kavurmasi da cok iyi gitti dogrusu, hem de cok faydali, ama ne yazik ki fazla yapmadigimiz bir tat, denemenizi tavsiye ederim.
Bu da galiba ispanam kavurmasi idi, yesillerden biri ispanak, biri de isirgandi galiba, yanlisim olabilir, aradan cok zaman gecti ama ikisi de benim favorilerimdendi.

Devaminda havuclu nohutlu pilav, ve cikolata soslu hafif ve lezzetli bir tatlimiz vardi, ama cok resim oldugu icin yukleyip dizmekte problem oldu, hem daha fazla caninizi cektirmeyeyim arkadaslar, ama butun sebzelerin az zeytinyaginda soganla kavrularak, uzerine sarimsakli yogurtla cok guzel bir yan yemek oldugunu ogrendim ben bu davetten.

Sizlerle de ozellikle paylasmamin bir sebebi de sagliksiz beslenmenin sonuclarini neredeyse hergun dinledigimiz yada okudugumuz su gunlerde biraz daha sebze ve meyvalara onem vermemizin gerektigini hatirlatmak, asil lezzetin hazir gidalarda degil, kendi yaptigimiz, hafif ve vitamini oldurmeden pisirdigimiz sebzelerde oldugu...

Hepinize saglik ve afiyet dolu omurler!

Ziyaret sofrasi-1

Bu sofra turkiyedeyken ziyaretine gittigimiz cok sevdigim arkadasim ve akrabam Nuris'e ait. Ozellikle Konyalilarin caninin cekecegi cok guzel lezzetler vardi sofrada. Birde guzel neseli muhabbet eklenince cok guzel vakit gecirdik. Cok sevdigim arkadasim Esra da bizimle olunca birde hepimizin anneleri tabii ki, cok guzel bir ani oldu. Telefonumda bekleyen resimleri firsattan istifade paylasmak istedim. Buradan da canim arkadaslarima bu gin icin tesekkur ediyorum.
Pasta cok kolay ve hos gozuktugu icin fikir olsun diye paylasmak istedim. Ayrica menu olarak cok guzeldi, menu olusturmakta zorlananlar icinde yardimci olabilir. Hazir pandispanyadan klasik meyvali pasta yapmisti Nuris.
Kurabiyeler cok guzeldi ama tarifini alirsam paylasabilirim, portakalagacinin anane kurabiyesine benziyor.
Menude, Yaspasta, kurabiye, borulce salatasi, yogurtlu salata, kiymali yaprak sarmasi, konyanin meshur kurutulmus taze fasultesi, sicak hamurlu ekmek vardi. Tabii ustune de meyva ve dondurma ile hazirladigimiz kupta tatlilarimiz vardi. Ama ne yazik ki erimeden yemeye basladigimiz icin resim cekmeyi unutmusum.
Iste favorim Konyanin kurutulmus taze fasulye yemegi, hele birde yufka ekmeginin arasina sikip yedigimde tadina doyamadigim bir lezzet. Ayse teyze ellerine saglik.
Nurisin portakal agacindan yaptigi mayonezli tavuk salatasi da cok lezzetliydi. Tarifi ulasmasi kolay olsun diye buraya da koyuyorum,

Mayonezli Tavuk Salatası

  • 1 adet haşlanmış tavuk göğsü
  • 2 adet havuç
  • 1 adet salatalık
  • 2-3 dal taze soğan
  • 2 adet sivribiber
  • 2 diş sarımsak
  • 1-2 kaşık yoğurt
  • 1 kase mayonez
  • yarım demet dereotu
  • tuz,karabiber,pulbiber
  • Haşlanmış tavuk göğsünü derisinden ayırarak iyice didikleyin. Tuz ve baharatlarla karıştırın.Diğer tarafta bütün sebzeleri yıkayıp ayıklayarak mercimek büyüklüğünde dilimleyin.Salatalığın sadece kabuğunu kalınca soyarak kullanın. (Doğrarken zorlanırsanız kısa süreli robottan geçirebilirsiniz ama fazla ezmeyin)Hepsini karıştırıp 1 çay bardağı kadarını ayırın. Kalanı tavukla karıştırın. Mayonezle yoğurdu çırpın. Karışımı tavuk ve sebzelerle birleştirip iyice hallolmalarını sağlayın. Bunu bir tabağa yayın.Üzerini ayırdığınız sebze karışımı ile süsleyin.
Ben mayonez ve yogurt miktarini tersine cevirip yapiyorum, yani azicik mayonez, bol yogurt, cok daha hafif, az kalorili ve dahalezzetli oluyor bence, ama siz mayonezi seviyorsaniz asil tarifi uygulayabilirsiniz. Hic sevmiyorsaniz onun yerine suzme yogurtla da cok guzel olur. Afiyet olsun...

Saturday, November 28, 2009

KURBAN BAYRAMINIZ MUBAREK OLSUN.


KURBAN VE KURBAN BAYRAMI


Cenâb-ı Hakka çeşitli vesîleler ile yaklaşılır. Bunlardan biri de birkaç gün sonra keseceğimiz kurbanlarımız ile olmaktadır. Bu derece yüce mânâ ifâde eden kurban ibâdeti, acaba nereden mîrâs kaldı? Bu günler de hangi idrâk ve düşünceyle bayram yapıyoruz?

Târih, Peygamber Efendimizin cedd-i âlîsi, Kabe-i Muazzamanın bânisi, Hz. İbrâhimin devriydi. Nemrud&un ateşinden kurtulmuş olan Hz. İbrâhim, insanlığı, Allaha kul olmaya dâvet ediyordu. Bu uğurda canını ve malını hiçe sayma fedâkârlığını gösteren Hz. İbrâhim, Allah tarafından yeni bir imtihana çekilecekti.

Aradan seneler geçmesine rağmen, evlâdı olmamıştı. Evlat arzusu içinde olduğu bir sırada, melekler Hz. İbrâhimin yanına gelerek sorarlar: Yâ İbrâhîm! Allah sana bu kadar nimetler ihsan etmişken, sen bu nimetleri Allah yolunda hiç düşünmeden harcıyorsun. Kalbine hiç bir şey gelmiyor mu? Cevap düşündürücüdür: Değil malımı fedâ etmek, Allah bana sâlih bir evlat verse, onu bile Allah yolunda fedâ edebilirim. İşte bu söz kayda geçmişti.

Aradan uzun yıllar geçmiş, Cenâb-ı Hak Hz. İbrâhime sâlih bir evlat ihsan etmişti. Adı İsmâi idi. Hz. İsmâil en sevimli olduğu bir çağa geldiğinde bir akşam, Hz. İbrâhim, yattığı yataktan, Nezrini yerine getir, Yâ İbrâhim nidâsıyla, kalktı. Bu rüyâ acaba Allahtan mıydı? Nezri neydi, onu düşündü.

Ertesi gece, aynı rüyâyı, yeniden gördü. Artık Hz. İbrâhim anladı ve bildi ki, bu rüyâ Allahtandır. Bildiği için bu güne Arefe ismi verildi.

Fakat nezri neydi, onu hatırlayamadı. Bayram akşamı da aynı rüyâyı görünce, nezrini hatırladı. Oğlunu kurban edecekti.

Artık Allahın emrini yerine getirmesi lâzımdı. Bayram sabahı olunca, Hacer vâlidemizi çağırdı. Oğlu Hz. İsmâili hazırlamasını söyledi. Hacer vâlidemiz, Hz. İsmâiligiydirip, süsledi. Baba oğul, beraberce Minâ istikâmetine doğru yola koyuldular. Fakat nereye gidildiğini, ne evlat ne de annesi biliyordu.

Yolda şeytan Hz. İbrâhimin önüne çıkarak: Yâ İbrâhîm! Böyle bir evlâdı nasıl kesersin? Hiç baba evlâdını kesebilir mi? Hz. İbrâhim, şeytanın sözüne kulak bile vermedi, hiç tereddüt etmeyerek, yerden aldığı taşla şeytânı defetti.

Şeytan durmuyordu. Bu sefer Hâcer vâlidemizin yanına gelerek, onu kandırmaya çalıştı. Fakat Hâcer vâlidemiz verdiği cevabla, teslimiyetin zirvesine varıyordu: Eğer Allahtan böyle bir emir gelmişse, ben de bir anne olarak, bu emre teslim olup, boynumu büküyorum.
Şeytan vazgeçmiyordu. Bu defa Hz. İsmâilin yanına gelip: Baban seni nereye götürüyor, biliyor musun? Kesmeye götürüyor, kemeye. diyerek onu korkutmaya çalıştı.

Hz. İsmâil de, annesinden geri kalmayarak: O benim babamdır. O bir Peygamberdir. Eğer bu emri Allahtan almışsa, emri muhakkak yerine getirmesi lâzımdır." cevâbını verdi ve şeytanı taşladı.

Sonunda baba oğul işâret olunan yere kadar geldiler. Fakat Hz. İbrâhîm, oğluna nasıl söyleyecekti. Bütün mesele buradaydı. Sonunda: Ey benim yavrucuğum. Ben, seni, rüyâmda, kesiyor görüyorum. Sen benim bu rüyâma bir bak, ne söylersin. Hz. İsmâil kıyâmete, kadar gelecek insanlığa ibret olacak şu sözleri söyledi: Ey babacığım. Sana Allahdan ne emrolunmuşsa, onu derhal yerine getir. İnşâallah beni sabredenlerden bulacaksın.

Artık baba oğul Allahın hükmünü yerine getirmeye hazırlanmıştı. Bu esnâda Hz. İsmâil: Babacığım, birkaç ricâm var. Yerine getirmeni istiyorum. Anneme selâm söyle. Ellerinden öptüğümü ilet. Küçük çocukların arasına girmesin. Olur ki, onlara bakıp, beni hatırlar da, Allaha isyan edebilir. Ve babacığım! Gözlerimi, ellerimi ve ayaklarımı bağla. Can tatlıdır. Olur ki, bıçağı elinden almak isterim.

Hz. İbrâhim oğlunun isteklerini yerine getirdi. Biraz sonra Hz. İsmâil tekrar:Ey babacığım, ellerimi ve ayaklarımı çöz. Beni Allah görüyor, melekleri görüyor. Ne isyankâr çocukmuş, babası, bağlamak zorunda kaldı, demesinler. dedi.

Artık baba oğul, Allahın hükmüne tam teslim olunca, Hz. İbrâhim, Hz. İsmâili, şakağı üzerine yatırdı. Bu esnâda yerde gökte ne kadar melek varsa secdeye kapanmış: Allahım! Koru İsmâilini, Affet İsmâilini diye yalvarıyordu.

Kurban Allaha yakin olmak maksadi ile yapilan bir ibadet olup sadece rasülüllah zamaninda degil Insanligin yaratilisindan itbaren vardir.Nitekim cenabu hak Meleklere Ey Meleklerim yer yüzünde bir halife yaratacagim dedigi zaman , Melekler ya Rabbi biz seni tesbih ve takdis ediyoruz yer yüzünde kan dökücü ve yer yüzünde ifsat edici bir varlikmi yaratacaksin? diye itirazvari bir söz söyledikleri zaman Ey Meleklerim sizin bilmediginizi ben bilirim buyurmusdu.

Ondan asirlar sonra HALIFESININ samimiyetini ve teslimiyetini meleklere göstermek icin kulu Ibrahimin oglu ismaili kurban etme hadisesini zuhur ettirmistir. Sonunda onlarda bu imtihani basari ile verdikleri anda Adem a.s.min oglu habilin kesdigi koc kurbanini göndererek koc kurban edilmistir.


Bu yaziyi okuyan tanidigim ve tanimadigim tum musluman kardeslerimin Kurban bayramini tebrik eder, hayirlara vesile olmasini temenni ederim. Muslumanlarin refah ve baris icinde yasadigi, kardesligin hakim oldugu, sevgi ve muhabbet dolu nice bayramlara!